Devlet Bakanı Mehmet Aydın, "Bütün ülkelerin bir değeri vardı. Fakat Türkiye'nin değeri ve konumu farklıdır. Gerçekten AB güçlü bir birlik olacaksa, o zaman bu Türkiye'siz olmaz" dedi.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Ege Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ESİAD) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu'nun 2008 Avrupa Kültürlerarası Diyalog Yılı nedeniyle düzenlediği, "Kültürel Avrupa ve Türkiye'nin Tam Üyeliği" konulu toplantıya katıldı.
Hilton Otel'inde düzenlenen toplantıya Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın yanı sıra İzmir Valisi Cahit Kıraç, AK Parti İzmir Milletvekili Taha Aksoy, ESİAD Başkanı Sıtkı Şükürer, çok sayıda yabancı davetli ile iş dünyası temsilcileri katıldı.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Avrupa Birliği'nin (AB) bir ekonomik süreç olarak başladığını, ekonominin olduğu yerde her zaman siyasetin olacağını belirterek, AB'nin daha sonra siyasi ağırlıklı bir misyon üstlendiğini söyledi.
AB'nin yapısının iyi bilinmesi gerektiğine vurgu yapan Bakan Aydın, sözlerine şöyle devam etti: "AB'de otorite, egemenlik paylaşımı vardır. AB'ye girdiğinizde siz o ülkeler üzerinde söz sahibi oluyorsunuz. Onlar da sizin üzerinizde söz sahibi oluyor. AB'de bir oda var, o odaya girdiğinizde diğer ülkelerle birlikte karar veriyorsunuz. AB böyle bir topluluk. Bu milli menfaatlerden vazgeçmek değildir. Bu şekilde hem milli menfaatler korunuyor hem de ortak karar alınıyor. Onlardan bir kişi bir şey
söylediğinde, 'Neden karışıyorlar, karışmasınlar' diyoruz. Evet buna hakları var ve onu bir yere koymamız lazım."
Türkiye'nin AB'de bulunan birçok ülkeden ekonomik açıdan daha iyi olduğunu belirten Aydın, şöyle konuştu: "AB Türkiye'nin yoksul bir ülke olduğunu söylüyor. Türkiye çok yoksul bir ülke değil. Bugün üye olan pekçok ülkeden ekonomik açıdan iyi durumdayız. Sınırlarımızı sorun olarak gösteriyorlar. Sınırlarımız çok problemli değil. Bu doğru ama demokratik derinleşmeyi bir sınırda tutacak mı AB tutmayacak mı? AB'nin buna karar vermesi lazım."
AB'nin demokrasiden geri adım atması durumunda bundan batı demokrasisinin kırılganlık göstereceğini ifade eden Aydın, şunları söyledi: "Bütün ülkelerin bir değeri vardı. Fakat Türkiye'nin değeri ve konumu farklıdır. Gerçekten AB güçlü bir birlik olacaksa, savunmasının dünyaya önemli bir katkısı olacaksa, ekonomik açıdan da önemli bir güç birliği oluşturacaksa ve onunla beraber yürüyen bir demokratik girişim olacaksa, o zaman bu Türkiye'siz olmaz. Türkiye'siz olması mümkün değil.
İnançlar bütünü olan Avrupa'da siz bir inancı rencide edecek bir tavır içinde olursanız AB'nin yaşama şansını yitirirsiniz. İnsan hakları konusunda geri adım atılıyor izlenimi veren bir tasarıyla parlamentoya giderseniz kırılganlık oluşur. Bu durum sadece AB'de değil, bizde de bir kırılganlık yaratır. Bu nedenle özellikle güvenlik tedbirleri konusunda herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Namlunun ucuyla demokrasi gitmiyor."
Osmanlı'nın çöküş döneminde herkesin bunu batı imparatorluğunun çöküşü olarak adlandırdığını belirten Bakan Aydın, Osmanlı'nın Avrupa demek olduğunu, Türkiye'nin de Avrupalı olduğunu söyledi. Türkiye'nin basamak basamak, askeri darbelere rağmen demokrasi yolunda yürüdüğünü ifade eden Aydın, ciddi mesafe alındığını ve bu yolda yürümeye devam edileceğini söyledi.