
İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) her yıl geleneksel olarak düzenlediği, İzmir Şehri'ne Katkı Ödülü'nün bu yılki sahibi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım oldu. İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Bakan Yıldırım'a İzmir'e yapılması istenen 9 maddelik öneri sundu; Bakan Yıldırım ise isteklere bir müjde ile karşılık verdi.
İZTO'nun 2009 yılının son meclis toplantısında her yıl geleneksel olarak düzenlediği İzmir Şehri'ne Katkı Ödülü'nün bu yıl on birinci sahibi, İzmir'e yaptığı hizmetlerden ötürü Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a verildi. İZTO Meclis Salonunda düzenlenen törene; AK Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabak ve denizcilik sektöründen temsilciler katıldı. Bakan Yıldırım, Devlet eski Bakanı Yüksel Yalova ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra, İzmir Şehri'ne Katkı Ödülü alan üçüncü siyasi oldu. Toplantıda ödülle
ilgili bir konuşma yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş; İzmir'e yapılmasını istedikleri 9 maddelik öneriyi sıraladı. Başkan Demirtaş, "Amacımız hangi alanda olursa olsun İzmir'de taş üstüne taş koyanın, İzmir'i sesini duyuranın bu çabalarına destek vermektir. Bu ödülün siyasiler arasında üçüncü isim olarak sahibi olan isim ise; İzmir'e yaptığı hizmet ve yatırımlardan ötürü Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım olmuştur" dedi.
İZMİR İÇİN KESENİN AĞZINI SONUNA KADAR AÇTIK
İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş'ın ardından söz alan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım duygularını ifade ederek, "Bu ödülü Bir hemşerilik beratı olarak kabul ediyorum. İzmir konu olunca bizim için en önemli ödül İzmir'e hizmettir, İzmirlilere hizmettir, onların memnun edilmesidir. Bu güzel şehrimizin yollarını, bölünmüş yol haline getirmişsek, çevre yolunu yıllardan beri tamamlanamayan ve İzmir'in toplu taşımasına, şehir içi trafiğine önemli rahatlatma sağlayan bu yolu tamamlamışsak, İzmir'i aydına bağlayan,
1853'ten beri hiç el değmemiş, yenilenmemiş demiryolunu yenilemişsek, Adnan Menderes Havaalanı'nı sayılı havaalanlarından biri haline getirmişsek, uçmayı her kesimden vatandaşa sağlamışsak ve bu hizmeti İzmirlilerin ayağına getirmişsek, Türkiye'nin en büyük kent içi raylı taşıma sistemi EgeRay'ı Büyükşehir Belediyesi ile birlikte hayata geçirme aşamasına gelmişsek; İzmir'i Türkiye'nin en büyük yat turizm merkezi haline getirmek için önemli yat projeleri başlatmışsak, önemli yük limanını İzmir'e layık
görmüşsek, Çandarlı bölgesindeki liman için bütün çalışmaları tamamlamışsak ve İzmir'in bütün okullarına geniş bant internet bağlantısı yapmışsak, Ankara-İzmir yolunu kısa sürede tamamlayıp hizmete sokmuşsak, İzmir Otoyol İhalesini gerçekleştirmişsek, yediden yetmişe bütün İzmirlilerin ulaşım erişim önceliğini kendi önceliğimiz olarak görüp bu bağlamda İzmir için kesenin ağzını sonuna kadar açmışsak bizim için en büyük ödül budur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
HİZMET GÖTÜRDÜĞÜNÜZ YERLE ARANIZDA BİR DUYGUSALLIK OLUŞUR
Bakan Yıldırım konuşmasında siyaseti tanımlayarak, "Siyaset hizmettir. Hizmet götürdüğünüz şehirlerle aranızda duygusal bağlar oluşur. Ne kadar çok hizmet yaparsanız hizmet yaptığınız yer ve sizin aranızda. O şehrin kimliğinin bir parçası haline gelirsiniz. Benim için de İzmir böyle bir şehir. İzmir'de her yaptığımız hizmetten sonra İzmir'e olan aidiyetimiz biraz daha artıyor. Kendimiz doğal olarak İzmir hemşerisi olarak hissetmeye başlıyoruz. Teşekkür ediyorum. Kendimizi İzmirli olarak görüyor, öyle
hissediyoruz. İzmirli olmaktan gurur duyuyoruz. İftihar ediyoruz" diye konuştu.
Bakan Yıldırım konuşmasında İzmir'in ihtiyaçlarının ve yapılacak hizmetlerin daha çok olduğunu vurguayarak, "İzmir'in ihtiyaçları, yapılacak hizmetler bununla sınırlı değil. Bundan sonra da yapılacak işler var. Altyapı anlamında. Bunları da elbirliğiyle yapmanın gayreti içinde olacağız. Geçtiğimiz 6 yıl içinde yapılan yatırımlara baktığımızda İzmir'de kamu yatırımları yaklaşık olarak 4 katrilyon gibi gözüküyor. Bunların içinde bizim bakanlığın payı 2.5 katrilyon. Bunu İzmir'e yaparken hiç tereddüt
etmedik. Büyük bir zevkle yaptık. Çünkü İzmir'in bu yatırımlara ihtiyacı vardı. Gecikmiş yatırımlardı. Bunları gerekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyduk. Bundan sonra da aynı anlayışımız İzmir için devam edecek'' ifadelerini kullandı.
Türkiye'de havacılık sektörüne de değinen Bakan Binali Yıldırım, şunları söyledi:
"Havacılık Türkiye'de 2003-2009 arasında rekordan rekora koştu. Sadece İzmir'de değil, yurt genelinde bir göz atarsak bunun ne anlama geldiğini çok daha rahat anlayabiliriz. 2003 başında Türkiye'de uçakla seyahat eden vatandaş sayısı 8.5 milyondu. 2009'da bu rakam 37 milyona ulaştı. Dünyada yıllık büyüme yüzde 5, 2009 da ise yüzde 6 küçülme oldu. Türkiye'de ise her yıl yüzde 100'e yakın büyüme gerçekleşti. Krizde nasıl oldu? İç hatlarda büyümemiz yüzde 16 oldu. Dünyadaki küçülme yüzde 6, Türkiye'deki
büyüme yüzde 16, toplamda iç dış hat büyümesi yüzde 6 dış hatlarda yüzde 1 küçülme var. 2003'te 150 uçağımız vardı, 300 uçağı geçtik. 48 bin kişi istihdam edilirken 100 binin üzerine çıktık. Türkiye'nin iki noktasından 25 havaalanına sefer yapılırken, 7 merkezden 45 havaalanına tarifeli seferler yapılır hale geldi. 8 milyondan fazla vatandaş ilk defa uçağa bindi. Hava taşımacılığını imtiyazdan ihtiyaca dönüştürdük. Fiyatlarıyla, hizmet anlayışıyla havayolunu halkın yolu haline getirdik.''
TÜRKİYE 2023 YILINDA DÜNYA EKONOMİSİNDE İLK 10 ÜLKE ARASINA GİRECEK
Türkiye'nin 2023 yılında dünya ekonomisi arasında ilk on ülke arasına gireceğini savunan Bakan Yıldırım, "Türkiye 2023'e doğru giderken dünyada ekonomi çevrelerince ekonomisi en hızlı büyüyen ilk 10 ülke arasında gösteriliyor. İlk 10 ülke arasına girmek demek, Türkiye'nin süper ligde yarışması anlamına geliyor. 2023'te ilk 10 arasında olmaması için hiçbir neden yok. Buna hazır olmanız lazım. Bizim kamu kaynaklarından kullanacağımız miktar 100 ila milyardır. Gerisi kendi kaynaklarımız. Kamu ve özel sektör
birlikte iş yapma kültürünü geliştirmelidir. Havayoluyla başladık, otoyol, marina, yolcu iskeleleriyle bunu yapıyoruz. Artık kamunun kaynakları, projeleri, ülke ihtiyacı olan temel öncelikli projeleri yapmaya yetmiyor. O yüzden başka alternatif kaynaklara ihtiyaç var. Bunun arayışı içindeyiz. Uygulamasını bakanlığımız en başarılı şekilde yapmıştır, ülkede güven istikrar, güçlü yönetim varsa bunları yapabiliriz. Geçmiş 10 yıla baktığımızda aradaki farkı çok rahat görebiliyoruz. 90'lı yıllar Türkiye'nin kayıp
yıllarıdır. 70'li yıllar kayıp yıllardır. Ne zaman Türkiye'de güçlü bir irade, güven ve istikrar varsa; o zaman hizmetler hızlanmış, ihtiyaçlar daha iyi görülmüş ve yaşama geçirilmiştir. Bütün bunları yaparken halkımızın güveni ve desteği en büyük kaynağımızdır" şeklinde devam etti.
Konuşmasını bir müjde ile sonlandıran Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım özellikle turizm anlamında ve denizcilik setörünü rahatlatacak bir haber verdi. Yıldırım, "Türkiye'ye gelen yabancı gemilerden artık yarı yarıya olmak kaydı ile ayak bastı ücretini 1 dolardan ödeme kolaylığına indirdik" dedi.
Daha sonra Bakan Yıldırım ödül ve plaketini İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş'ın elinden aldı.
![]() |
![]() |
![]() |