
Özellikle, yüksek C vitamini içermesine bağlı olarak vücut direncini artırdığı bilinen ve bu nedenle de kış günlerinde bolca tüketilmesi önerilen narenciye ürünlerinin, yeşil olanlarının üzerine turuncu boya sürülerek piyasaya sunulduğu, bunun da çok ciddi sağlık problemlerine yol açtığı yönünde, Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Engin Başaran'ın bazı basın ve yayın organlarında açıklamaları narenciye sektöründe çifte tepkiye neden oldu.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu ve İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse, Tüder Başkanı Engin Başaran'ın yanlış ifadelerle tüketiciyi yanıltmakla suçladılar.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, narenciye ürünlerini boyama gibi bir uygulama olmadığını meyvenin doğasında var olan etilen-nem-doğal ısı ile yapılan meyve kabuğu sarartma işleminin bütün dünyada uygulanan bir yöntem olduğunu söyledi. Türkmenoğlu, "Meyve otomobilmi ki boyansın" diyerek tepkisini dile getirdi. İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse ise, "Sarartma işlemi uzun yıllardır tüm dünyada uygulanmakta ve sağlığa zararlı hiçbir unsur barındırmamaktadır. Ayrıca sezonun ortasına gelinmiştir. Şu anda hiçbir işleme gerek duyulmaksızın iç ve dış pazara bahçeden naturel narenciye ürünü hasat edilmektedir" dedi.
TÜDER Başkanı'nın hiçbir teknik ve bilimsel dayanağı olmayan iddialarının sektöre büyük zarar verebileceğine işaret eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türkmenoğlu, "Böyle mevkilerde olan kimselerin sorumlukları bulunmaktadır. Sorumluluk makamındaki kişiler, bilmedikleri konuda, bilenlere danışarak açıklamada bulundukları takdirde kamuoyu önünde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan kişi konumuna düşmekten kurtulacaklardır" dedi.
Küresel mali kriz ortamında dahi dış ticaretini arttıran yaş meyve sektörü olarak, Türkiye'nin dış ticaret imajını tehdit altına alacak mesnetsiz beyanatları verenleri kınadıklarını ifade eden Türkmenoğlu, domuz gribinden korunmak için bütün uzmanların narenciye ürünleri tüketilmesini tavsiye ettiği bir ortamda böyle bir açıklama yapılmasını manidar bulduklarını belirtti. Türkmenoğlu, narenciye sektöründeki süreci ise şöyle özetledi; "Narenciyenin iç et olgunluğunun AB standartları normunda asit/şeker oranının 6, usare miktarının %40 olduğunda literaturlere göre olgunlaştığı belirtilir. Bunun kabuğunun yeşil veya kırmızı olmasıyla ilgisi yoktur. Kabuğu yenen bir meyve olmadığı için kabuğun yeşil görünüşü psikolojik olarak olgunlaşmamış intibahı yaratır. Özellikle Hollanda başta olmak üzere, Amerika ve Avrupa'da uzun yıllardır, narenciye, muz ve vb. kabuğu yanmayan ürünlere olgunlaşma ortamında % 90'lık rutubetli hava ve 22 derece ısı, etilen vererek olgunlaştırma işlemi yapılmaktadır. Ayrıca, bu işlem tek başına bir sarartma işlemi olmamakta, ürün sarartma işlemi öncesinde, üzerinde bulaşık olan her tür zararlıdan yıkanmak suretiyle arındırılmaktadır. Narenciye ürünlerinin hasat edilmeden önce, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın ilgili Bölge Müdürlükleri koordinatörlüğünde, Tarım Bakanlığı Zirai Karantina Bölge Müdürlüğü, Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyelerinin bir Hasat olgunluğu tespit komisyonu Türk Standartlarının amir yasasına uygun olarak toplanarak, bu heyet tarafından üretim bölgelerindeki bahçelerden örnek numuneler alınarak devlet laboratuarlarında analiz edildikten sonra, AB ve TS standartlarında belirtilen özellikle şeker ve asit oranlarına bakılarak hasat ve ihraç tarihine karar verilmektedir. Bu çalışma, her ne kadar dış pazara yönelik bir uygulama olsa da, birkaç istisna dışında iç pazarda bu süreci beklemektedir"
Tarım Bakanlığı'nı denetime davet edenlerin sektördeki uygulamaları bilmeden verdikleri beyanatlarla lüzumsuz yere kamuoyunun zihnini meşgul ettiklerini de söyleyen Türkmenoğlu, kamuoyu ile bilgi paylaşan kişilerin daha sorumlu hareket etmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
NARENCİYE ÜRÜNLERİNİN SADECE TOPLAMASINDA 400 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR
TÜDER Başkanı Engin Başaran'ın, bilimsel dayanaktan yoksun ve hiçbir araştırma yapmadan sektörü zan altında bırakan açıklamaların üreticinin ürününün değerini bulmasına engel teşkil ettiğini belirten İzmir Ziraat Odası Başkanı Sedat Köse, yersiz ve hayali açıklamalar yerine sorumlu davranış beklediklerini kaydetti. Köse, "Bizler, bin bir emekle ürettiğimiz ürünün para etmesinin, iç pazarda ve dış piyasa da gönül rahatlığı ile tüketilmesinin ve ülkemizin daha çok pazara daha çok ürün satmasının uğraşısını vermekte iken, en sıradan tüketicinin, rengindeki değişimi kolayca anlayabileceği bir üründe bu denli dalgalandırıcı haber üretmenin mantığını kamuoyunun takdirine bırakıyor, yeni narenciye sezonumuzun herkese bol kazanç getirmesini diliyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye'nin dünyanın en önemli narenciye üretici ülkeleri arasında yer aldığına işaret eden Köse, "2008 yılı tahmini verilerine göre Türkiye'nin narenciye rekoltesi 2.6 milyon ton. Bu rekoltenin 400 bin tonunu Ege Bölgesi üretiyor. Bu üretim sürecinde, sadece toplanmasında 400 bin kişi, bu işten geçimini sağlıyor, Üretimde dünyada 12. Sıradayız. Sarartma işlemi uzun yıllardır tüm dünyada uygulanmakta ve sağlığa zararlı hiçbir unsur barındırmamaktadır. Ayrıca sezonun ortasına gelinmiştir. Şu anda hiçbir işleme gerek duyulmaksızın iç ve dış pazara bahçeden naturel narenciye ürünü hasat edilmektedir. İddia sahibini iddiasını ıspata davet ediyoruz" dedi.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |