Hollanda'da Lahey Mahkemesi'nin bir Türk ailenin iki çocuğunun eşcinsel koruyucu aileye verilmesi yönündeki kararı, dayı Beyhan Gökçe ve çocukları derin bir hüzne soktu. Bir televizyon kanalında canlı yayına katılmak için havayoluyla İstanbul'a gitmek için yola çıkan dayı ve yeğenleri, çocukların velayetleri dayıda bulunmadığı için uçağa alınmadı. Dayı ve mağdur çocuklar otobüsle İstanbul'a yola çıktılar.
Iğdır'da dayıları Teğmen Aslan'ın yanında yaşayan H.A.(7) ve A.A. (11) kardeşler, kendilerinin Hollandalı lezbiyen koruyucu aileye verilmesine karar veren Lahey Yüksek Mahkemesi'nin kararı karşısında oldukça üzüldüler. Dayı Beyhan Gökçe ile bir televizyon kanalında canlı yayına katılmak için Iğdır'dan yola çıkan mağdur kardeşler, Türk Hava Yolları'na ait 14.30 uçağıyla İstanbul'a gidecekken bir engelle karşılaştılar. Dayıda velayetname olmadığı için uçağa alınmayan çocuklar bir kez daha üzüldüler.
Karayoluyla İstanbul'a gitmek için havaalanı önünde otobüs bekleyen dayı Beyhan Gökçe, yeğenlerine sarılarak gözyaşı döktü. Hıçkıra hıçkıra ağlayan dayı, seslerini Başbakan, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı başta olmak üzere tüm Türkiye'nin duymasını ve kendilerine sahip çıkılmasını istedi. Dayı Beyhan Gökçe, şunları söyledi:
"Bunlar Türk'türler. Türkiye'de kalacaklar. Türkiye'ye hizmet edecekler. Ben bunları asla bırakmam. Yeğenlerime sahip çıkabilirim. Kendim aç kalırım, yemem yeğenlerime yediririm. Bunlar benim yeğenlerimdir. Ben yeğenlerimi koruyucu aileye asla vermem. Bunları anne ve babasına kavuşturmak istiyoruz. Tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Biz Müslüman'ız. Yeğenlerimin ezan sesini işitmelerini istiyorum."
Şeker hastalığı nedeniyle tedavi gören A.A., "Bizi annemden kaçırdılar. Bize annemizin bizi dövdüğünü söylediler ve kandırdılar. Biz de buna inandıktan sonra bana zorla mektup yazdırdılar. Olaydan sonra avukat karar verdi. Türkiye'ye geldik. Sonra bize dediler ki sakın Hollanda'ya gelmeyin. Havaalanında sizi alacaklar. Ben Hollanda'ya gitmek istemiyorum. Türkiye'de kalmak istiyorum. Bu olaylar bizi çok üzüyor. Ben tekrar koruyucu ailede kalmak istemiyorum. Dayımla Türkiye'de yaşamak istiyorum. Ya da bizi anne ve babamıza versinler. Biz o koruyucu aileyle birlikte kalmak istemiyoruz. Biz 2.5 yıl bir ailede kaldık. Sonra bana bir mektup yazdırdılar ve mektubu avukata gönderdiler. Mektup sonrası ailem bizi aldı ama küçük kardeşim onlarda kaldı. 4 yıldır kardeşim koruyucu ailede kalıyor. Ben tekrar orada kalmak istemiyorum. Ben buradan Başbakan'a sesleniyorum; bize yardımcı olsun, ailemizle yaşamak istiyoruz" dedi.
H.A. ise, dayısıyla birlikte yaşamaktan mutlu olduğunu belirterek, "Annemi ve babamı çok özledim. Onlarla görüşemiyorum. Biz şimdi dayımın evinde kalıyoruz. Dayım ve babaannem bize iyi bakıyor. Burada mutluyuz. Dayımı çok seviyorum. Bu olaylara çok üzülüyorum" diye konuştu.