21
Şubat
2026
Cumartesi
İZMİR

Özince'den ulusal sermaye vurgusu

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, "Ülkeler gelecekte top tüfekle değil sermayeleriyle yarışacak" dedi.


Türkiye İş Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (ESİAD) düzenlediği "Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler ve Beklentiler" konulu toplantıya konuşmacı olarak katıldı. Türkiye ekonomisinde liberal bakışın eksikliğinin yaşandığını belirten Özince, İzmir İktisat Kongresi'nde bile başarıyla uygulanan serbest piyasa ekonomisinin günümüzde uygulanamadığını söyledi. Dünyada son dönemde globalleşmenin başına buyruk gelişmesi, küresel ısınma, siyasi gelişmeler gibi nedenlerin gelecekte ciddi sermaye rekabetine sebep olacağını belirten Özince, "Ülkeler gelecekte top tüfekle değil sermayeleriyle daha somut bir şekilde yarışacak. Serbest piyasa ekonomisi mutlaka işletilmeli. Bunu Türkiye'de halen yapabiliyor değiliz. Ülkenin tüm kesimleri serbest piyasa ekonomisi için gerekeni yapmıyor" dedi.


Özince, yabancı sermayeye kapalı olarak liberal olunamayacağına da dikkat çekerek, "Siz kapalı olursanız, size de kapalı olurlar" ifadelerini kullandı. Türkiye'de sermaye piyasası ve bankacılık kurallarının uygulanmamasının gelecekte ülkeyi zarara uğratacağını savunan Özince, dünya rekabetine ayak uydurmak için ekonomi alanında küresel ısınmanın, refah sorununun ele alınması ve iş aleminin bu konuda ısrarcı olması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin ülke kredi notunun ekonomide büyük engel teşkil ettiğini ifade eden Özince, "Sadece işlerimiz değil şirketlerimiz de dışarı gidiyor. Bunlar düzeltilmeli yoksa ülke varlıklarımız dışarıya gidebilir" dedi.

HAZİNEMİZİN DEĞERLİLİĞİ YOK
Özince, Türkiye'nin dünya ekonomisi standartlarına uyum konusunda belli başlıklar altında, kendisini geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Özince, özellikle kredi kullanımıyla ilgili ciddi sorunların yaşandığını söyledi. Türk hazinesinin bile kredi değeri olmadığını vurgulayan Özince, "Yani, Türkiye'de para-kredi ilişkisini kurmak için gereken bilanço, sermayenin standartlarına göre yok" diye konuştu.
İMKB Başkanı'nın, Türkiye'de yerli yatırımcıların özendirilmediğine dair açıklamalarını hatırlatan Özince, tasarrufların, yurt dışından dolandırılarak ülkeye sokulduğunu belirterek "Yerli yatırımcı, kredi değerliliği yüksek ülkelere yatırımlarını kaydırmaya başladı. Bu bizim para politikasındaki başarısızlığımıza işaret etmektedir" dedi.


DÖVİZİ BAHREYN'DEN DOLAŞTIRIP VERİYORUZ
Türkiye'de genelde dövizle kredi verilmediğini bildiren Özince, bu sorunu aşabilmek için yurt dışı üzerinden döviz girişi yapılmak zorunda kalındığını söyledi. Böyle bir uygulamada da Maliye Bakanlığı ile 'vergi kaçırma' başlığı altında sorun yaşandığını anlatan Özince, "Biz, Bahreyn'de açılan şubeye Türkiye'den mevduat göndermiyoruz. Bizim, sizlere döviz vermemiz dahi yasak. Hala kredi piyasasıyla ilgili en temel konular yerine konmuş değil. Çünkü, Türkiye'de para ve sermayenin kuralları serbest piyasaya göre işlemiyor."


SERMAYEDAR BEĞENECEK DURUMUNDA DEĞİLİZ
Türkiye'de yabancı sermayeli banka sayısının artmasını olumsuzluk olarak değerlendirmediklerini ifade eden Özince, her şeye rağmen ulusal sermayenin ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.


Sermayedar beğenecek lükste olmadıklarını anlatan Özince, şöyle konuştu: "Yabancı yatırımcılardan toplam 60 milyar dolarlık bu ülkeye bankacılık yatırımı kondu. Bu para size geldi. Yabancı sermayeye karşı değiliz ancak ulusal sermayeyi de ön plana çıkartmamız gerekir."


TÜRKİYE'DE TERS ENERJİ BİRİKİYOR
Türk Lirası'nın ani değer kaybetmesi konusunda beklenti içine girilmemesi gerektiğini ifade eden Özince, insanların Tark Lirası'nın değerlendiği kanaatini taşıdıklarını söyledi. Türkiye'nin sürekli ürettiğini ancak ürünlerini satamadığını hatırlatan Özince, bundan dolayı ülkede ters enerjinin biriktiğini dile getirdi. Dünyada sermayenin her geçen gün arttığına dikkat çeken Özince, Türkiye'de de sermayenin uluslararasılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin sosyo ekonomik alanda ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getiren Özince, problemlerin aşılması için yeni yapısal programlara ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Özince, yeni yapısal programlar hazırlansa bile, bu süreçte ne gibi fayda sağlanır bilemediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü Türkiye, 'ben bu verilerle, bu kurla nasıl rekabet edebilirim' gibi basit aritmetik tehdidi altındadır. Bu kurla, bu faizle 10 yılda dünya rekabetinde nasıl bir yere varabiliriz bize gösterseler, biri bize kaptanlık yapsa, biz inanmaya razıyız. Mevcut programa bizim de halkın da itimadının kalmadığı ortada."


Özince, ülke ekonomisi bazında ilk sıralarda yer alan İzmir'in, lojistik alanda kendini geliştirmesi gerektiği uyarısını da yaptı. İstanbul'un lojistik anlamda Türkiye'ye yeterli olmadığını belirten Özince, sözlerini şöyle tamamladı: "İzmir'in, liman hadisesini, özellikle demir yolu sorununu çözmesi gerekir. Öyle ki, İzmir'den çıkan trenin Basra Körfezi'ne kadar gidebilmesi lazım. Liman konusunda çok ağır yol alınıyor. Tüm bunlara bir an evvel çözüm getirilmesi gerekir."

iha
Yayın Tarihi : 10 Eylül 2008 Çarşamba 17:11:22


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?