Iğdır Azerbaycan Dil Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneği tarafından düzenlenen "Ermeni vahşeti,Hocalı Katliamı" konulu anma toplantısı yapıldı.
Kültür sarayı tiyatro salonunda yapılan anma toplantısında konuşan Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı,:"Türk milleti olarak mağdur durumda olan her millete kucak açmış bir milletiz. 500 yıl önce Yahudilere, daha dün Saddam zulmünden kaçan peşmergelere, Bulgaristan dan gelen Türk kardeşlerimize, Kosavalılara, Boşnaklara, Afganistan'a kucak açmış mazlum milletlerin her alanda hakkını kurumuş, aramış bir millet olarak Ermenilere zülüm yapmamız mümkün mü ? Fakat Ermeniler yalanları ile kamuoyu oluşturuyorlar."dedi.Ermenistan yetkililerine Iğdır'dan seslenen Karahisarlı, Azerbaycan topraklarından çekilmedikçe, şehit ettikleri diplomatlarımız nedeniyle Türk milletinden özür dilemedikçe, sınır kapılarını açmanın mümkün olmayacağını belirtti. Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı,"10 yaşındaki bir çocuğu diri diri yakmak soykırım değil de nedir. Erkeklerin Çanakkale’de savaşta olmasını fırsat bilerek doğu illerimizde, köylerde kadın çocuk yaşlı demeden öldürmek soykırım değil de nedir. Biz 'kim olursan ol yine gel' diyen bir milletin evlatlarıyız. Savaşta dahi insani duygularımızı hiçbir zaman kaybetmeyiz. Türk milleti çok büyük bir millettir. Bu nedenle diğer milletler bu toprakları, insanlarımızı bölmek için bir takım oyunlar oynuyorlar. Bizi birbirimize düşürüp zayıflatarak kolay lokma yapma peşindeler. Bu nedenle her zaman 70 milyon tek vücut olarak bir birbirimize kenetlenmeliyiz."diye konuştu.
Dernek Başkanı Ziya Zakir Acar da,"Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. Canlı canlı insanların kafataslarını yüzdüler, sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbi deneylere tabi tutarak, insanlık dışı uygulamalara maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile diri, diri insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladını, evladın gözü önünde babayı kurşunlara dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular. Kaçıp kurtulanlar halen vatanlarından uzak tren vagonlarında, çadırlarda ve uygunsuz yerlerde yaşamlarını sürdürmektedirler. İlimiz Iğdır'da Ermenilerin katliamına uğramış bölgelerden biridir. Iğdır'daki toplu mezarlardan sadece Hakmehmet, Oba ve Gedikli köyleri ulusal basın önünde açılmış, katliamın boyutu tespit edilmiştir. Ancak Kadıkışlak, Necafali, Yaycı, Küllük, Bayraktutan, Koçkıran ve bir çok köyde toplu mezarlar bulunmaktadır. Buralar da açılırsa, Ermenilerin yörede yaptıkları toplu katliamlar ortaya çıkacaktır. "Neden böyle bir Türk düşmanlığı ve neden böylesine vahşi katliamlar?" sorusu kafalara takılırken, cevap yine o şer ülkesinden geliyordu. Ermenistan'daki okul duvarlarında asılan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan'ın bayrağında Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Milli Marşı'nda "Topraklarımız işgal altında, bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün" denmekteyken, başkaca bir neden aramaya zaten gerek yoktur. Hesap ortada…Tarihte sivil Türkler'i arkadan vurarak ün yapan ve bugün hala kin, nefret duyguları saçmaya devam eden ve de "Soykırım" iddialarıyla dünya kamuoyunu bulandırmaya çalışanların marifeti, Hocalı'nın kanlı tarihinin ölüm yapraklarında saklıdır. Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: “Pek çok savaş hikayesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama bebekleri, masum insanları öldüren Ermeniler onlardan da, herkesten de çok çok daha beter, diyordu Fransız gazeteci. Türkiye'yi sözde soykırımla suçlayan dünya devletleri , Azerbaycan'da yapılanları niye görmezlikten geliyor. Yalan sözde soykırımları bütün dünyaya tanıtma çabasında olan Ermeniler, bir yalanı dünyaya tanıtmak için çabalarken, Hocalı'da yaşananları dünyaya yeterince neden duyuramıyoruz. Ve bizler 16 yıl önce yapılan bu katliamı , sanki 116 yıl önce yapılmış gibi niye hafızalarımızda tam olarak yer ettirmiyoruz."dedi.
1.Dünya Harbi’nde Ermeni Çetecilerin .Katliamına Uğramış Mağdurlar Dernek Başkanı Avukat Cafer Zor da, Ermenilerin Hocalı’da yaptığı katliamı anlatarak şunları söyledi :"Kendini bilmezin bir asla onaylamadığımız ve kınadığımız bir cinayet işleyerek bir Ermeni gazeteciği vurdu diye bir an için de olsa ulusal kimliğini unutarak bir anda Ermeni oluveren ülkemizin sözde aydın ve liberalleri size sesleniyorum. Hocalı soykırımından haberiniz var mı? Varsa ne yaptınız, yoksa niçin yoktur? Bizi yönetenlere sesleniyorum, Hapis yatmayı bile göze alarak sesleniyorum, Ermeniler sözde yalanlarından vazgeçmedikçe, sınır kapılarını açtırmayacağız. İzin vermeyeceğiz. Ermenistan'a hava sahamızı açarak Akdamar kilisesini açarak, Ermeni'ye iyi niyet mesajını veremezsiniz.Vakıflar yasası ile Türklük ideline ne darbeler indirdiğinizin farkın damısınız." Azerbaycan Kars Konsolosluğu Iğdır Temsilcisi Nuri Guliyev'de Hocalı faciasını gerçek bir soykırım olarak nitelendirerek, Türkiye ve Azerbaycan'ın Ermeni yalanlarına karşı birlik oluşturarak mücadele etmesi gerektiğini el birliği ile Ermeni yalanlarının çürütüleceğini belirterek,"Bugün Hocalı soykırımını yapanlar, Ermenistan'ın başında bulunan Kocaryanlar ve Sarkisyanlardır."şeklinde konuştu.
Toplantıda daha sonra Hocalı Soykırımını anlatan resim sergisi gezildi. Turgay Caf'ın okuduğu şiirlerin ardından gazeteci Serdar Ünsal'ın hazırladığı yaşayanların dilinden Hocalı belgeseli sunuldu. Anma toplantısına vatandaşlar büyük ilgi gösterdiler.