Türkiye Cumhuriyetinin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 12. yıl dönümünde memleketi Malatyada düzenlenen panelle anıldı.
Malatya Belediyesinin organize ettiği panel, belediyenin konferans salonunda düzenlendi. Panele konuşmacı olarak Turgut Özalın yakın çalışma arkadaşı, eski Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler ve Özalı Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı döneminde yakından takip eden Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Malatya Belediye Başkanı Cemal Akın, "Turgut Özal" isminin Türkiye için son derece önemli ve anlamlı bir isim olduğunu söyledi. Turgut Özal isminin Malatya için çok daha önemli ve farklı bir anlam taşıdığını belirten Akın, "Turgut Özal Malatyanın evladıdır ve bu toprakların Türkiyeye armağanıdır" dedi.
Turgut Özalın ekonomik kalkınmada gösterdiği başarının yanı sıra toplumsal barışın mimarı olduğunu kaydeden Başkan Akın, "Özal, en uzak mesafenin iki kafa arasındaki mesafe olduğu bir dönemin sonrasında, toplumun tüm kesimlerini diyaloga dayalı bir barış kültürüyle kucakladı. Farklı fikirleri Türkiyenin ortak çıkarları için aynı potada buluşturmayı başardı. Demokrasi kültürünü bir hayat tarzı haline getirdi. Farklı fikirlerin toplumda hayat bulması ve birbirini anlayarak, tanıyarak zenginlik üretmesini sağladı" diye konuştu.
"ÖZAL İNANMIŞTI, BAŞARACAĞINI BİLİYORDU"
Turgut Özalın yakın çalışma arkadaşlarından, ANAP Kurucular Kurulu üyesi ve eski Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler, Özala ilişkin düşüncelerini anlattı. Halen Türkiye-Filistin Ekonomik ve Sosyal İşbirliği Koordinatörlüğü görevini yürüten Vehbi Dinçerler, Özalın geleceği çok iyi planlayan bir düşünce yapısına sahip olduğunu belirterek, Özalın iktidar olmadan çok önce kafasındaki Türkiyeyi önceden çizdiğini söyledi.
Anavatan Partisinin kurulduğu dönemin sıkıyönetim dönemi olduğunu hatırlatan Dinçerler, "Kendisine bu işin olmayacağını söylemiştim. O dönemin şartlarında siyasi bir parti kurmak hemen hemen çok zordu. Para yok. Devletten alınacak bir destek yok. İnsanların kimseye güveni kalmadığı bir dönemdi. Fakat, Özal inanmıştı ve başaracağını biliyordu" dedi.Turgut Özalın Türkiyenin bütün sorunlarını bürokrasi ve özel sektörde çalıştığı dönemlerde çok iyi etüt ettiğini söyleyen Dinçerler, Özalın son derece kararlı bir kişilik olduğunu vurguladı. Dinçerler şöyle konuştu:
"Merhum Özal, kararlılığıyla insanlar üzerinde olumlu izler bırakırdı. Sorunlara çözülemez bakış anlayışıyla bakmazdı. Her sorunun iyi taraflarını tartışmayı severdi. Kararlılığı insanların ufkunu genişletti. Başarısının altında yatan en büyük nedenlerden biri de budur."
"VİZYONU, ÖNGÖRÜSÜ SAĞLAM BİR LİDERDİ"
Özalın, Türkiyenin geleceğinin nasıl olması gerektiği yönünde çok sağlam öngörüleri olduğunu dile getiren Dinçerler, Özalın siyasi anlamda "ikna politikası" izlediğini ifade etti. Dinçerler, "Kendi aleyhine konuşan herkesle oturup konuşurdu, tartışırdı. Gittiği istikamette hiçbir kayma yoktu" dedi. Özalın ekonomik reformları yaparken Milletlerin refah ve mutluluğu için devletin zengin olması gerekir. Devletin zengin olması milletin zengin olması demektir görüşünü savunduğunu söyleyen Dinçerler, Turgut Özalın Türkiyenin dış politikada yok olan prestijini geri kazandırdığını savundu. Körfez Savaşında Saddam Hüseyinin yıkılmasını isteyen tek devlet adamının Özal olduğunu belirten Dinçerler, dönemin ABD Başkanı George Bushun bu konuyu anılarını yazdığı kitabında kaydettiğinin altını çizdi.
Vehbi Dinçerler, Özalın siyasi mirasının sadece yaptıkları olmadığını hatırlatarak, Özalın geleceği çok iyi okuyan düşünce ve fikirlerinden yararlanılması, fikirlerinin yaşatılması, Özalın iyi anlaşılması için "Turgut Özal" adını taşıyan bir enstitünün kurulması gerektiğini vurguladı.
Vehbi Dinçerlerin ardından Yeni Şafak Gazetesi yazarı Fehmi Koru söz aldı. Koru, Turgut Özalın yıllar öncesinden kendini ülke yönetimine hazırladığını, bu nedenle iktidara gelirken hazırlıklı olduğunu söyledi. Fehmi Koru, "Özal, devletin çeşitli kademelerinde çalıştı. Devleti, milleti tanıyor. Özel sektörde Koç ve Sabancı ile tanıştı. Halkın içinden geldi. Dünya Bankasında çalıştı. Dış politikayı iyi biliyordu" dedi.
Özalın sahip olduğu özellikler nedeniyle unutulmaz devlet adamı olduğunu kaydeden Koru, Özalın Çankaya Köşkünü halka açan ilk devlet adamı olduğunu, bu tutumun devletle millet arasındaki kaynaşma açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Türkiyenin iletişimi erken keşfeden ülkelerden biri olduğunu belirten Koru, " Bu avantajı Turgut Özal sayesinde yakaladık. 2000li yıllara Türkiyenin daha hazır bir hale gelmesi için her planı yapmıştı. Tek hedef ve amacı Türk insanına daha iyi hizmet etmekti. Yaşasaydı bu reformları gerçekleştirseydi. Türkiye bulunduğumuz yerlerden daha iyi yerlerde olurdu" şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Vehbi Dinçerler ve Fehmi Koru izleyicilerden gelen soruları cevaplandırdı.