Görme özürlü öğretmen Kadir Kelek, yedi yıl önce ataması yapıldıktan 3 ay sonra evlenerek gittiği Kahramanmaraş'ta görevden alınınca memleketi Adana'nın Kozan ilçesine döndü. Yedi yıldır mahkemelerde görevine dönmek için dava açan Kadir Kelek, "Ailece yaşadıklarımız tam bir dram" dedi.
Öğretmen olarak 7 yıl önce Kahramanmaraş'a atanan Kadir Kelek (32), görevine başladıktan 3 ay sonra görme özürlü birinin sınıf öğretmenliği yapamayacağı gerekçesiyle görevden alındı. 7 yıldır mahkemelerde görevine tekrar dönmek için uğraşan Kadir Kelek'in durumu Görmeyenler Kültür ve Birleşme Derneği Başkanı Ediz Mut tarafından Vali İlhan Atış'a iletildi. Birkaç gün sonra Vali İlhan Atış tarafından çağırılan görme özürlü Kadir Kelek, derdini valiye anlattı.
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Kadir Kelek, görüşmeden sonra şunları söyledi: "Sınavları kazandıktan sonra Kahramanmaraş'ta görevlendirildim, 3 ay sonra görevime son verildi. Benim gibi olup da görevine son verilenler arasında mahkeme kararı ile ya da Mili Eğitim Bakanlığı'nın inisiyatifiyle göreve dönenler varken ben 7 yıldır mahkeme kapılarında hakkımı arıyorum. Öğretmen olduktan sonra evlenmiştim. İşime son verilince maddi yönden çok büyük sıkıntı yaşadım. Kızım oldu. Eşimin sabrı sayesinde yuvam yıkılmadı. Halimiz dramdan trajediye dönüşmek üzere iken Adana Valisi İlhan Atış ile görüştüm. Valim 'bana benden cevap bekle' dedi. Vali ile yeni görüştüm ama her an ondan gelecek cevabı bekliyorum."
Kozan'da yaşayan Kelek ailesinde Kadir'den başka Cuma (33), Ferit (27) ve Mustafa (25) isimlerinde dört görme özürlü kardeş daha bulunuyor. Toplam 7 kardeşten oluşan ailede hiç kimse çalışmıyor. Ailenin bütün sorumluluğunu 60 yaşındaki inşaat işçisi baba Yusuf Kelek taşıyor.
ben görevine döndürülmelidir cünku onunda ailesi var sonuc ben olsam görevine alirim almasamda ben onun yapacagi bir is verim hocamizi anlamalilar ben ce cünkü.. onu gecim mesleginde eger okup bir yer gelmis kisi ben ce ....
ben bu aileyi aynı mahallde oturmamızdan dolayı birazda olsa yakından tanıyorum.Bu ailedeki diğer arkadaşalr yani hocamızın kardeşleri de kör olmasına rağmen çok zekiydiler.Biz gençlik yıllarımızda(5-6) sene önce şaka karışık bilgi sorusu soradık, bizim bile bilmediğimiz şeyleri bilirler verdikleri cevaplarla bizi şaşırtırdılar.hocamızında bilgisinden şüpmemiz yok ki olsa hepimizin mücadele ettiği kpss'yi göreve başlayamazdı.Ellebetteki gözlerinden özürlü olan birinin öğretmenlik yapması doğru olmayabilir ama bu beyinler değerlenmdirlmeli ve ona uygun başka işlerde kullanılmalıdır böylece onlarda madur durumda kalmamış olurlar. bence bu hocamız başka bir görevde de olsa değerlendirilmelidir...