İzmir ve çevresinde meydana gelen depremlerle ilgili bir açıklama yapan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Atilla Uluğ, vatandaşların tedirgin olmasını gerektiren bir durum olmadığını söyledi.
Depremle ilgili genel bilgilerin zaman zaman basında yer aldığını ve halkı tedirgin ettiğini belirten Atilla Uluğ genel bilgilerle deprem şiddetini belirlemenin yanlış olduğunu söyledi. İzmir'in bir deprem kenti olduğunu ve büyük depremlerin her zaman yaşanabileceğini ifade eden Uluğ, şöyle konuştu: "Büyük deprem alarmı ya da büyük deprem haberciliği yapmak çok akılcı bir yaklaşım değildir."
Tarih boyunca İzmir ve çevresinde büyük depremler yaşandığını ifade eden Prof.Dr. Atilla Uluğ, şu günlerde büyük bir deprem olacağına yönelik bir bulgu olmadığını söyledi. "İzmir'i depremden ayırmak mümkün değil ancak ortaya somut birşeyler koymak için de belli başlı ölçümlerin yapılması gerekir" diyen Uluğ, İzmir ve çevresinde 5 adet deprem izleme istasyonları bulunduğunu söyledi. Birkaç ay sonra bu sayının 7'ye çıkacağını hedeflerinin 10 istasyon kurmak olduğunu anlatan Prof. Uluğ, bu istasyonların depremi önceden haber verecek istasyonlar olmadığını ifade etti. Uluğ, buralarda yeraltındaki hareketleri izleyip ölçümleme yapacaklarını söyledi. Elde edilen bilgi ışığında ileriye dönük tahminler yürütülebileceğini belirten Uluğ, "İzmir deprem bilincine erişmiş bir kent. Depreme karşı hazırlıklı olmak mümkün. Her zaman büyük bir deprem olacakmış gibi şimdiden sağlıklı kentlerin kurulması lazım" dedi.
İzmir'de sahil kesimlerinin olası büyük bir depremde risk altında olduğunu belirten Uluğ, ovalık ve gevşek yerlerin yanı sıra kayalık bölgelerde de zaman zaman heyelan ve toprak kayması yaşandığını, küçük şiddetteki depremlerde de bu bölgelerde tahribat olabileceğini sözlerine ekledi.