Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın ABD'de gayrimenkul sektöründe patlak veren krizin bugün bir güven krizine dönüştüğünü söyledi. Krizin ekonomik sebeplerinin ötesinde psikolojik etkisiyle dalga dalga yayıldığını ifade eden Taşkın, “ABD ve Avrupa ülkeleri hükümetlerince açıklanan rekor yardım paketlerinin piyasalarda beklenen etkiyi göstermemesi, krizin ekonomik zararlarını karşılamayacak olmasından değil, insanların gelecek hakkında oluşan olumsuz beklentilerini değiştiremeyecek ve kaybolmaya yüz tutan kurumlar arası güveni tesis edemeyecek olmasından kaynaklanmaktadır” dedi.
Özellikle finans sektörünün ekonomik realitelerden dahi daha fazla oranda beklentilerin ve güvenin etkili olduğu bir alan olduğunu kaydeden Taşkın, bir sene önceye kadar batma ihtimalleri dahi kimsenin aklına gelmediği değerlendirme kuruluşlarından en yüksek kredi notlarına sahip kurumların bugün bir bir iflas ettiğini söyledi. Taşkın, bu durumun kurumlar arası güveni neredeyse sıfırladığını da dile getirdi.
Bugün ve önümüzdeki dönemlerde bankaların eskisi kadar likidite bulamayacaklarını ve kredi taleplerine cevap veremeyeceklerini belirten Taşkın, bunun krizin ekonomik sonuçlarından biri olduğuna dikkat çekti. Tamer Taşkın, “Bankaların likit olma isteği ile reel kesimin şu anda çok ciddi kredi kullanma, kaynak bulma isteği aynı noktada çakışmamaktadır.Bu da 2009 yılının çok zorlu geçeceğinin işaretidir. Birincil pazarımız olan Avrupa'nın büyümesinin sıfırlanması hatta negatife dönmesi ve talebinin azalması ihracatçı firmalarımızı etkileyecektir. Fakat bu durum da ekonomimize bir duraklama getirse de kriz yaratmayacaktır” diye konuştu. Krizlerin her zaman bir panik havasının sonuçları olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizen Taşkın, kriz dönemlerinde en fazla ihtiyaç duyulanın soğukkanlılık ve tüm kesimlerin ölçülü davranması olduğunu kaydetti. Taşkın, panik havası ile kendini kurtardığını zannedenlerin aslında top yekun bir çöküşün zeminini hazırladıklarını söyledi. Sanayicilerin şeffaflığa her zamankinden daha fazla önem vermesi gerektiğini belirten EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Taşkın, şu görüşleri savundu: “Gerekirse bankalar kendilerinden talep etmeden finansal durumları hakkında ve firmanın beklentileri hakkında bilgi akışını sağlamalıdırlar. Firmalarımız, öz kaynaklarını süratle güçlendirmek için tedbirlerini almalı, stoklarını eritmeli ve ihracatta tıkanan pazarların yerine yeni pazarların ikame edilmesi için birtakım girişimlere başlamalıdırlar. Sanayicilerimiz finansman çeşitliliğinin az olduğu ülkemizde yatırımları için banka kredileri bulmak zorundadırlar. Biliyoruz ki bankalar da sanayicilerimiz olmadan varlıklarını sürdüremezler. İki tarafın birbirine bu kadar ihtiyaç duyduğu bu periyodu birbirimize güvenerek geçirelim.Geçen krizlerde bankalarımız biraz sabretselerdi yüzlerce sanayicimiz bugün işlerine devam ediyor olacaklardı. Bu hayati işbirliğinin sağlıklı devam edebilmesinin yolu ise özellikle bugün içinde bulunduğumuz gibi çalkantılı ortamlarda diyaloğun ve şeffaflığın tesis edilmesi ve soğukkanlılığın her iki kesim tarafından da elden bırakılmamasından geçmektedir"