İzmir'de yapılan bir toplantıda bankacılar sanayicilere kredi güvencesi verdi.
Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayarak dünyaya yayılan ve 1929 ekonomik buhranından daha ağır bir kriz olarak değerlendirilen küresel finans krizi nedeniyle banka kredilerinden endişe duyan sanayicilerin bu endişelerini Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Bankacılık Zirvesi sona erdirdi.
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın'ın girişimleri ile toplanan İzmir'deki 25 bankadan 32 üst düzey banka yöneticisinin katıldığı toplantıda, mevcut kredilerin geri çağrılmayacağı, faizlerin 2001 yılında olduğu gibi olağanüstü seviyelerde artmayacağı garantisini verdi. İş dünyası ile etle tırnak gibi olduklarına işaret eden bankacılar, kriz ortamında da kontrollü bir şekilde firmaları fonlamaya devam edeceklerini açıkladı. Bankacılar son 15 yılda 3 büyük kriz atlatan Türkiye'nin krizler konusunda deneyimli olduğunu ifade ederek, finansal krizin de serinkanlılıkla atlatılacağını bildirdi.
Toplantıda bankacılara hitaben bir konuşma yapan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, sanayiciler ile bankacıların birbirleriyle sıkı diyalog içinde çalışan iki kesim olduğunu belirterek, "Biz sizin müşterileriniziz. Bizlerin ne kadar kıymetimizi bildiğinizden en ufak bir şüphemiz yok. Sizler de bizim için sanayici tabiriyle tedarikçimizsiniz. Bizim size ihtiyacımız sizin bize ihtiyacınızdan daha fazla. Şartlar dışarıdan gelen etkilerle değişiyor. Görüş alış verişinde bulunmamızın faydalı olacağına inanıyorum ve bizlerin doğru diyaloğunun ülkemizin yararına olacağını düşünüyorum" dedi.
Türkiye'nin 1994,1999 ve 2001 yıllarında yaşadığı krizlerden örnekler vererek bugünkü finansal krizin ayrıntılarını da ortaya koyan Tamer Taşkın, bugün Türk bankalarının Avrupa bankalarını fonlamasından gurur duyduğunu da belirterek krizle saydamlaşan bankacılık sektörünün bugün daha sağlam bir yapıda olduğunu bu nedenle Türkiye'nin krizi yanı başında hissetmediğini söyledi. Taşkın, konuşmasında "Ama bu, uzun süreçte hissetmeyeceğimiz anlamına gelmemeli. Dünyanın 16. büyük ekonomisi iseniz ve tüm kıtalardaki ülkelerle alışveriş yapıyorsanız, küreselleşme sürecinde yer alıyorsanız etkilenmemeniz mümkün değil" dedi.
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Taşkın, Türk özel sektörünün borcunun 140 milyar doları bulmasının endişelere neden olduğuna da dikkat çekerken sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin toplam cirosunun yüzde 55-60'ını ilk bin firma yapıyor. Bu borcun ağırlıklı olarak bu firmaların orta ve uzun vadeli yatırım borçları olması nedeniyle konuyu biraz daha sağlıklı değerlendirmeli. Hergün bunu bir panik ortamı olarak kullanmamalıyız. Bu borç devletimin olsaydı ben daha çok ürkerdim. Çünkü onları biz ödeyecektik. Halbuki firmalar stokları ve ihracat alacakları ile kendi sorumlulukları bilinci içinde tedbirini almıştır. Krizin gerek reel sektörü gerek finansal sektörü vurmaması için alınacak önlemlerin zamanlaması büyük önem taşımaktadır. Yapılacak hatanın telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Bizim tek endişemiz budur. Hepimiz soğukkanlı olmalıyız."
Bugün içinde bulunulan sıkıntılı ortama yatırım aşamasında yakalanan sanayiciler de bulunduğunu ifade eden Taşkın, özellikle banka kredisi ile yatırım yapan sanayicilere karşı daha dikkatli davranılmasını istedi. Taşkın, bankaların kriz fırtınasına kapılarak yanlış kararlar almasının kısa dönemde sanayiciyi uzun dönemde bankalarımız ve ülkemizi etkileyeceğini bildirdi.
"O nedenle sizlerden merkezlerinizin ve üst yönetimlerinizin çok dikkatli kararlar almalarını sağlamanızı önemle rica ediyoruz" diyen Taşkın, "Çünkü sahada olan sizlersiniz sanayicileri genel merkezlerinizden çok siz tanıyorsunuz. Kapanan kredileri limiti varken kullandırmamanız, her şeyi sağlam olan Basel II kriterlerine uygun bir firmayı kredilendirmemeniz bu dönemde Türk sanayicisine yapacağınız ve bizleri zor durumda bırakacak en riskli hareketlerden biridir" ifadelerini kullandı.
Tamer Taşkın'ın konuşmasının ardından tek tek konuşan bankacılar şu an bir likidite sorunu olmadığına, hatta bazı kamu bankalarının yurt dışındaki bankaları fonladığına dikkat çektiler. Sanayicilere verilen kredilerin geri çağrılmalarının söz konusu olmadığı konusunda birleşen bankacılar, en önemli unsurun güven olduğunu, sanayicilerle bankalar arasında yaratılacak iyi bir diyalog ile bu güven ortamının da sağlanacağını vurguladı. Reel sektörle etle tırnak gibi olduklarını anlatan bankacılar reel sektörde sıkıntının olmasının kendilerini de olumsuz etkileyeceğini söyleyerek reel sektörde bir sıkıntı olmaması için kontrollü bir şekilde fonlamaya devem edeceklerini bildirdi.
Bankacıların konuşmalarının ardından bir değerlendirme yapan Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Osman Aslan da reel sektör ile aynı gemide olduklarını bu nedenle fırtınayı birlikte kürek çekerek aşmaya çalışacaklarını söyledi. Aslan, sanayicilerinde krizlere karşı bağışıklık kazandıklarını belirterek tedbiri elden bırakmayacaklarına inandığını anlattı. 2001 krizinden sonra bankacılık sektörünün yeniden yapılandığını ve bugün çok güçlü hale geldiğini ifade eden Aslan, bu krizi işbirliği yaparak rahatlıkla yenebileceklerini söyledi.
Bankalarda şu an bir likitide sorunu olmadığını bazı kamu bankalarının yurt dışındaki bankaları fonladığına dikkat çeken Aslan, o nedenle sanayicilerin kredileri geri çağırmalarının da söz konusu olmadığını söyledi. En önemli unsurun güven olduğunu sanayicilerle bankalar arasında yaratılacak iyi bir diyalog ile bu güven ortamının da sağlanacağına işaret eden Aslan, reel sektörde bir sıkıntı olmaması için kontrollü bir şekilde fonlamaya devam edeceklerini açıkladı. Aslan, mevduat faizleri arttığı için bir miktar kredi faizlerinde de artış olabileceğini sözlerine ekledi.
NELER İSTEDİLER
Toplantıda sanayiciler, bankalardan şunları istedi: "Yatırıma yönelik krediler kesilmesin. Krizden etkilenen firmalara hoşgörülü olunsun. Likitidite sorunu olan firmalara yeni krediler geliştirilsin. Diyalog yolu her zaman açık tutulsun. Anlaşması yapılmış kredilerin dilimleri aksatılmasın. Fahiş kredi faizleri istenmesin."
Sanayicinin hükümetten beklentileri ise şöyle sıralandı: "KDV, SSK ve Muhtasar ödemeleri vadeli alınmalı. Vergi de yıllık beyannameye geçilmeli. Kıdem tazminatı işsizlik fonundan karşılanmalı. Yurt dışından gelecek paralar vergiye tabi olmadan ülkeye getirilmeli. Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kaldırılmalı. Dünyadaki satıcı kredileri kullanılmalı. Tecil faizi yüzde yarım puana indirilmeli."