Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Isparta'dan sonraki durağı İzmir oldu. İzmir Adnan Menderes Havaalanı'nda karşılanan Başbakan Erdoğan, Bayraklı ilçesinde oluşturulan seçim çadırında partililerle biraraya geldi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, havaalanına gelmeden önce geniş güvenlik önlemleri alınırken "Şiva" isimli bomba uzmanı köpekle araçlar tek tek kontrol edildi.
Bayraklı seçim çadırında partililerle yemek yiyen Erdoğan'dan önce kürsüye gelen Bayraklı Belediye Başkan Adayı Selim Gökdemir; "İzmir teşkilatına ve Bayraklı'ya büyük bir şeref verdi. Bazen tarih kitaplarını okurken şöyle bir hisse kapılırız, keşke orada olsaydım. Başbakanımız siz bize öyle bir duyguyu yaşatıyorsunuz, yaptıklarınızla gurur duyuyoruz. 29 Mart akşamı güzel bir haber vermenin heyecanını yaşıyorum" şeklinde konuşurken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Taha Aksoy, İzmir'deki AK Parti ailesini çadırda buluşturanlara teşekkür ederek; "İzmir'i çok istediğinizi biliyorum, bana da bunu sıkça soruyorlar. Onlara İzmir'in geleceği için istediğini söylüyorum. İzmir'in öncülük ettiği bir Türkiye, çok daha aydınlık olacak. İnsanların yaşantısını değiştireceğimiz söyleniyor, belediyede çalışan insanların işten çıkarılacağı söyleniyor. Oysa biz parlak bir gelecek vaat ediyoruz. İzmir'in kutlu yürüyüşe doğru hareketlendiği bu günlerde sizi yanımızda görmek bizi mutlu etti İzmir'e ve İzmirli'ye güvenebilirsiniz" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından partililerin tezahüratlarıyla kürsüye gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Isparta'da 24. mitingi yaptıklarını ve Manisa'da 25. miting ile halkın karşısına çıkacaklarını belirterek; "Bugün Isparta da 24. mitingimizi yaptık. On binlerce Ispartalı kardeşimizle Isparta'da yaptığım mitinglerin zirvesini yaptık. Manisa'da 25. mitingi gerçekleştireceğiz. Her gittiğimiz yerde açılışlarda yapıyoruz. Türkiye önemli bir sürecin içinde 29 Mart yerel seçimleri ülkemiz için tarihi bir fırsat sunuyor. AK Parti iktidarı devraldığında ülke krizler cenderesindeydi. AK Parti iktidarı milletimizin beklentilerine cevap oldu" dedi.
İzmir'in hak ettiği yerde olmadığının altını çizen Erdoğan; "İzmir şehircilikte layık olduğu yerde değil. Sürekli iftira siyaseti yapmaya alışmışlar. Yandaş medya ile karalama kampanyaları yapıyorlar. Hayvanları sevmediğimizi söylüyorlar. Hiçbirisi hayvan sevgisinde bizimle yarışamaz. İftira at, tutmazsa iz bırakır. İzmir'de de bu mantıkla çalışıyorlar. Siz iftira siyasetimi yapacaksınız? Hizmet siyaseti mi? İzmir'e devasa proje olarak ne verdiniz? Bizim adayımız Üniversiad komitesindeydi ve o sayede Üniversiad İzmir'e kazandırıldı. Belediyenin elinde kalsaydı Üniversiad olmazdı. Eninde sonunda Expo'yu da alırız. Ancak önce bu zihniyetin ortadan çekilmesi gerekir. Bu nasıl bir belediyecik anlayışıdır ki deniz seviyesinde kotlar hesap edilmiyor, binaların zemin katları sular altında kalıyor. Ben belediyecilikten geliyorum. Raylı sistemi bitirmek için Ulaştırma Bakanımız çalışıyor. AK Partili belediyeler merkezi hükümetle yapmıyor bunları. Çevre yolları bizimle bitiyor" dedi.
Yerel seçimlerde yerel sorunların konuşulması gerektiğini belirten Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yüklenerek kırmızı dosyaya gönderme yaptı. Başbakan Erdoğan; "Bu seçimde konuşulması gereken İzmir'in sorunlarıdır. Ben kırmızı dosya ile gelmiyorum. Kırmızı dosyaların içinde bir şey varsa adres belli bu ülkenin savcıları var, götür ver. Milleti aldatma, dürüst ol. O dosyaları yargıya verin, dürüst davranalım, yargıyı baskı altına alma yoluna gitmeyelim. Bunlar tutmaz. Zaten tutmadığını da 29 Mart akşamı göreceğiz. AK Parti'nin karnesi başarılarla doludur. Bunu da halkımız 12'si Büyükşehir ölmek üzere 1887 belediyeyi bize teslim ederek gösterdi. AK Parti ve ak belediyecilik farkını gösterdik. Siyaset ve demokrasi yerel de başlar. Dünyadaki kalkınma yarışı sadece ülkeler bazında yapılmıyor, şehirler arasında da yapılıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'i marka şehir yapmamız gerekiyor. İstanbul ve Ankara bunu yakaladı İzmir'de yakalasın. Sadece merkezi hükümetten bir şeyler beklemek kusura bakmayın ipe un sermektir. İstanbul'a dağları delerek su getirdik.
İzmir'de buna benzer yatırımları yapsın, bizden de istediği varsa yapalım. Bizim derdimiz bağcıyla değil üzümü yemekle. Bizim mücadelemiz sadece oylarımızı arttırma mücadelesi değil. Oy bizim için hizmet etmeye araçtır. Baykal AK Parti'nin aldığı fazla oylara da tahammül edemiyor. Çünkü hayatında tevazu da yok. Sanıyor ki herkes kendi gibi, bizim değer yargılarımızda tevazu var. Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum, yeri gelir gereğini yaparım. Türkiye'yi birçok alanda marka yapmaya talibiz. Elinde projesi hizmet listesi olmayanların hangi yüzle oy istediklerini anlayabilmiş değilim. Antalya turizmde marka şehir oldu. Yılda 9 milyon turist Antalya'ya geliyor. Bizim iktidarımızla birlikte turizm geliri 8.5 milyar dolardan 22 milyar dolara çıktı. Yılda 26 milyon turist geliyor ülkemize. Türkiye'ye sıçrama yaptıran parti, AK Parti'dir. Eserlerimize baksınlar notumuzu öyle versinler. Bütün gerçekler ortada, İzmir için Avrupa da çok ciddi lobi yaptık. Biz İzmir'i dünya vitrinine taşırken İzmir hala arsenikli suyu konuşuyor" şeklinde konuşarak, ak belediyecilik anlayışını anlattı.
Amerika'da seçim kampanyasının 1.5 yıl sürdüğünü söyleyen Erdoğan, partililerden hem alan, hem de adam adama markaj yaparak, psikolojik üstünlüğü ele geçirme sözü istedi. Bayraklı seçim çadırındaki programın ardından konaklamak için İzmir Polis Evi'ne geçen Başbakan Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra, Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar Göksel, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, eski TBMM Meclis Başkanı Bülent Arınç, İzmir Milletvekilleri Mehmet Aydın, İbrahim Hasgür, Mehmet Tekelioğlu, İsmail Katmerci ve Erdal Kalkan eşlik etti.