Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) alınan Ocak 2008 verileri Türkiye'de 55 yaş ve üzeri 9 milyon 856 bin 747 kişinin yaşadığını ve bu rakamın Türkiye nüfusunun yüzde 13,9'unu oluşturduğunu ortaya koydu.
İzmir'de ise 55 yaş üzeri 626 bin 036 kişinin bulunduğu ve bunun İzmir ili nüfusunun yüzde 16,7'si olduğu saptandı. İzmir'de 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfusunun yüzde 8 oranında olduğu belirlendi. Bu durum İzmir'in sosyo-ekonomik ve coğrafik yapısı nedeniyle ileri yaş nüfusunun tercih ettiği iller arasında ön sırada yer aldığını gösteriyor.
Dünyanın ve ülkemizin hızla yaşlanmakta olduğunu bununla beraber bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve tıp alanındaki teknolojik ilerlemeler, erken tanı ve tedaviler sayesinde insan ömrünün günden güne uzadığını belirten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Geriatri Bilim Dalı'nda Uzman Dr. Sevnaz Şahin "Ülkemizde bugün doğan bir kız bebeğin beklenen yaşam süresi 74 yıl, erkek bebeğin ise 69 yıl olmuştur. Yaşam süreleri uzarken doğurganlık oranlarının azalması nüfusta yaşlı popülasyonun ön plana çıkmasına neden olmaktadır. Günümüzde Avrupa ülkelerinde 65 yaş üzeri nüfus toplam nüfusun yüzde 20'sini oluşturmaktadır. Ülkemizde 2008 verilerine göre nüfusun yüzde 7'si 65 yaşın üzerindedir. Nüfus bilimcilerinin ileriye dönük öngörüleri 2050 yılında nüfusun yüzde 17.6'sının 65 yaşın üzerinde olacağını göstermektedir. Bunun anlamı nerdeyse 5 kişiden birinin 65 yaş üzerinde olacağının göstergesidir" diye konuştu.
"ASIL PROBLEM YAŞLILARIN TALEPLERİNE YANIT VEREMEMEKTİR"
Avrupa ülkelerinin artan yaşlı nüfusla, ülkemizden daha önce karşılaştığını ve hazırlıksız yakalanmaları nedeniyle ciddi problemler yaşadıklarını ifade eden Dr. Şahin "Yaşlanma insanoğlunun en büyük başarılarındandır. O halde problem nedir? Problem yaşlılık değil yaşlıların taleplerine yanıt verememektir. Yaşlı popülasyon beraberinde birçok taleple gelmektedir. Yaşlı nüfusun ekonomik, sosyal, kültürel, tıbbi, mimari talepleri vardır. Hayatını refah içinde geçirmesini sağlayacak ekonomik kaynak ister, sağlık hizmetlerinden gençlerle aynı oranda yararlanmak ister, ilaçları karşılansın, bakımı yapılsın ister. Yaşına uygun merdiveni az, düzayak, aydınlık binalar, bastonun takılmayacağı, düşmeyeceği sokaklar, yürüyüş yapabileceği, yeşil ve güvenli şehirler ister" dedi.
Yaşam dolu yıllar için de öncelikle yaşlı nüfusun hızla artmakta olduğunun farkına varıp, sonra ise yaşlı nüfusun taleplerine kulak kabartılması ve toplumda bu konuda farkındalığı arttırmamız gerektiğini savunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Geriatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akif Yalçın, "TÜİK verileri gösterdi ki İzmir yaş ortalaması en yüksek şehirlerden bir tanesidir. 2008 verileri Türkiye'de 65 yaş üzeri nüfusu %7 gösterirken İzmir'de bu oran %9'lardadır. İzmir gerek coğrafi özellikleri, ılıman iklimi, gerek sosyal ve sağlık hizmetlerine kolay ulaşımı gibi nedenlerle emeklilikte tercih edilen şehirlerdendir. Bu nedenle İzmir özelinde yaşlı nüfusa yönelik ileriye dönük çalışmalar daha büyük önem arz etmektedir" diye konuştu.
Her geçen gün toplam nüfus içerisindeki yaşlılık oranının artmakta olduğunu, yaşlılara sunulacak sağlık ve sosyal hizmetlerin nitelik ve nicelik yönünden daha etkili ve yeterli bir hale getirilmesinin daha büyük önem kazanmakta olduğuna değinen Yrd. Doç. Dr. Yalçın "Türkiye'de yaşlı nüfus konusunda yeni çalışmaların yapılması gerekmekte, bireysel ve kurumsal bazda yeni kurumların oluşması gerekmektedir. Yaşlı kişilerin sorunları sadece sağlık açısından değil, sosyal açıdan da değerlendirilmeli ve çoğu yaşlının içinde bulunduğu ekonomik-sosyal-eğitim yoksunluğu çerçevesinde değerlendirerek topluma dayalı bütüncül sağlık hizmeti verilmesi planlanmalıdır" dedi.
Ege Üniversitesi Geriatri Bilim Dalı öncülüğünde kurulan Ege Geriatri Derneği'nin bu amaçlar doğrultusunda çalışmakta olduğunu ve konuyla ilgili tüm alanlardaki çalışmaları desteklediklerini belirten Yrd. Doç. Dr. Yalçın "Bu farkındalık ile Geriatri Bilim Dalımız sağlık hizmeti vermenin yanında, yaşlılara hizmet verecek sağlık çalışanlarına yönelik eğitim programları düzenlemeyi planlamaktadır" diye konuştu.
Yaşlılığı sadece sağlık hizmeti olarak görmemek gerektiğinin altını çizen Geriatri Bilim Dalı doktorlarından Dr. Sumru Savaş, "Geriatri Bilim Dalımızın çalışmalarında, yaşlılıkta sağlıklı ve iyi olma durumunun arttırılmasını ve yaşlının sağlık hizmetinden başlayıp tüm taleplerine yanıt vermeyi amaçlıyoruz. Yaşlı bakımı ile ilgili eğitim programları açmayı planlamaktayız. Böylece yaşlıların yaşadıkları çevreden ayrılmadan gereksinim duydukları hizmetlerin karşılanması için ara eleman yetiştirilmesine katkıda bulunmak istiyoruz. Ayrıca hemşire ve doktorlara yönelik Geriatri Eğitim Kursu çalışmalarımız da devam ediyor" diye konuştu.