1990 yılında hamileliğinin 8'inci ayında 'help sendromu' olarak bilinen bulantı ve kusma sonucu komaya giren Şuşut'un kalbi 23 dakikada 3 defa durdu. Doktorların mücadelesiyle yeniden hayata tutunan Şuşut, "Gözlerimi açtıktan sonra Allah'ın ikinci bir şans verdiğini anladım. Bu düşüncelerle ömrümün geri kalan kısmını hayır işlerine adadım." dedi.
İlk yıllarda küçük çapta yardımlar yapmaya başlayan Mediha Şuşut, çevresindeki zenginlerin de takdirini kazandı. Sahte dilencilerden çekinen zengilerin yardım etmediğini fark ederek ihtiyaç sahibi fakirleri aramaya başladı. Bulduğu aileleri, zenginlerle ziyarete gitti. Onları rencide etmeden ihtiyaçlarını karşılamaya koyuldu. Her yıl 500 zengin aileyle binin üzerinde insana yardım edilmesini sağladı. Son 10 yılda kendisine yardımcı olan gönüllü bayanlarla oluşturdukları 'Hayırda Yarışanlar Grubu', İzmir Valiliği, kaymakamlıklar, müftülük, sağlık ve milli eğitim müdürlükleriyle ortak hareket ederek resmî prosedür dışındaki insanlara yardımda bulunmaya başladı.
Bu yardımlarla kanserli bir öğrenciye son isteği bilgisayar alındı, sağlık güvencesi olmayan genç bir kıza protez göz takıldı, bir gence beyin ameliyatı, 3 kişiye karaciğer nakli yaptırıldı. 20'nin üzerinde üniversite öğrencisine burs verilirken, binlerce kişiye para, giyecek, yiyecek, yakacak ve iş imkanı sağlandı. Eşinin Amerika'da yaşayan arkadaşı aracılığıyla Marmara Depremi'nde mağdur olanlara 500 bin dolar yardımda bulunuldu. Toplu sünnetler organize edildi, bazı hastanelerin odaları dizayn edildi. Bu yardımlara karşılık vatandaşlar sözlü ve yazılı mektuplarla memnuniyetlerini dile getirdi. 'Siz bizim evimize doğan güneşsiniz' veya 'artık ağlayan gözlerimizin yerine gülen dudaklarımız var' sözleriyle minnettarlık yazıya döküldü. Bu sözlerden etkilendiklerini belirten hayırsever Mediha Şuşut, "Biz bu işleri şan ve şöhret için yapmıyoruz, tek derdimiz de Allah'ın rızası." diyor.
Haftada 20 aileye ulaşıyorlar
Şuşut'un çalışmalardan etkilenen adliyeden emekli Birsen Koç da, İzmir'in Gaziemir ilçesindeki yardıma muhtaç kişilerin imdadına yetişiyor. Koç, önce 8 ay Kur'an kursuna gitmiş. Bu sırada yardıma muhtaç kişilere ulaşmaya başlamış. Müftülükle topladıkları giyecekleri, tek tek seçerek işe yarayanları fakirlere elden götürmeye koyulmuş. Yardımların yerinde kullanılmasına özen göstermiş. Haftada 20'nin üzerinde aileye ulaşan Koç, "Yaptığım işin manevi lezzeti bana yeter. Eşim ve kızım da destek vererek, günümün büyük bir bölümünü bu işlerle uğraşmama katkı sağlıyor." şeklinde konuşuyor.
Kalbi üç kez durunca kendini muhtaçlara adadı
Yoksulların yardımına koşan Mediha Şuşut'un hayata tutunmasının hikâyesi hayli ilginç. 1990 yılında Ege Üniversitesi Kadın Doğum Ünitesi'nde karnındaki bebek üçüncü günde normal doğum ile ölü olarak dünyaya geldi. Çok az insanın yaşama döndüğü reanimasyon servisine alındı. Burada 7 gün yaşam mücadelesi verdi. Şuşut'un kalbi 23 dakikada 3 defa durdu. Ancak öldüğü düşünülen Şuşut'un kalbi, masaj ve elektroşoklara cevap vererek yeniden çalışmaya başladı. Bu sırada beyni ve diğer organları zarar gören Şuşut, 1 yıl süren bir hafıza kaybı yaşadı. Doktorların "Bu bir anlamda ikinci hayatın, kıymetini bil." sözleri üzerine Şuşut, muhtaç insanlara yardım etmeye başladı. Çevresi tarafından 'dişi Robin Hood' olarak adlandırılan Mediha Hanım'a eşi Nazım Şuşut büyük destek veriyor.