21
Şubat
2026
Cumartesi
İZMİR

Ege Tarım Zirvesi başladı

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin hangi havzasında hangi ürünün hangi verimlilik düzeyinde yetiştiğini bildiklerini belirterek "Bunun haritalarını çıkardık. Türkiye'de artık ekolojik dengenin verdiği imkanla bir ürünün ihtiyaçlarını da karşısına koyup nerede hangi ürün yüksek verimlilikte üretilebiliyor bunu artık biliyoruz" dedi.


Mehdi Eker, Türkiye Tarımsal Üretim Havzaları Destekleme Modeli çalışmasının bittiğini belirterek, "Türkiye'deki 30 farklı havzada 527 milyon veri kullanılmak kaydıyla, biz Türkiye'nin hangi havzasında, hangi ürün, hangi verimlilik düzeyinde yetişiyor bunun haritalarını çıkardık" dedi. Tarımsal desteklemeleri artık bu havzalarda önerilen ürün desenine göre değiştireceklerini anlatan Eker, şunları söyledi: "Önerilmeyen, verimli olmayacak, ekolojik ve ekonomik olarak üretimi sürdürülemeyecek bir ürünü o bölgelerde desteklemeyeceğiz."


İzmir Ticaret Borsası (İTB), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) ortaklığıyla düzenlenen ''Ege Tarım Zirvesi'', Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in katılımıyla İzmir Hilton Otel'de başladı. Zirveye Bakan Eker'in yanı sıra İzmir Valisi Cahit Kıraç, İTB Başkanı Işınsu Ketselli, İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse ve tarım kesiminden çok sayıda tamsilci katıldı.


Zirvede konuşan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, önümüzdeki hafta tüm Türkiye'ye tanıtacakları Türkiye Tarımsal Üretim Havzaları Destekleme Modeli çalışmasının bittiğini, bu çalışmanın Türkiye tarihinde bu alanda yapılmış en büyük çalışma olduğunu söyledi. Çalışmayı Bakanlar Kurulu'na gönderdiklerini, şu an imzada olduğunu belirten Bakan Eker, şöyle konuştu: "Türkiye'deki 30 farklı havzada 527 milyon veri kullanılmak kaydıyla, üç yıl süren bir çalışmayla, biz Türkiye'nin hangi havzasında hangi ürün hangi verimlilik düzeyinde yetişiyor, bunun haritalarını çıkardık, üretim imkanlarını, kapasitesini çıkardık. Türkiye'de artık ekolojik dengenin verdiği imkanlarla bir ürünün ihtiyaçlarını da karşısına koyup nerede hangi ürün yüksek verimlilikte üretilebiliyor bunu artık biliyoruz." Bu çalışmayı bitirdiklerini ve Türkiye tarihindeki bu alanda yapılmış en büyük çalışma olduğunu anlatan Eker, şunları söyledi: "Tarımsal desteklemeleri de bu havzalarda önerilen ürün desenine göre değiştireceğiz. Biz
önerilmeyen, verimli olmayacak, ekolojik ve ekonomik olarak üretimi sürdürülemeyecek bir ürünü o bölgelerde desteklemeyeceğiz. Hangi havzada, hangi ürün verildiyse orada o ürüne destek vereceğiz. Bunu yaptık. Bunun içinde Türkiye'nin bütün bölgeleri var, 27 milyon hektar tarım arazisi var. Önümüzdeki hafta bunun detay bir tanıtım programını yapacağız."


HUBUBAT GEN MERKEZİ KURULUYOR
Türkiye'nin hububatta dünyanın gen kaynağı olduğunu belirten Bakan Eker, dünyadaki üçüncü hububat gen bankasının Türkiye'de kurulacağını bildirdi. Hububat Gen Merkezi için ihalenin yapıldığını belirten Bakan Eker, bu merkezde 250 bin hububat örneğinin olacağını söyledi.


Köyleri ve kırsal kesimi ihmal etmediklerini ifade eden Bakan Eker, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını dile getirdi. Bakanlıkta, gıda, hayvancılık ve su konusunda da genel müdürlükler olması gerektiğini ancak mevcut yasaya göre bunların bulunmadığını belirten Bakan Eker, ihtiyaçlara cevap verecek dinamik bir yapı öngördüklerini söyledi.


Türkiye'nin hibrit sebze tohumu üretiminin yüzde 10'dan yüzde 35'e yükseldiğini belirten Bakan Eker, bunun yüzde 60'lara kadar yükseleceğine inandığını ifade etti.


"Kendi kendine yeten ülke" söylemine katılmadığını dile getiren Eker, ekolojik imkanların buna imkan veremeyeceğini dile getirdi.
Tarımın diğer sektörler içerisinde "üvey evlat" muamelesi gördüğünü, hayvancılığın da tarım sektörü içerisinde "üvey evlat" muamelesi gördüğünü belirten Bakan Eker, Türkiye'nin tarım sektöründe hakkettiği noktada olmadığını anlattı.


GEDİZ 2012 SONU İTİBARİYLE BEREKET GETİRECEK
İzmir Valisi Cahit Kıraç da, Ege Bölgesi'nde tarım ve çevre sağlığı açısından büyük sorun oluşturan Gediz Havzası'nın temizlenmesi için hazırlanan Gediz Eylem Planı'nın uygulanmaya başladığını belirterek, 2012 sonu itibariyle nehrin tamamen temizlenmiş olacağını ve "bereket" getirmeye devam edeceğini ifade etti.


Ege Bölgesi'nin tarımsal ürün çeşitliliği bakımından zengin bir bölge olduğunu belirten Kıraç, özellikle zeytin ve zeytinyağı üretimi konusunda bölgenin büyük bir öneme sahip olduğunu bildirdi.
İzmir İl Özel İdare bütçesinden tarıma ayrılan kaynaklardan yarıdan fazlasının zeytin-zeytinyağı sektörüne ayrıldığını belirten Vali Kıraç, şöyle konuştu: "Son beş yılda zeytin ağacı varlığı yüzde 22 oranında artarak 17 milyona ulaştı. Şu an İzmir'de 66 bin ton zeytinyağı üretimi gerçekleşiyor."


KÖY GERÇEĞİ TEKRAR GÜNDEME ALINMALI
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ise, tarımın stratejik önemini giderek artırdığını söyledi.
Türkiye'de toplam tarım alanlarının yüzde 10'unun Ege Bölgesi'nde bulunduğunu, bölge nüfusunun yüzde 21.8'inin bu sektörde istihdam edildiğini belirten Demirtaş, çiftçinin eğitim seviyesinin diğer bölgelere göre daha yüksek olduğunu ifade etti.


Yer altı su seviyesinin değişmesiyle üretimde miktar, kalite ve maliyet sorununun yaşandığını belirten Demirtaş, sanayi ve yerleşim alanlarının atıkları, çarpık yapılaşmanın yarattığı tahribatın ovaları katlettiğini dile getirdi. Demirtaş, arıtma tesisi olmayan yerleşim birimleri ve sanayi tesisleri nedeniyle Gediz, Nif, Küçük Menderes ve Bakırçay'dan artık su değil kanalizasyonun aktığını ifade etti. Demirtaş, bilimsel temele dayanan havza yönetim planlarına acilen ihtiyaç duyulduğunu, havzalarda baraj, gölet, bent ve sulama kanalları projelerinin kısa sürede bitirilmesi gerektiğini anlattı.
Milli ekonomimizin lokomotifinin tarım ve toprak olduğunu anlatan Demirtaş, şunları söyledi:
"Hammadde kaynağı en küçük yerleşim birimi olan köylerdir. Ancak bu gün köy bitmiştir. Orada yaşayanlar, üretim yapmadan yaşıyorlar. Unutulan köy gerçeği tekrar gündeme alınmalı, özel teşvik ve koruma yöntemleri ile köylü yine toprağına bağlanmalıdır. Kümeleme yöntemiyle, aynı ürünleri üretmelerine teşvik ve mali destek verilerek üretimde kalite artışı sağlanabilir. Bugün dünyanın en büyük 17'inci ekonomisi olabildiysek, tarım sayesinde elde ettiğimiz birikimle başardık. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi hedefine götürecek yol da tarımdan geçiyor."


TÜRKİYE TARIMDA DIŞA BAĞIMLI HALE GELİYOR
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, tarımın istihdam, tarım sektöründeki ihmallerin Türkiye'yi dışa bağımlı hale getireceğini söyledi. Yorgancılar, dünyada bir çok bakımdan kendi kendine yetebilen nadir ülkelerden biri olan Türkiye'nin, bugün dışa bağımlı hale gelmiş olmasını kabul edemediklerini dile getirdi. Yorgancılar, tarım ülkesi olan Türkiye'nin dışa bağımlılığını, özellikle de son iki yıldaki tarım ürünleri dış ticaret dengesinin açık vermesinden de net olarak görebileceğimizi söyledi.


Dünya tarım ihracatında ABD yüzde 10,2, AB yüzde 10 pay alırken, Türkiye'nin yüzde 0,8 pay aldığını anlatan Yorgancılar, şunları belirtti: "Rekorlar kırdığımız ihracatımızın temelinde de tarıma dayalı sanayi yatmaktadır. 2000'li yıllarda 3 milyar dolar civarında olan tarım ve gıda ithalatı 10 milyar dolara artmıştır. GSYİH içinde tarımın payı yüzde 12'lerden yüzde 10'a gerilemiştir. Tarım ve gıda ihracatının toplam içindeki payı 2000'li yıllarda yüzde 13'den bugün yüzde 8'lere gerilemiştir.

Tüm bu rakamlar 'acaba tarımdan vazgeçiliyor mu' sorusunu akıllara getirmektedir. Oysa ki, tarım ülkesi olarak geçen Türkiye'nin, böylesine önemli bir madene sahip olup bu madeni işlememesi kadar büyük bir yanılgı olamaz. İzlenen politikalar ne yazık ki, tarımdan istenen verimi almamızı güçleştirmiş, çalışabilir nüfusu tarımdan uzaklaştırmıştır. Tarımda istihdamı özendirecek teşvikler ve stratejiler geliştirilmelidir."


BAKANLIĞIN ADI DEĞİŞECEK
İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise, Ege Bölgesi'nin tüm üretim ve ihracat potansiyeline rağmen tarımda günden güne plansız bir yapıya kavuştuğunu belirterek, kuraklık sorununun yaşandığı bir dönemde, pamuk üretimi yüzde 60 düşerken mısır üretiminin plansız biçimde yükseldiğine dikkat çekti. Kestelli, krizden çıkmaya çalışan Türkiye'de tarımın daha etkin bir rol oynayabilmesi için çaba gösterdiklerini söyledi. Ketselli, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın adının Tarım ve Gıda Bakanlığı olarak
değiştirilmesi, etkin, verimli ve geleceği planlayan bir kurum haline dönüştürülmesi amacıyla yapılan çalışmaları da memnuniyetle izlediklerini de sözlerine ekledi.
 

İha
Yayın Tarihi : 18 Haziran 2009 Perşembe 18:55:20


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?