23
Şubat
2024
Cuma
SAMANDAĞI - HATAY
Nufus
1.386.224
Yüz Ölçümü
5.403
İlçe Sayısı
12
Vali
Nufus
124.830
Yüz Ölçümü
0
Belediye Sayısı
44
Köy Sayısı
0
Kaymakam

Samandağı


M .Ö. 310’da Seleukosların kurduğu önemli bir liman kentidir. İlk yerleşimi Paleolitik çağda başlamış olan Seleucia Pieria antik kenti ,devletin liman kenti, Antakya ise başkenti olmuştur.

İsa Peygamberin havarilerinden St. Paul bu limandan ilk seyahatini Tarsus’a yapmıştır.

Dor mabedi de burada bulunmaktadır. Seleukos Roma döneminde donanma üssü olarak kullanılmıştır.

Liman Asi ırmağının ağzında kurulmuş olup, sürekli alüvyonlarla dolma tehlikesi altında kaldığı için M.S. I. yüzyılda Roma İmparatoru Vespasianus bu tehlikeyi önlemek amacıyla, 1330 metre uzunluğundaki Titus-Vespasianus tünelini yaptırmıştır.

Tünelin yakınında Roma döneminde yapılan kalker taşa oyulmuş 12 kaya mezarı vardır. Beşikli Mağara adıyla anılan mezarın bulunduğu mağara en genişi ve en ünlüsüdür.

 

St. Simon (Aziz Symeon Stylites) Manastırı


Antakya’daki Hıristiyan azizlerinden Symeon Stylites Manastırı kentin 18 km. batısında, Nahırlı Köyü yakınında, Âsi Nehri’nin yatağına bakan bir tepe üzerindedir.

Samandağı’nın en yüksek tepesinde MS.V.yüzyılda yaşayan Terk-i Dünya tarikatının öncülerinden Aziz genç Symeon Stylites (MS.389-459) manastırının günümüze ulaşan kalıntılarının ortasındaki sütun üzerinde, biraz soluk alabilmek için bütün dünya nimetlerinden elini ayağını çekip, otuz yıl Tanrıya dua ederek geçirmiştir.

Suriye ile Kilikya’nın birleştiği yerde dünyaya gelen Genç Symeon Antakya’da yaşamış, sonra kendisini bir hücreye kapatmıştır. Üç yıl sonra hücresinden çıkmış, yakınındaki dağa kendisinin çizdiği bir daire içerisine zincirlemiştir. Aziz Symeon Stylites’in sabrı, dayanıklılığı ve inancı çevrede duyulmuş, Hıristiyan dünyasının her tarafından gelen hastalar, dertliler Ona başvurmuşlardır. İnsanlardan kaçma umudunu yitirdiğinden yükseklere çıkmayı yeğlemiştir. Söylentiye göre de papaz unvanını sütunun üzerinde yaşarken almıştır. 

Başlangıçta üç büyük taştan oluşan sütun yavaş yavaş yükseltilmiş ve sonunda 20 m.ye ulaşmıştır. Söylentiye göre de Aziz zaman zaman buradan kuş gibi uçmuştur. Aziz Symeon Stylites 7 yaşından 20 yaşına kadar “John’un Manastırı” olarak isimlendirilen bu yerde Stylite eğitimi almıştır. Ölümünden sonra İmparator I.Leon (457-474) buraya onun adına bir manastır yaptırmıştır.

Araştırmacılar Antakya’nın 45 km. doğusunda, bugün Suriye’nin sınırları içerisinde, genç Symeon Stylites’den yaklaşık 100 yıl önce yaşamış, aynı ismi taşıyan bir azizden söz etmişlerdir.

Bu arada Daniel Stylites (409-493) isimli İstanbul’da yaşayan bir diğer aziz Suriye’deki Symeon Stylites’i ziyaret ederek dönüşünde Anaplous’de (Kuruçeşme) Boğaziçine karşı bir sütunun üzerinde 30 yıldan fazla yaşamıştır. Ayrıca Kapadokya’da aynı ismi taşıyan bir azizin de sütun üzerinde yaşadığı söylenmiştir. 

Eski kaynaklarda “Cebel-Mar Sem’an” veya “Dar Sem’an” denilen Genç Symeon Stylites’in Manastırı başlangıçta ona inananlar tarafından yapılmıştır. Kaynaklarda yapının mimarının ismine rastlanmamıştır. Ancak Aziz manevi gücünden şifâ arayanlar ile onların yakınları buraya gelerek yapım çalışmalarına yardımcı olmuşlardır. Bu arada manastır plânının bir melek tarafından çizildiğine de inanılmıştır.

Manastırın doğu-batı yönünde 160 m., kuzey-güney yönünde 130 m.lik bir plânı vardır.Üç ayrı girişi olan manastırın ortasında Azizin yaşadığı taş bulunuyordu. Manastırın ilk bölümü 551 yılında tamamlanmıştır.

Günümüze son derece iyi bir konumda gelen yapının duvarları içerisine kayalara oyulmuş oturma yerleri dikkati çekmektedir. Mozaik döşemeli zemin kaçak kazılar sonucu yok edilmiştir.

Manastırın tapınak kalıntıları, sarnıçlar, aziz odaları, mahzenleri ve onlara ait mimari parçalar çevreye dağılmış durumdadır. Aziz Symeon Stylites’in de üzerinde yaşadığı sütunun 13 m. Uzunluğunda 2 m2 genişliğindeki bölümü günümüze ulaşabilmiştir.


Titus Tüneli

Hatay Samandağı’nın 5 km. kuzeyinde denize hakim bir yamaçta MÖ.300 yıllarında Seleukos Nikator tarafından bir şehir kurulmuş ve bu şehre Onun ismi verilmiştir.

Bu şehrin sonunda da dağdan gelen dere ağzında bir iç liman bulunuyordu. Bu liman aynı zamanda Antakya bölgesinin ticari yönden önemli bir merkezi konumunda idi.

Ancak, dağlardan gelen sellerin limanı doldurmaya başlaması üzerine İmparator Vespasianus zamanında dağın bir bölümü delinerek bir tünel açılması ve böylece limanın sellerin getireceği alüvyonlardan kurtarılması düşünülmüştür.

Bunun üzerine çalışmalara İmparator Vespasianus (MS.69-79) zamanında başlanmış, oğlu İmparator Titus (MS.79-81) zamanında da tamamlanmıştır. Bununla beraber bir belgede İmparator Antonius Pius (138-161) zamanında tamamlandığı da yazılıdır.

Bu durumda tünelin ne zaman tamamlandığı kesinlik kazanamamıştır. Burada yapılan çalışmalarda derenin önü bir duvarla kapatılmış ve sel suları yüksekliği 7.00 m., genişliği de 6.00 m. olan bir tünel ile limandan uzakta denize akıtılmıştır. Bu çalışma sonucunda da limanın dolması önlenmiştir.

Titus Tüneli 130 m. uzunluğundadır. Bu kanalın uzunluğu girişten Çevlik’e kadar 1.380 m.dir.

Tünelin deniz tarafındaki girişi yakınında da kaya mezarları bulunmaktadır.

Günümüzde tünelin üzerinde blok taşlardan yapılmış, bugün de kullanılabilir durumda olan tek kemerli bir Roma köprüsü bulunmaktadır. 




 

Yayın Tarihi : 11 Kasım 2004 Perşembe 20:55:06
Güncelleme :23 Temmuz 2008 Çarşamba 12:49:15

Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
İLGİLİ SAYFALAR