21
Şubat
2026
Cumartesi
MALATYA

Malatya unutmadı

Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 12. yıl dönümünde memleketi Malatya’da düzenlenen panelle anıldı.

Malatya Belediyesi’nin organize ettiği panel, belediyenin konferans salonunda düzenlendi. Panele konuşmacı olarak Turgut Özal’ın yakın çalışma arkadaşı, eski Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler ve Özal’ı Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı döneminde yakından takip eden Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan Malatya Belediye Başkanı Cemal Akın, "Turgut Özal" isminin Türkiye için son derece önemli ve anlamlı bir isim olduğunu söyledi. Turgut Özal isminin Malatya için çok daha önemli ve farklı bir anlam taşıdığını belirten Akın, "Turgut Özal Malatya’nın evladıdır ve bu toprakların Türkiye’ye armağanıdır" dedi.

Turgut Özal’ın ekonomik kalkınmada gösterdiği başarının yanı sıra toplumsal barışın mimarı olduğunu kaydeden Başkan Akın, "Özal, en uzak mesafenin iki kafa arasındaki mesafe olduğu bir dönemin sonrasında, toplumun tüm kesimlerini diyaloga dayalı bir barış kültürüyle kucakladı. Farklı fikirleri Türkiye’nin ortak çıkarları için aynı potada buluşturmayı başardı. Demokrasi kültürünü bir hayat tarzı haline getirdi. Farklı fikirlerin toplumda hayat bulması ve birbirini anlayarak, tanıyarak zenginlik üretmesini sağladı" diye konuştu.

"ÖZAL İNANMIŞTI, BAŞARACAĞINI BİLİYORDU"

Turgut Özal’ın yakın çalışma arkadaşlarından, ANAP Kurucular Kurulu üyesi ve eski Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler, Özal’a ilişkin düşüncelerini anlattı. Halen Türkiye-Filistin Ekonomik ve Sosyal İşbirliği Koordinatörlüğü görevini yürüten Vehbi Dinçerler, Özal’ın geleceği çok iyi planlayan bir düşünce yapısına sahip olduğunu belirterek, Özal’ın iktidar olmadan çok önce kafasındaki Türkiye’yi önceden çizdiğini söyledi.

Anavatan Partisi’nin kurulduğu dönemin sıkıyönetim dönemi olduğunu hatırlatan Dinçerler, "Kendisine bu işin olmayacağını söylemiştim. O dönemin şartlarında siyasi bir parti kurmak hemen hemen çok zordu. Para yok. Devletten alınacak bir destek yok. İnsanların kimseye güveni kalmadığı bir dönemdi. Fakat, Özal inanmıştı ve başaracağını biliyordu" dedi.Turgut Özal’ın Türkiye’nin bütün sorunlarını bürokrasi ve özel sektörde çalıştığı dönemlerde çok iyi etüt ettiğini söyleyen Dinçerler, Özal’ın son derece kararlı bir kişilik olduğunu vurguladı. Dinçerler şöyle konuştu:

"Merhum Özal, kararlılığıyla insanlar üzerinde olumlu izler bırakırdı. Sorunlara çözülemez bakış anlayışıyla bakmazdı. Her sorunun iyi taraflarını tartışmayı severdi. Kararlılığı insanların ufkunu genişletti. Başarısının altında yatan en büyük nedenlerden biri de budur."

"VİZYONU, ÖNGÖRÜSÜ SAĞLAM BİR LİDERDİ"

Özal’ın, Türkiye’nin geleceğinin nasıl olması gerektiği yönünde çok sağlam öngörüleri olduğunu dile getiren Dinçerler, Özal’ın siyasi anlamda "ikna politikası" izlediğini ifade etti. Dinçerler, "Kendi aleyhine konuşan herkesle oturup konuşurdu, tartışırdı. Gittiği istikamette hiçbir kayma yoktu" dedi. Özal’ın ekonomik reformları yaparken ’Milletlerin refah ve mutluluğu için devletin zengin olması gerekir. Devletin zengin olması milletin zengin olması demektir’ görüşünü savunduğunu söyleyen Dinçerler, Turgut Özal’ın Türkiye’nin dış politikada yok olan prestijini geri kazandırdığını savundu. Körfez Savaşı’nda Saddam Hüseyin’in yıkılmasını isteyen tek devlet adamının Özal olduğunu belirten Dinçerler, dönemin ABD Başkanı George Bush’un bu konuyu anılarını yazdığı kitabında kaydettiğinin altını çizdi.

Vehbi Dinçerler, Özal’ın siyasi mirasının sadece yaptıkları olmadığını hatırlatarak, Özal’ın geleceği çok iyi okuyan düşünce ve fikirlerinden yararlanılması, fikirlerinin yaşatılması, Özal’ın iyi anlaşılması için "Turgut Özal" adını taşıyan bir enstitünün kurulması gerektiğini vurguladı.

Vehbi Dinçerler’in ardından Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru söz aldı. Koru, Turgut Özal’ın yıllar öncesinden kendini ülke yönetimine hazırladığını, bu nedenle iktidara gelirken hazırlıklı olduğunu söyledi. Fehmi Koru, "Özal, devletin çeşitli kademelerinde çalıştı. Devleti, milleti tanıyor. Özel sektörde Koç ve Sabancı ile tanıştı. Halkın içinden geldi. Dünya Bankası’nda çalıştı. Dış politikayı iyi biliyordu" dedi.

Özal’ın sahip olduğu özellikler nedeniyle unutulmaz devlet adamı olduğunu kaydeden Koru, Özal’ın Çankaya Köşkü’nü halka açan ilk devlet adamı olduğunu, bu tutumun devletle millet arasındaki kaynaşma açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin iletişimi erken keşfeden ülkelerden biri olduğunu belirten Koru, " Bu avantajı Turgut Özal sayesinde yakaladık. 2000’li yıllara Türkiye’nin daha hazır bir hale gelmesi için her planı yapmıştı. Tek hedef ve amacı Türk insanına daha iyi hizmet etmekti. Yaşasaydı bu reformları gerçekleştirseydi. Türkiye bulunduğumuz yerlerden daha iyi yerlerde olurdu" şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Vehbi Dinçerler ve Fehmi Koru izleyicilerden gelen soruları cevaplandırdı.

İHA
Yayın Tarihi : 19 Nisan 2005 Salı 17:15:51
Güncelleme :20 Nisan 2005 Çarşamba 12:42:31


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ramazan parlakyıldız IP: 193.140.240.xxx Tarih : 20.09.2005 15:12:38
Doğru konuşmak gerek gerçekten ÖZAL 2.atatürk,tür Türkiyenin koruyucusuydu ayrıca türklüğün koruyucusuydu RAHMALİ ÖZALA SELAM OOOLLLSSSSUUUNNNNN

KENAN CALAK IP: 194.27.10.xxx Tarih : 30.04.2005 02:39:53
MALATYALI ŞAHSİYETLERİN BELKİ DE EN ÖNEMLİSİDİR. TÜRKİYE ÖZALLA BİRLİKTE MODERN DÜNYAYI TANIMAYA BAŞLADI. TÜRKİYENİN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİRDİ , HEDEFLERİNİ YÜKSELTİ. BÜYÜK DÜŞÜNMEYİ ,BÜYÜK İŞLER BAŞARMANIN FARKLI YOLARINI GÖSTERDİ.EN SONUNDA DÜNYA TÜRKİYEYİ TANIDI ALLAH RAHMET EYLESİN............