30
Ocak
2026
Cuma
KADIN

HSBC, KADINLARI KENDİ İŞİNİN PATRONU YAPTI

HSBC’nin, 100-700 lira arasında verdiği mikrokrediler, 23 kentten 5 bin haneye ulaştı. Banka, mikrokrediyle sermaye desteği verdiği insanların hikâyelerini de ‘Hayatımız Roman’ adıyla kitap haline getirdi 

HSBC Türkiye’nin Toplum Gönüllüleri Vakfı, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı ve Kadın Emeğini Değerlendirme Derneği’yle birlikte uyguladığı mikro krediler 23 kente ulaştı.
HSBC Türkiye, Türkiye’den mikrokredi hikâyelerini ‘Hayatımız Roman’ isimli bir kitapta topladı. HSBC Türkiye İcra Kurulu Başkanı (CEO) Piraye Antika, kitabın girişinde yer alan yazısında, “Mikrokrediyle topluma destek serüvenine 2006 yılında başladık. Kadın Emeğini Değerlendirme Derneği’nin (KEDV-Maya) de projemize katılmasıyla 23 kente ulaştık. Sivil toplum örgütlerine 1 milyon liraya yakın kredi tahsis edilirken, 5 bin haneye ulaşıldı” ifadesinde bulunuyor.

100-700 lira arasında

Antika, mikrokrediyle ilgili şunları söyledi: “100 ile 700 lira arasında değişen bu küçük krediler sayesinde sermaye desteği kazanan insanlara yaşama karşı onurlu bir gelecek sunmayı amaçlıyoruz. Mikrokrediler ağırlıklı olarak el işi, çeyizlik eşya üretimi ve satışı, terzilik, hayvancılık, gıda imalatı gibi işlerde kullanıldı.” KEDV-Maya Direktörü Belgin Güzaltan da şunları söyledi:

“Bu kitapta yer alan hikâyeler, kadınlarımızın küçük miktarlarda parayla neler yapabileceğini gösteriyor. Bugün en büyük eksiğimiz, mikrokredinin henüz bir yasal çerçeveye oturtulamamış olması. Parlamenterlerimizden bir an önce bu konuya çözüm getirmelerini bekliyoruz.”

175 ülkede kullanılıyor

Toplum Gönüllüleri Vakfı Başkanı (TOG)?İbrahim Betil de, “Geçen iki yılda toplum gönüllüsü gençler, kendi aralarında dört beş kişilik ekipler kurdu. Bu ekipler yoksullar içinden projeleri olanları buldu ve dinledi. Mikrokredi, özellikle gençler arasında yoksulluğu karşı daha duyarlı davranılmasına katkıda bulunuyor. Samsun’da başlayan çalışmalarımız Kütahya ve İzmir’de sürdü. Şimdi de Malatya, Edirne ve Trabzon’a hazırlanıyoruz” diye konuştu. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Başkanı Aziz Akgül ise, şöyle konuştu: “Mikrokredi, Türkiye dahil 175 ülkede kullanılıyor. Aileleriyle birlikte 600 milyon kişinin bir başkasına avuç açmadan yaşamasını sağlıyor. 24 Mart 2008 tarihli Time Dergisi, mikrokrediyi dünyayı değiştiren 10 fikirden birisi olarak kapak yaptı.”

Dar gelirli bireylerin ihtiyacı olan küçük sermayelerin finansmanına mikrokredi deniliyor. Mikrokredi bir fikre veriliyor. Hayatını bir adım öne taşımak isteyenlerin elişi, hayvancılık, seracılık gibi yapmak istedikleri işlere destek sağlanıyor. Mikrokrediden yararlanmak için Türkiye İsrafı Önleme Vakfı, Toplum Gönüllüleri Vakfı veya Kadın Emeği Değerlendirme Vakfı’na başvurmak gerekiyor. İhtiyaç duyulan kredi çok uygun taksitlerle geri ödeniyor.

‘Büyük fark yaratılıyor’

Konuyla ilgili Radikal’e bilgi veren HSBC Bank Türkiye, 2010 yılına kadar 5 milyon dolarlık mikrofinansman fonu ayırdıklarını, HSBC Bank’ın hedefinin, Türkiye’de mikrokredi sisteminin sürekliliğini sağlayarak, yoksulluğun önüne geçmek olduğunu bildirdi.

Proje kapsamında HSBC, sivil toplum kuruluşlarına (STK) doğrudan düşük maliyetli ve iki yıl vadeli bir kredi tahsis ederek finansman sağlıyor.

Açıklama şöyle:

“Proje, tutar olarak 100-700 TL arasında değişen bu krediler sayesinde sermaye desteği kazanan insanlara, yaşama karşı onurlu bir gelecek sağlamayı hedefliyor. Bu krediden geri dönüşler tekrar mikrokredi destek fonununa ilave ediliyor. Kaynağın verdiği güvence ile de, sivil toplum kuruluşları kanalıyla gereksinim sahiplerine tek tek ulaşılarak ülkemizde mikrokredinin yaygınlaşmasına destek olunuyor. Bir diğer hedef de mikrofinansman konusunda STK’ların altyapısının güçlenmesine olanak sağlamak ve bu alanda 2010’a kadar güçlü bir sosyal sorumluluk platformu yaratmak.” HSBC bu konudaki ilkelerini de şöyle açıkladı: “Bu konuda sadece bağımsız denetimden geçmiş Sivil Toplum Kuruluşlarına kredi tahsis etmek, STK’ların bu alanda güçlenmesine destek olmak. 2010’a kadar 5 milyon dolarlık fon ayırdığı mikrokredi sisteminin sürekliliğini sağlamak. Bu konuya hem uluslararası tecrübe ve bilgi hem de kaynak sağlayarak liderlik yapmak.” (Radikal)

İkinci krediyi bekliyor

Almanya’da doğan ve 20’li yaşların başında uzaktan bir akrabalarıyla evlendirilerek Türkiye’ye dönen Hatice, üç çocuk doğurur. Çocukların okula başlamasıyla masraflara yetişemeyen güvenlik görevlisi kocasına destek olmak ister. Ancak bir mesleği olmadığından, öncelikle mahalledeki birçok komşusunun da gittiği dikiş nakış kursuna gitmeye başlar.

Hatice biriki yıl boyunca hem dikiş kursuna devam eder hem de mahalleliye dikiş yapmaya. Bir gün kursa gelen vakıftan mikrokredi yetkilileriyle tanışan ve krediye başvuran Hatice’nin bundan sonra iş hayatı başlar. Hatice evinin altındaki boş dükkânı kiralar ve semtteki çeyizlik eşya mağazalarıyla ortak iş yapmaya başlar. Şimdilerde işleri büyüten Hatice, ikinci kredi başvurusunu bekliyor.

Engelli çocuğu için hayata tutundu

Dört kızdan sonra kocasının erkek çocuk isteğiyle bir kez daha doğuran Necmiye, engelli bir erkek çocuk dünyaya getirerek, hayatının en zor günlerine başlar.
Bu olaydan dolayı büyük pişmanlık duyan emekli baba oğlunun bakım masraflarıyla baş edemeyince, devreye belediyenin yoksul ailelere ekip-biçmeleri için verdiği küçük tarla girer. Ancak parasızlıktan tarlaya gerekli bakımı yapamadıklarından, karşılığını alamazlar.

Bir gün komşusundan mikrokrediyi duyan Necmiye, hemen başvurur ve krediyle tarla için gerekli tüm malzemeleri alır. Tarla da hemen karşılığını verir: biber, domates, fasulye... Necmiye, şimdi yetiştirdiklerini manavlara satarak para kazanıyor.

Ayyıldızlı eşarplar işliyor

Suna hanım, Eskişehir’de emekli kocasıyla birlikte yaşıyor.

Emekli kocasıyla beraber evlendirdiği dört çocuğuna destek olmak için dikiş-nakış yapan Eskişehirli Suna, iğne, iplik gibi dikiş malzemelerinin parasını bile zor çıkarır. Bunun üzerine şehirdeki birkaç çeyiz mağazasına ay yıldızlı eşarplar yapıp satan komşusunun yolundan gitmeye karar verir. Ancak bu işi yapabilmek için öncelikle eşarp almak gerekiyordur. Bunun için sermayeye ihtiyaç duyan Suna, hemen mahallenin muhtarının kocasına anlattığı mikrokrediyi öğrenir ve zaman kaybetmeden başvurur.

Kredisi kabul edilen Suna, böylece yüklüce eşarp siparişi vererek komşusu gibi işe başlar. Artık hem malzemesi boldur hem de daha hızlıdır. Çeyiz mağazalarından yoğun talep geldiğini görünce de ayyıldızla işlediği eşarpları sattığı dükkân sayısını artırır. Yeni mağazalarla anlaşır. Kredi sayesinde artık hem evine katkı sağlıyor hem de çocuklarına destek oluyor.

Komşularına da iş verdi

Çocuklarını büyütüp evlendiren Perihan hanım, şimdi de torununa bakıyor.

Henüz 17’sinde evlendirilen ve sık sık işsiz kalan kocasıyla, aileden kalma gecekonduda yaşayan Perihan, çoluğa çocuğa karışıp masraflar artınca, sinema gişesinde bilet satan kocasına yardımcı olmak için evlere temizliğe gitmeye başlar, bir yandan da dikiş nakış kurslarına. Kurstan öğrendikleriyle kına sepetleri yapıp toptancılara satan Perihan, çoğu zaman evine siftah yapmadan ağlaya ağlaya döner.

Bu dönemde bir de büyük gelininin bebeğini bırakıp evi terk etmesi ve oğlunun da başka bir kadınla evlenip Türkiye’yi terk etmesiyle yıkılır Perihan. Sonra torununu nüfusuna geçirir, bu sıralarda mahalledeki bir tanıtımda mikrokrediyi öğrenir. Hemen başvurarak, evinin bir kısmını atölye yapar. Artan işlere tek başına yetişemeyen Perihan, şimdilerde krediyi alırken kendisiyle alay eden komşularına bile istihdam sağlıyor ve yeni atölyesi için yer bakıyor.

Aylarca yattığı hastaneye gecelik dikiyor

Eskişehir’de yoksulluk içinde büyüyen Münire, genç yaşta köylüsü bir oğlanla evlendirilir. Şoförlük yapan ve en büyük hayali bir kamyon olan kocasından dört çocuğu olur. Kocası babasından borç alarak nihayet hayaline kavuşur ve kamyonunu alır. Ancak babasının ölümü üzerine kardeşleri de kamyonda pay sahibi olduklarını söyleyerek, adamın peşine düşer. Münire’nin kocası sonunda dayanamayarak kamyondan vazgeçer. Böylece zor günler yeniden başlar. Münire bir hastanede hizmetli olarak işe başlar. Münire ve ailesi bir gün erkek kardeşinin şehirdeki düğünü için damadın kullandığı araçla yola çıkar.

En büyük hayali ev

Ancak yolda kaza yaparlar. Kazayı herkes ufak sıyrıklarla atlatırken, Münire’nin kemikleri kırılır ve aylarca yoğun bakımda kalır. Bu süreçteki masraflar aileyi iyice zorlar. Münire bu zor günlerinde bile ne iş yapacağının planlarını kurar.
Hastaneden çıktıktan sonra, iş istediği bir devlet memuru akrabaları Münire’ye mikrokrediyi önerir. Münire krediye hemen başvurur ve aldığı parayla hastane için gecelikler dikmeye başlar. Şimdilerde işleri oldukça iyi giden Münire’nin hayali ise, TOKİ’den bir ev alabilmek...

Radikal
Yayın Tarihi : 31 Aralık 2008 Çarşamba 17:23:12
Güncelleme :31 Aralık 2008 Çarşamba 17:28:30


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
insanoğlu IP: 88.231.12.xxx Tarih : 4.01.2009 13:47:00

ya gerek ülkemizde gerkse şehirlerimizde bi çok etkinlik varr ama nedense hiçbirinden haberimiz olmuyo ne işş. illa dayımızın oolmasımı gerkiyo ... iş oluyoo üzerindende baya bi zaman geçiyoo sonra haberini okuyoruzzz lütefn bu bölümde daha net bilgilendirin