21
Şubat
2026
Cumartesi
İZMİR

5 milyar dolarlık ihracat tehlikede

Toplam ihracatının yüzde 37'sini Avrupa'ya yapan kimya sektörünü, 1 Aralık'ta yürürlüğe girecek olan REACH tüzüğü nedeniyle zor günler bekliyor.
İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) işbirliği ile düzenlenen ve Referans Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Selim Türsen'in yönettiği kimya sektörü toplantısına katılan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, Avrupa Birliği (AB) uyum sürecinde kimya sektöründe faaliyet gösteren firmaları ciddi zorlukların beklediğini kaydetti.

Kimya sektörünün ihracatının yüzde 37'sinin AB ülkelerine yapıldığını ifade eden Taşkın, AB mevzuatında kimya sanayiine ilişkin çevre konulu birçok düzenlemenin bulunduğunu aktararak "Bunlardan en önemlisi 17 Kasım 2005 tarihinde Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen ve 1 Aralık 2008'de fiilen yürürlüğe girecek olan REACH (Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi ve İzni) direktifi. Direktife göre yılda bir tondan fazla kimyasal madde üreten veya ithal eden firmaların AB bünyesindeki merkezi bir veritabanına kaydolmaları, bazı fiziksel ve dokümantasyona ilişkin standartlara ulaşmaları gerekiyor" diye konuştu.

AB süre uzatımı yapsın
Taşkın, 1 Ekim 2007 ile 30 Eylül 2008 tarihleri arasında Türkiye'nin yaklaşık 14 milyar dolarlık kimyasal ürün ihracatı gerçekleştirdiğini belirterek bunun üçte birden fazlasının Avrupa ülkelerine yapıldığını belirtti. Taşkın, REACH direktifi dolayısıyla yaklaşık 5 milyar dolarlık pazarın risk altına girdiğini belirtti. Türk firmalarının konuyla ilgili çalışmalarını sürdüğünü belirten Taşkın, "Ama yapacak olan var, yapamayacak olan var. Umarız Avrupa bu kriz ortamında bir süre uzatımı yapar" dedi.
REACH'in ürün bazında alındığını anlatan Taşkın, "Şimdi ben 3 hammadde alıp karıştırıp bir malzeme yapıyorum. Bu 3 hammaddenin REACH belgesi varsa Avrupa'ya ihracatım devam ediyor. Ama benim baz yağ aldığım Tüpraş bu belgeyi almazsa biz bitiyoruz. Şimdilik Tüpraş bu belge için başvurdu. REACH ile her ürünü yapamayacağız, firmalar üretimlerini yeniden gözden geçirecek" dedi.
Taşkın, REACH nedeniyle firmaların AB mevzuatını ve geçiş sürecini takip edebilecek yetkin personel istihdam etmelerini önerdi. Taşkın, geçiş sürecinde yapılacak düzenlemelere ilişkin maliyet unsurlarına katlanma açısından da zorluklar olduğunu söyledi.

Stokta yüksek maliyetli hammadde var
Opet Petrolcülük AŞ Madeni Yağ Üretim ve Ar-Ge Grup Müdürü Vedat Akgün, Tüpraş'ın baz yağ üretiminde tekel durumunda olduğunu belirterek Türkiye'de baz yağ ile üretim yapan firmaların Tüpraş'a göre hareket etmesi gerektiğini söyledi. Akgün, "Tüpraş'a göre üretim planınızı ayarlıyorsunuz. Bu yıl nisan ayında baz yağ almakta sorun yaşadık ve en son seçenek olan ithalata yöneldik. İthalat yaptığımızda baz yağın tonu 1500 dolardı. Biz ithalatı yaptıktan sonra kriz lafları ortaya çıktı ve piyasa küçülmeye başladı. Elimizde yüksek maliyetli baz yağ kaldı. Baz yağın şu anda tonu 1081 dolar" dedi.


EBSO Kimya Sanayi Komite Başkanı Kadri Eltepe, kimya sanayiinin Türkiye'nin geleceğinde çok önemli olduğunu belirterek 2004 yılında 5 milyar dolar olan ihracatın bugün 14 milyar dolara çıktığını söyledi. Sektörün her yıl en az yüzde 35 büyüdüğünü ifade eden Eltepe, yaşanan krizin kimyacılar için fırsat olabileceğini vurguladı. Eltepe, "Krizde Avrupa, Amerika ya da Japonya'da bizim boyutumuzdan daha büyük kapasiteli fabrikalar kapanacak. Bunları satın alabiliriz. Bu noktada devletin bize destek vermesini bekliyoruz. Yabancı firmaları satın alarak kapasite artırımına gidebiliriz. Türk sanayicisi kelle koltukta çalışmasını bilir. Bizim tek istediğimiz sıkıştığımız zaman biraz can suyu verilmesi" diye konuştu.

İthalatçı ayrıcalıklı olmasın
Türkiye'de ertelenmiş bir krizin yaşandığını aktaran Şanlı İlaç Sanayi AŞ Genel Müdürü Gürcan Eralp, yerli ve ithalatçı firmalara eşit rekabet imkânı tanınmasını istedi. Eralp, "Şu an yakı, plaster ve grubu alanında çalışıyoruz. 2001 sonunda sektördeki gelişmeler ve piyasa şartları nedeniyle ilaç üretimini askıya alıp, plaster grubuna ağırlık verdik. Çünkü ithal ilaçlardan dolayı bizim ürünlerimiz ikinci plana atılıyordu. Bir ürün için ruhsat alma süresi 1.5 yıl sürüyor. Ama ithalatçı olursanız, çok daha kolay ruhsat alıyorsunuz. İthalatçıya verilen şartların bize de tanınması gerekiyor" dedi.


Verbo Boya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Kürüm, kimya ihtisas gümrüğünün bir tek İstanbul'da bulunduğunu belirterek "Petkim'in Aliağa'daki arazisinde ihtisas gümrüğü kurmak için uğraştık. Kimyada kümelenme modeli yapalım istedik. Ama olmadı. Ürünümüzü Gebze'ye götürüp getirmek zor oluyor" dedi. Solvent ithalatı nedeniyle sıkı denetimlere tabi tutulduklarını kaydeden Kürüm, "Devlet kaçağın peşini bırakmış kayıt altında olanı denetliyor" dedi.

Alacaklıya 711 golü
Herkim Polimer Kimya Genel Müdür Asistanı Neslihan Ömer ise kayıtlı çalışan firmaların devlet tarafından desteklenmediğini, aksine cezalandırıldığını söyledi. Tahsilatlarda sıkıntılar başladığını belirten Ömer, çeklerde ertelemelerin yaşandığını ifade ederek "Şimdi de Türk Ticaret Kanunu'nun 711. maddesi ortaya çıktı. Boyamızı satıyoruz ve çekimizi alıyoruz. Bir süre sonra çekin ödenmemesi halinde çeki kırdırmayıp ek süre veriyorsunuz. Bu süre içinde firma 711'i kullanarak açık kapıdan yararlanmaya başladı. Firma çek için 'Benim bilgimin dışında verilmiştir' diyerek ek zaman kazanıyor" dedi.


Eczacıbaşı-Monrol'un İzmir Tesis Kalite Kontrol Sorumlusu Gülcan Ünak Ada, İzmir, Adana ve Ankara'da 3 şube ve Gebze merkezli faaliyet gösterdiklerini belirtti. Şubelerin her birinin tek ürün ürettiğini aktaran Ada, merkez tesislerinde ise 5 ürün ürettiklerini söyledi.


Avrupa'da ilaç üretimi yapan firmaların bakım çalışmaları nedeniyle üretiminin durduğunu belirten Ada, "Gebze'deki ürünlerimizi Avrupa'ya ihraç ediyoruz. Ortadoğu'ya da ihracatımız var" dedi.


Opet Genel Müdür Yardımcısı Murat Seyhan ise kimya sektöründe Ar-Ge'ye yatırım yapmadan başarılı olunamayacağını belirtti.

Referans
Yayın Tarihi : 11 Kasım 2008 Salı 10:47:42
Güncelleme :11 Kasım 2008 Salı 13:51:09


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?