22
Şubat
2026
Pazar
İZMİR

'İhracatta yine birinci olacağız'

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, krizden çıkmanın yolunun ihracatın artışını sürdürebilmekten geçtiğini belirterek, "Bu sefer etrafımızdaki ve dünyadaki ülkelere göre yine altın madalya alacağız ama rekorları kıramadan alacağız. Bir dünya rekoru kırılmayacak ama yine birinci geleceğiz" dedi.


1. İzmir Küresel Havacılık ve Uzay Konferansı'na katılan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, konferans çıkışında basın mensuplarının global krize ilişkin sorularını cevapladı. İş dünyasının krize yönelik atılan adımları yeterli bulmamasına ilişkin bir soru üzerine Tüzmen, Eximbank kaynaklarının ve destekleme mekanizmalarının artırılması, piyasadaki iç canlanmanın sağlanması için bir takım maliye politikaları ile biraz daha destek verilmesi, KOBİ ve diğer işletmelerin ihracatlarını sürdürülebilmelerinin sağlanması için çalışmaları sürdürdüklerini söyledi. Krizden bütün ülkelerin etkilendiğini belirten Tüzmen, şöyle konuştu: "Sert esen bir rüzgar. ABD kriz ihraç etmeye başladığı için 'bu krizi almam' diyemezseniz herkes kapısı ne kadar açıksa ne kadar küreselleşmişse o ölçekte bu kriz ithalatını yapmak zorunda."


BANKACILIK SEKTÖRÜ SAĞLIKLI YAKALANDI
Türk bankacılık sektörünün bu krize daha sağlıklı bir şekilde yakalandığını dile getiren Tüzmen, krizin kamu borçlarından değil dünyadan kaynaklanan finans krizden kaynaklandığını anlattı. Bu dönemde özel sektör borcunun daha yüksek düzeyde olduğunu anlatan Tüzmen, borcun yüzde 70'ini özel sektörün yüzde 30'unu ise kamunun oluşturduğunu söyledi. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Türk lirasının normal değerine doğru seyretmesinin önümüzdeki dönem ihracatın ithalatı karşılama oranını yükselteceğine işaret ederek, yavaş yavaş cari açığın azalmaya başladığı haberlerinin duyulacağını dile getirdi.


2009 ZOR GEÇECEK
Sanayinin sesine mutlaka kulak verilmesi gerektiğini vurgulayan Tüzmen, ihracat hedefleriyle ilgili olarak şunları söyledi: "Krizden bütün ülkeler nasibini alacak. Dış pazarlardaki payını muhafaza eden ülkeler bu dönemi o kadar iyi geçirecek. Geçen yıl kasım ayında 11 milyar dolar ihracat yapıldı. Bu yıl kriz nedeniyle bu rakam tutturulamayabilir. Ancak yıl sonunda 119 milyar dolarlık program hedefinin üzerine çıkarak 125 milyar dolarlık ihracatı aşacağız."


Tüzmen, 2009'un zor geçeceğini, ancak 2 -3 ay sonrasında bir toparlanma sürecinin başlayacağını, Türkiye'de üretilen ara malların sanayide kullanılmaya başlanacağını, üretimde daha fazla Türk malı ürünlerin kullanılacağını belirtti. Tüzmen, bunlardan elde edilen nihai mamüllerin ihraç edileceğini böylece çok sağlıklı bir döneme girileceğini söyledi.


Kriz ortamında bankalara anlayışlı olmaları konusunda çağrıda bulunan Tüzmen, şöyle konuştu: "2-3 ay gibi bir süre içinde Türkiye'nin sağlıklı bir finansman yapısına, sağlıklı bir nakit akışı tablosuna ihtiyacı olacak. Bu noktada bankaların güven ortamı tekrar tesis edildikten sonra eskiden davrandıkları gibi bir aile gibi firmalara yaklaşmaları gerekir."


HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR
Türkiye'nin daha önceki krizlerden önemli deneyimleri bulunduğuna işaret eden Tüzmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Merak edilmesin herkes üstüne düşeni yapmaya çalışıyor. Başta Başbakanımız, bütün bakanlarımız krizle ilgili olarak özellikle kamu otoritelerinin yer aldığı çeşitli toplantılar yapıp önemli kararlar aldılar. Bu kararlarla yolumuza devam ediyoruz." Başta Almanya olmak üzere Avrupa'da yaşanan durgunluğa yönelik soru üzerine ise Bakan Tüzmen, böyle bir dönemde mevcut ihracatın sürdürülmesinin bile büyük bir başarı olacağını ifade etti. Bakan Tüzmen, "Belki eskisi gibi rekor kırarak altın madalya almaya alıştık son 5 yıl içinde. Bu sefer etrafımızdaki ve dünyadaki ülkelere göre yine altın madalya alacağız ama rekorları kıramadan alacağız. Bir dünya rekoru kırılmayacak ama yine birinci geleceğiz" dedi.
Almanya büyümesindeki 1 puanlık düşüşün Türkiye'nin Almanya'ya ihracat ortalamasını yüzde 3.3 azalttığını belirten Tüzmen, İtalya'daki bir puanlık düşüşün Türkiye'nin ihracatını yüzde 9 oranında azaltacağını, AB ortalamasındaki 1 puanlık düşüşün ise Türkiye'nin buraya ihracatını yüzde 3.2 oranında azalttığını anlattı.
Yapılan çalışmaların dünya ekonomilerinde ancak 2011'de tekrar toparlanma sürecine girileceğini gösterdiğini anlatan Tüzmen, dünyada büyüme oranlarının yarı yarıya azaldığını, gelişmiş ülkelerdeki büyüme hızlarının negatif çıkmaya başladığını söyledi.


Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Türkiye'nin bu dönemde ihracat pazarlarını komşu ülkelere yaptığı ihracatı artırarak çeşitlendirmesinin bir avantaj olduğunu belirterek, 2000 yılında komşu ve çevre ülkelerin ihracatta yüzde 7 pay alırken bu dönemde yaklaşık yüzde 41 oranında ihracat yapıldığını söyledi. Bakan Tüzmen, bu krizi fırsat unsuru haline dönüştürme çalışmalarını yaptıklarını belirterek şunları söyledi: "Aslında herkes eski güven mekanizmasını tazelerse sorun kalmaz daha rahat geçeriz. Bu dışarıdaki zincirleri almak orada düşen fiyatlar çerçevesinde en güzel yerlerde en güzel mağazaları alarak Türkiye'nin ürünlerinin nihai tüketici ile buluşacağı platformları hazırlamak zorundayız."


Serbest Bölge Yasası ile ilgili soru üzerine de Tüzmen, mecliste yasa çıkarmanın kolay iş olmadığını, 13 maddelik yasanın ancak 15 günde çıkabildiğini söyledi.
Tüzmen, 1985'te çıkan Serbest Bölge Yasası'nın çok zamanın ötesinde oldukça çağdaş bir kanun olduğunu, yenilenmiş halinin ise daha da güzel olduğunu söyledi.
Üretime dönük sektörlerde AB'ye tam üyelik tarihine kadar serbest bölgelerdeki üretim faaliyetleri herhangi bir şekilde gelir, kurumlar vergisine tabi olmadan devam edeceğini, bunun güzel bir avantaj olduğunu anlatan Tüzmen, ESBAŞ'ın da Türkiye'deki serbest bölgeler için en fazla üretim ve ihracat yapan kümeleşme modeli olduğunu bildirdi. Tüzmen, bu yasa ile birlikte serbest bölgelerde yapılan ihracatın çok daha fazla artacağını inandığını anlattı.

iha
Yayın Tarihi : 14 Kasım 2008 Cuma 14:42:42


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?