Antakya'da İnşaat Mühendisleri Odası tarafından "Doğal Afetler Açısından Hatay" konulu panel düzenlendi.
Antakya Belediye Meclis Salonu'nda gerçekleştirilen panele öğrenciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Panelde ilk olarak İMO Antakya İl Başkanı Cihat Mazmanoğlu konuştu.
Mazmanoğlu konuşmasında, "Antakya'nın dünyada ve ülkemizde, depremlerde en çok can ve mal kaybı olan kentlerden biri olduğunu hepimiz biliyoruz. Önlem alınmaz ise felakete dönüşebilecek bu doğa olayını gündemde tutmak için, sürekli olarak bu tür paneller düzenliyoruz. 1872 yılından beri büyük bir deprem yaşanmayan Antakya'da emin olun ki, beklenen Marmara depreminden daha büyük bir depremin olma olasılığı çok yüksektir.
Buna hepimizin hazırlıklı olması gerektiğini düşünüyoruz. Doğal afetlerin önleyemeyeceği ama sonuçlarının minimum kayıpla önlenebileceği göz önünde tutulmalıdır. Bu neden ile deprem sonrası yara sarma çalışmaları yerine deprem öncesinde alınabilecek tedbirler üzerinde çalışılmalıdır" dedi.
Panelde daha sonra depremler konusunda uzman olan Yıldız Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şükrü Ersoy söz aldı. Türkiye'nin büyük bir bölümünün deprem kuşağında yer aldığını belirten Ersoy, "Ülkemiz bugüne kadar çok büyük depremler yaşadı. Bu depremlerde çok büyük kayıplar verdi. Dünyanın çeşitli yerlerinde de doğal afetler yaşanıyor.
Ancak Türk halkının ortaya koyduğu toplumsal dayanışma ile açılan yaralar çabucak kapandı. Amerika'da yaşanan Katrina ve Rita kasırgalarının ardından ortaya çıkan sorunlar hala aşılamamıştır. Amerikan toplumunda bizim ortaya koyduğumuz birlik ve beraberlik yoktur. Böylesine bir dayanışma örneğini dünyanın başka bir yerinde görmek mümkün değildir. Fakat afet kültürünü halka veremediğimiz sürece zarar görmeye devam edeceğiz.
Son 25 yılda dünyada yaşanan afetler nedeni ile 3 milyon insan hayatını kaybetti. 1 trilyon dolar maddi zarar ortaya çıktı. Oysa afet sonrasında yaraları sarmak için yapılan harcamaların sadece yüzde 10'unu afetler yaşanmadan önce önlem almak için harcayarak kayıpları azaltabiliriz.
Depremler konusunda insanlar daha fazla bilinçlendirilmeli. Çünkü deprem sırasında zararın artmasına neden olan en önemli faktör plansız ve çarpık kentleşmedir. Bu sorunun önünede ancak insanları eğiterek ve denetim sağlayarak geçilebilir" diye konuştu.
Panelde yapılan konuşmaların ardından çeşitli depremler sonrasında ortaya çıkan yıkım görüntülerinden oluşan sinevizyon sunumu yapıldı.