TESK, Türk-İş, TZOB, TİSK, TOBB, Hak-İş ve Türk Kamu- Sen İzmir il temsilcileri, düzenlenen ortak basın toplantısında sağduyu çağrısı yaptı.
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nde (İESOB) düzenlenen toplantıda ortak basın açıklamasını yapan İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, Türkiye'nin zor bir demokrasi ve hukuk sınavından geçtiğini belirterek, herkesin dileğinin Türkiye'nin bu kritik dönemden hiçbir yara almadan çıkması olduğunu söyledi. Türkiye'nin kritik bir süreç yaşadığını ve sağduyuya ihtiyacı olduğunu ifade eden Mutlu, "Uluslararası finansal krizin dalgalarını hissetmeye başladığımız bugünlerde, iktisadi tedbir arayacağımıza, hala sağduyu arıyor olmamız bir talihsizliktir. Türkiye'nin bir an önce uzun dönemli ve büyümesini sağlayacak ve işsizlik başta olmak üzere tüm iktisadi ve sosyal sorunlara odaklanması gerekmektedir" dedi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa'nın başlangıç ilkelerine dayalı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Mutlu, bu ilkelerin bütünü bir arada tutan ve vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Bu ilkelerin dışında her meselenin siyasetin konusu olabileceğini ve özgürce tartışılabileceğini belirten Mutlu, "Geçen yıldan beri devam eden kısır politik süreç, ne yazık ki genel seçimlerden sonra da devam etmekte, toplumda umutsuzluğu ve karamsarlığı arttırmakta, siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarı tehlikeye atmakta ve toplumun enerjisini boş yere tüketmektedir. Siyasi partiler toplumun vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi partilerin kolaylıkla kapatılabilmesi, aynı kolaycı yaklaşımla kurum ve bireylerin özelliklerinin kısıtlanması, demokratik süreç ve kurumların güçlenmesine hizmet etmek yerine zarar vermektedir" diye konuştu.
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin demokrasinin işlemesi açısından son derece önemli olduğunu belirten Mutlu, bu ilkenin toplumda yaratılmak istenen kamplaşmayı beslememesi ve kuvvetlerin bağımsızlığını temin etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin yaklaşık 1 yıldır anayasa ve siyasi partiler kanununu ilgilendiren çeşitli sorunlar nedeniyle gergin ve çözüm üretmeyen bir süreç içerisinde olduğunu belirten Mutlu, "Yapmamız gereken ekonomik, siyasi ve sosyal standartlarımızı gelişmiş ülkeler ulaştırmak ve AB sürecini hızlandırmak olmalıdır. Türkiye'nin gelişen dünya şartlarına uygun toplumun beklentilerini karşılayan her ferdini kucaklayan evrensel değerler ile kendi değerlerimizi bütünleştirecek bir anayasa ve siyasi partiler kanununa ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmeye ihtiyacı vardır. Türkiye kendi meselelerini sindire sindire tartışarak katılımlı bir süreç içinde tüm kesimlerin mutabakatıyla hazırlanacak bir anayasayı hak etmektedir" dedi.
Türkiye'nin temel sorunlarının çözümüne her zaman katkı sağlamaya hazır olduklarını belirten Mutlu, demokrasinin kurum ve kurallarıyla hayata geçirildiğinde, tüm kurumların kısır çekişmelerden uzaklaşarak uyum içinde çalıştığında, Türkiye'nin aydınlık yarınlara yürüyeceğine inandıklarını ifade etti. Mutlu, toplantıda bir gazetecinin DİSK'in "Hükümetin yapılan çağrıyı önemsemeyeceği gerekçesiyle çağrıya katılmama kararına" yönelik sorusunu şu şekilde yanıtladı:
"Buradaki kurumların temsilcileri Türkiye'de 50 milyon insanı temsil ediyor. Ben böyle bir şey düşünmüyorum. Önemsenmeyeceğini düşünmek kişilerin kendi fikridir."