İzmir'de iki yıl önce grip şikayetiyle gittiği hastanede kalp yetmezliği teşhisi konulan İzmirli gazeteci Çağatay Çağlar, acil kalp bekliyor. Mesleğine büyük bir aşkla bağlı olan İzmirli gazeteci, doktorlarının yasaklamasına rağmen maçlara gitmeye devam ediyor.
Grip şikayetiyle iki yıl önce eşinin baskısıyla hastaneye gittiğini belirten İzmirli gazeteci Çağatay Çağlar (39), burada kendisine kalp yetmezliği teşhisi konulduğunu söyledi. Hastalığın ortaya çıkmasının ardından anjiyo olduğunu, ilaç tedavisiyle hastalığı yenmeye çalıştığını belirten Çağatay Çağlar, bunun mümkün olmadığını tek tedavi yönteminin kalp nakli olduğunu kaydetti. Kalp nakli olması için organ bağışı yapılması gerektiğine dikkat çeken Çağlar, "Organ bağışı için şu anda bekliyorum. Türkiye'de 40 bin kişinin organ bağışı beklediğini biliyoruz. Şu an stresten uzak dinlenmem gerekiyor. En ufak bir olayda ciğerlerim şişiyor, nefes alamıyorum. Kalp krizi geçirdiğim anda geri dönüşü yok bu işin. Çünkü kalbim zaten bitik" dedi. İzmirli gazeteci Çağatay Çağlar 22 yıllık meslek hayatında sürekli haber peşinde koştuğunu ifade ederek, şunları söyledi:
"Haberlerin peşinde koşarken kendimiz haber olduk. Şimdi söyleyeceğim tek bir şey var. Organlarınızı bağışlayın, hediyeniz hayatlar olsun. Organ bağışı olmadığı sürece ben ve benim gibi bir çok hasta yaşamını sürdüremeyecek. Ben zaten kalbim dışında bütün organlarımı bağışladım. Başa gelmeyince anlaşılmıyormuş, çok zor bir olaymış." Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde yoğun bakımda olduğu süre zarfında sevdiklerinin kendisine büyük ilgi gösterdiğini belirten Çağatay, zor günlerinde kendisini yalnız bırakmayan herkese teşekkür etti.
"DOKTORLAR YASAKLAMASINA RAĞMEN MAÇLARA GİDİYOR"
Mesleğine büyük bir aşkla bağlı olduğunu anlatan Çağlar, "22 yıllık bir tutkum var. Bazı olaylar değişmiyor kolay kolay, gazeteciliğin verdiği alışkanlıklar var. Hastaneden çıktım, Göztepe'nin bir maçı vardı burada. Doktorlarım strese girmememi istedi. Doktorumdan izinsiz maça gittim. Kendimi iyi hissediyordum. O mutluluğumu anlatamam. Benim için pankartlar açılmıştı. Maçtan dönüp klavyenin tuşuna dokunup haberi yazmak bana en büyük hazzı verdi. Hayatım boyunca bunlarla yoğruldum. Bunun bana verdiği hissi anlatamam. Zaten onu kaybettiğinizde gazetecilik biter. Yasak olmasına rağmen maçlara gitmeye devam ediyorum. Riskli ama gitmeden yapamıyorum" dedi.
İzmirli gazetecinin eşi Hülya Çağlar ise, organ bağışı yapılması konusunda çağrıda bulundu. Hastanede çok zor günler geçirdiklerini ve en büyük dileğinin eşinin sağlığına kavuşması olduğunu belirten Çağlar, "Lütfen organlarınızı bağışlayın ve eşim sağlığına kavuşsun" dedi. Çağlar'ın çocukları Elif Lara ile Berke Çağlar ise babalarını çok sevdiklerini ve biran önce iyileşmesini istediklerini söylediler.