19 Oca 2006 - Küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan 80 yaşındaki M.M. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.
Sanık M.M. müşteki A.Ü (46) ve kızı G.Ü.'nün (12) hazır bulunduğu duruşma, mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle kapalı yapıldı. Hakkında TCK'nın 103/2 maddesi kapsamında 8 ile 15 yıl arasında hapis cezası istenen tutuklu sanık M.M.'nin suçlamaları red ettiği öğrenildi.
Mahkeme heyeti iddianamede cinsel istismardan bahsedilmesine rağmen, Adli Tıp raporu ve sanığın eyleminin küçük yaşdaki kızın ırzına geçme suçu oluşturduğunu düşünerek, görevsizlik kararı verdi.
Dosya bir üst mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi'nde sevk edildi. Hakim Hasan İpeksoy, görevsizlik kararında şu görüşlere yer verdi: "Her ne kadar iddianamede cinsel istismara yönelik tanımlamalar yapılmış ise de, gerek mağdurenin beyanı, gerekse Adli Tıp Uzmanı raporundaki bulgular göz önüne alındığında, sanığın eyleminin küçük çocuğunun ırzına geçmeye çalışma suçunu oluşturduğu anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK'nın 103/2 maddesindeki düzenlemeye göre 'cinsel istismarın vücuda organ, sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla hükm olunur.' Buna göre davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait..." Duruşma önümüzdeki aylarda Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam edecek.
Tutuklu sanık M.M. bürosunda çay ve temizlik işlerini yapan G.Ü'ye cinsel istismarda bulunduğu öne sürüldü. Yurt Mahallesi'nde yan yana 3'er katlı evi bulunan Bağ-Kur emeklisi M.M.'nin 2 yıl önce nikahlı ilk eşi Gürcü, 2 ay sonra da ikinci eşi nikahsız Narin M. hayatını kaybetti. Bunun üzerine M.M., 7 yıl yanında sekreterlik yaptığı öğrenilen G.Y ile 1.5 ay önce evlenmeye karar verdi. Nikah masasına oturmaya bir saat kala yanında bir kaç yıl temizlikçi olarak çalışan A.Ü.'nün İlköğretim Öğrencisi kızı G.Ü.,'ye 'cinsel istismarda' bulunduğu gerekçesiyle göz altınra alınan M.M. nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine konulmuştu.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde 15 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle yargılanacak olan M.M., tutuklandığı nöbetçi 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi'nde verdiği ifadesinde, G.Ü.'nün annesi A.Ü.'nün komplosuna kurban gittiğini iddia ederek kendisini şöyle savunmuştu: "Benim daha önce yatalak olan eşim vardı. Ona bakması için A.Ü.'yü tuttum. Eşim vefat edince benim ev işlerime yardımcı olup temizliğimi yaptı. Evlenmek istediğimde, 'Evlenmene gerek yok ben senin işlerini yaparım' dedi. Yaptığı hizmet karşılığında evimde ücretsiz oturuyordu. Nikah kıyacağım eşim eşyalarını ve çeyizini getirip eve serdi. Bunun üzerine A.Ü. çıldırdı. (Ben sana yapacağımı bilirim) dedikten sonra hakkımda bu suçlamada bulunmuş. Böyle bir şey yapmam söz konusu değil."