21
Şubat
2026
Cumartesi
İZMİR

İZTO'dan körfez projeleri

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İzmir Körfezi'nin kirlilikten kurtulması ve İzmir'in körfeziyle barışarak bir deniz kenti olmasıyla ilgili projeleri desteklediklerini belirterek, "Ama bu tek başına yetmez. Körfezi bir yandan kurtarıp, gerekli taramaları yaparken, diğer yandan da körfezde cazibe merkezleri yaratabiliriz" dedi.

Demirtaş, kruvaziyer limanı, İnciraltı'nda ada, dalgakıran gibi projelerle İzmir Körfezi'nin yepyeni bir yapıya kavuşabileceğini ifade ederek, "Denize ve körfeze küsmüş olan İzmirliyi yeniden denizle barıştırmalıyız" diye konuştu.

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, oda olarak yıllardır İzmir Körfezi'nin kirlilikten kurtulması, İzmir'in körfeziyle barışarak bir deniz kenti olması için çeşitli projeler hazırladıklarını söyledi. Özellikle EXPO sürecinde bu projeleri kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlatan Demirtaş, projelerin takipçisi olduklarını ifade etti.

Körfezle ilgili bütün çalışmaları yakından izlediklerini ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü'nün İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin talebi üzerine yaptığı çalışmayı da medyadan izlediklerini kaydeden Demirtaş, "Edindiğimiz bilgilere göre ilk bakışta körfezin geleceği ile yapılması gerekenler bizim söylemlerimizle örtüşüyor ama yeterli değil. Bu projeler gerçekleştirilirken İzmir'in cazibe merkezi kazanımları da unutulmamalıdır. Diğer bir değişle İzmir'in körfez altyapı sorunlarını çözerken yeni cazibe olanaklarını da yaratabiliriz" diye konuştu.

"SANAYİ LİMANI VE MARİNA"
İzmir Alsancak Limanı'nın 3. kuşak gemilere de hizmet vermesini sağlamak ve körfezde derin su kanalları ile dip akıntısı yaratmak amacıyla İzmir Körfezi'nde yetersiz su derinliğinin artırılmasına yönelik yaklaşım kanalı taraması yapılması gerektiğini ifade eden Demirtaş, "Bu kapsamda körfezde, Yenikale geçişinden başlayan ve limanda son bulan 11 kilometre uzunluğunda, 250 metre eninde, 14 metre derinliğinde bir su kanalı oluşturulmalısı gerekiyor" dedi.

İç körfezin kuzeyinde Çiğli kıyılarının ve Ragıp Paşa Dalyanı'nın bulunduğu bölgede, derin su kanalları açılarak körfezde yeni dip akıntılar oluşturulması gerektiğini kaydeden Demirtaş, "Bu işlem organize sanayi bölgesine sanayi limanı sağlayacak şekilde planlanmalı" diye konuştu.

Mavişehir Villalarının bittiği, eski Gediz Nehri - Maltepe Deresinin denize döküldüğü alanda bir marina inşa edilmesi öneren Demirtaş, "Yatların yanaşabilmesi ve dip akıntılarını harekete geçirilmesi için gerekli tarama işlemleri yapılmalıdır" diye konuştu.

"ADA VE SİMGE YAPI"
İnciraltı ve Çiğli arasındaki 6 kilometre mesafenin tünel ve viyadüklerle bağlanması yönünde hazırladıkları projeyi Ulaştırma Bakanlığı'na sunduklarını hatırlatan Demirtaş, "Böylelikle İzmir Çevre Yolu ve raylı sistemi halka şeklinde tamamlanmış olacak İzmir ulaşımında büyük bir rahatlama olacaktır. Bakanlığımız da aynı görüşte" dedi.

Bu projelerin yanında, Körfez'de cazibe merkezleri yaratılması gerektiğini kaydeden Demirtaş, şöyle konuştu: "Körfezde yapılacak taramalar sonucu ortaya çıkacak dökü malzemesi körfezin dip akıntılarını engellemeyecek, doğal döngüye bir zarar vermeyecek şekilde depolanmalı ve burada bir ada oluşturulmalıdır. Bu çok önemli çünkü daha önceki yıllarda da tarama sonucu çıkacak çamurun ne yapılacağı ciddi problem yaratmıştı. Bu sorun, böylece de çözülmüş olur. Ada İnciraltı'ndan başlayacak 3.180 metre uzunluğundaki tünelin bittiği yer olmalıdır. Bu adada rekreasyon alanları ve plajlar oluşturulmalı. Ayrıca burada İzmir'le bütünleşecek simge bir yapı inşa edilmelidir. EXPO nedeniyle bizim önerimiz bir DNA Kulesi yapılmasıydı. Şimdi uluslararası bir yarışma ile yeni bir simge yapı inşa edilebilir. Adadan sonra Çiğli tarafına yolun tünel ile gitmesine gerek bulunmayabilir. Çünkü bu noktada çok sığı bir deniz bulunmaktadır. Adadan Çiğli ana karaya 3.650 metre uzunluğunda viyadüklerle geçilebilir. Kuzeyde planlarda doğal karakteri korunacak alan olan belirlenen Çiğli'deki kıyı alanları delta özelliği bozulmadan botanik bahçesi, tema parkı ve rekreasyon alanı şeklinde kurgulanmalıdır. Hazineye ait bu alanların Sasalı'da yapılmakta olan Doğal Yaşam Parkı ile ilintilenmesi sağlanmalıdır. Körfezin güneyinde İnciraltı balıkçı barınaklarından bir tanesi marina olarak kullanılmalıdır."

"KRUVAZİYER LİMANI VE DALGAKIRAN"
Üçkuyular Vapur - Arabalı Vapur İskelesi olarak kullanılan alana yeni ve modern bir kruvaziyer liman yapılabileceğini belirten Demirtaş, oda olarak bu limanın yapımı için proje hazırladıklarını ve çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Kruvaziyer limanın hemen yanında vapur- arabalı vapur iskelesinin hizmetinin devam ettirilebileceğini kaydeden Demirtaş, şunları söyledi: "Kenti denizle buluşturmak, kaynaştırmak ve atıl durumdaki dalgakıranı kentsel bir cazibe merkezi haline gelmesi için Odamızın gündeme getirmiş olduğu Pasaport Limanı Dalgakıran Projesi gerçekleştirilmelidir. Bu proje çerçevesinde dalgakıranda ve Pasaport İskelesinde akvaryum, deniz müzesi, yüzer gösteri havuzu, ışık ve su oyunları, yat limanı, yat fuarı, yüzer anfi tiyatro, cafe, bar, restoran, yürüyüş yolları, seyir ve gösteri terasları, butik otel vb. fonksiyonlar yer alacaktır. Bu proje için çalışmalarımız sürüyor."

"İZMİR DENİZLE BARIŞMALI"
İzmir'in kimliğini oluşturan en önemli öğelerden birisi olan körfezi 70'li yıllardan itibaren adeta foseptik çukuru olarak kullanarak İzmirli'yi denize küstürdüklerini hatırlatan Demirtaş, "2000'li yıllardan sonra Büyük Kanal projesinin devreye girmesi ile birlikte denizimiz temizlenmeye, bizler de denizimizi hatırlamaya başladık. Yüzey suyunda temizlenme ve kirlilik oranlarında ciddi bir düşüş var. Ama dip çamurunun temizlenmesi daha uzun yıllar alacak. Sözümü ettiğimi projeler bu süreci hızlandıracaktır" diye konuştu.

İzmirlilerin haklı olarak kent merkezinin hiçbir yerinde denize giremediklerine dikkat çeken Demirtaş, "İzmir'in deniz banyoları, plajları hepsi siyah - beyaz fotoğraflarda kaldı. 30 yılın sonunda zihinlere kazınan kirli körfez imgesini bir anda yıkamıyorsunuz. Ama İzmir'in denizle özdeşleştiği gerçeğini unutmamalıyız. Dünyanın pek az coğrafyasında deniz kentin kalbine bu kadar yaklaşabilir ve kenti böylesi kucaklayabilir. İzmirlilerin körfezi ve denizi kimliklerinin bir parçası olarak hissetmeleri gerekiyor. Bunun için körfezin geleceği garanti altına alınmalı, gemilerin limana sorunsuz ulaşımı sağlanmalı, deniz ulaşım ağı kuvvetlendirilmeli, kentlinin denizle buluşmasını sağlayacak imkanlar yaratılmalı ve deniz sporları ve olanakları yaygınlaştırılmalıdır. Tüm bu iş ve projelerin gerçekleşmesi ve İzmir körfezinin geleceği için İzmir Kıyıları Master Planı yapılmalı ve kıyılarımızda bütünleşik kıyı yönetim modeli uygulanmalıdır" diye konuştu.

iha
Yayın Tarihi : 8 Temmuz 2008 Salı 11:55:38


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?