İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Tabip Odası işbirliğiyle yürütülen sağlık panelinde "Kadınlarda Kanser ve Kanserden Korunma Yolları" hakkında bir konuşma yapan İzmir Ege Doğum Evi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Merih Hanhan, katılımcılara sağlıkla ilgili şikayetlerini önemsemeleri gerektiğini söyledi.
Kadın üreme organında rahim, rahim ağzı ve yumurtalık olmak üzere üç tür kanser olduğunu belirten Opr. Dr. Hanhan, bu kanser türlerinin nedenleri, belirtileri, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında hanımlara bilgi verdi.
En sık görülen jinekolojik kanserin rahim kanseri olduğunu ifade eden Hanhan, "Buna rağmen bu kanser türünü yüzde 75 oranında erken evrede yakalıyoruz ve tedavi sonuçları çok başarılı olduğu için kanserden kurtulma oranı da çok yüksek oluyor. Rahim kanseri, kadınlarda görülen kanser türleri içinde 4. sırada yer alıyor.
Özellikle gelişmiş ülkelerde ve menopoz sonrası dönemde ortaya çıkan rahim kanseri, 50-65 yaşları arasında çok sık görülüyor" dedi. Doğurmamış olmak, daha önce meme kanserine yakalanmış olmak, kontrolsüz kullanılan bazı hormon ilaçları, yüksek tansiyon, şeker, erken adet görmek, geç menopoza girmek gibi etkenlerin rahim kanseri riskini arttırdığını söyleyen Hanhan, riski azaltan faktörler olarak da doğum sayısı fazlalığı, doğum kontrol hapı kullanma ve fiziksel aktivite gibi etkenleri sıraladı.
Kansere bağlı ölümlerde 3. sırada yer alan rahim ağzı kanserinin ise yüzde 80 oranında geri kalmış ülkelerde ortaya çıktığını vurgulayan Opr. Dr. Merih Hanhan, "Rahim ağzı kanserini, rahim ağzını tarayarak ilk evrede teşhis etmek çok kolay olmasına rağmen erken evrede teşhis edilme oranı ancak yüzde 38'dir. Erken teşhisin, ölüm riskini çok azalttığı biliniyor. Bu nedenle, kadınlar, 21 yaşından önce başlamak kaydıyla her yıl, 30 yaşından sonra da en az 2-3 yılda bir tarama yaptırarak bu riski en aza indirebilirler" diye konuştu.
Rahim ağzı kanserinin görülme yaşının ortalama 52.2 olduğunu bildiren Hanhan, "35-39 ve 60-64 yaş arası sık görülen rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasındaki etkenler arasında 20 yaşın altında yaşanan cinsel ilişki, çok sayıda partner, annede ya da kız kardeşte aynı hastalığın bulunması, sigara, bağışıklık sisteminin bozukluğu ve bazı kortizonlu ilaçlar sayılabilir" dedi.
Yumurtalık kanser türünün ise, en az görülmesine rağmen en öldürücü kanser türü olduğunu ifade eden Hanhan, şu bilgileri verdi, "Yumurtalık kanseri, kadınlarda görülen kanser türleri içinde yüzde 4'lük bir payı oluşturuyor. Genital kanserler arasında yüzde 53 ile en çok ölüme neden olan tür olarak bilinen yumurtalık kanserini ne yazık ki, tarama ile teşhis etmek mümkün değil. Erken bulgu vermemesi nedeniyle, geç teşhisler söz konusu oluyor. Araştırmalar, bu kansere yakalanma riskinin 40 yaşından sonra arttığını, menopoz sonrası dönemde 65-75 yaşları arasında sık görüldüğünü gözler önüne seriyor".
Opr.Dr. Hanhan, doğum yapmamış olmak ve dolayısıyla kesintisiz yumurtluyor olmak, emzirmemiş olmak ve kontrolsüz kullanılan bazı ilaçların, yumurtalık kanseri riskini arttırdığını belirtti. Doğum kontrol haplarının, bu kanser türüne karşı koruyuculuğu olduğunun kanıtlandığını bildiren Hanhan, kadınlar için çok önemli risk oluşturan genital kanser türlerine yakalanma riskini en aza indirmek için düzenli kontrollerin şart olduğunu vurguladı. Hanımlara seslenen Hanhan, "Mutlaka rutin kontrollerinizi yaptırın. Şikayetlerinizi, ağrılarınızı, düzensiz kanamalarınızı önemseyin ve hekiminize başvurmakta gecikmeyin. İhmal, aile baskısı, utanma gibi nedenlerden dolayı ertelenen muayeneler, zamanında yapılırsa hayat kurtarabilir" dedi.