21
Şubat
2026
Cumartesi
ŞAPHANE - KÜTAHYA

Şaphane Dağı ziyarete açıldı

Kütahya'nın Şaphane İlçesi'nde, turizme açılması yönünde çalışmalar yapılan Şaphane Dağı'na ziyaretler başladı.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanı Orhan Özgürel, Şaphane Dağı'nın en çok merak edilen Gökçukur Yaylası'nı adım adım gezdi ve buraya çok hayran kaldığını söyledi.

Aslen Bolulu olan Özgürel, dağlara alışkın olmasına rağmen, Şaphane Dağı'nın eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu vurgulayarak, buralara sahip çıkılmasını ve turizme geniş bir şekilde açılmasını istedi.

Şaphane Dağı'nı ziyaret eden Mustafa ve Kudret Gümüşhan da burasının turizme açılması gerektiğini belirtti. Ziraatçı olan Mustafa Gümüşhan, Şaphane Dağı'nın bitki alt yapısını inceledi.

Gökçukur Yaylası'nın dağın zirvesine yakın bir yerde bulunduğu ve batı yönünde alabildiğince uzanarak Macar ovalarını hatırlatırcasına yemyeşil bir yayla hüviyetinde olduğu bildirildi.

Gökçukur Yaylası'nı ziyaret edenler burada akan buz gibi suların değerlendirilmesini istedi. Yaylanın orta merkezinin daha önce büyük bir göl olduğu tahmin ediliyor. Bitki örtüsü zamanla toplanarak üst üste birikince gölün doldurulduğu düşünülüyor.

Yaylanın orta kısmının zemini, yumuşak bir toprakla kaplı bulunuyor. Şaphane Dağı'nın eşsiz güzellikleriyle karşılaşanlar, burasının yabani arılarla bezeli örtüsünü görünce manzaraya değer verilmesi gerektiğini söylüyor.

Dağda yabani hayvanın yaşamadığını belirten ziyaretçiler, bitki örtüsünün de çok çeşitli olduğunu anlatıyor. Ziyaretçiler, çamlık, gürgenlik ve fındık ormanı ile birlikte dağın renk ve bitki cümbüşünü barındırdığını ifade ediyor.

Bakımsız olduğu belirtilen Şaphane Dağı yolu ile Şaphane ilçe merkezine araçlarla yarım saatte ulaşılabiliyor.
Dağın ilk turist kafilesi buradaki güzellikleri çok beğendiğini belirterek, turizme kazandırılması yönünde hemfikir olduklarını dile getirdi.

İHA
Yayın Tarihi : 25 Ağustos 2005 Perşembe 14:36:41
Güncelleme :18 Kasım 2005 Cuma 17:35:54


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Z.TOKYAY IP: 62.165.80.xxx Tarih : 2.12.2005 17:51:05
Saphane daginin guzelliginin birileri tarafindan fark edilmesine sevindim . Eger once guzel bir yol gunun deyil 50 yil sonrasinin sartlarini yerine getirecek sekilde dizayen edilirse ve bu sene 3.5 yasinda agaclar dikilirse varin o zaman 2 sene sonra o guzellige doyulurmu ? dagda daha turizime kazandirilacak cok guzel yerler var ama orayi degerlendirecek kafalar olusmadi.Konuda emegi gecen herkeze saygilar sunarim .

Mujde ÜNLÜ IP: 85.101.110.xxx Tarih : 18.10.2005 10:13:51
HER GELENİ HIZIR, HER GECEYİ KADİR BİL! ( Hadis ) Merhaba! Nihayet yeni öğrencilerimiz gelmeye başladı. Daha önceden gelecekleri zaman belli olan bu üniversite öğrenci ve velilerini karşılayacak bir büromuz olsaydı. Bir masa sandalye bile yeterdi. Orda sıradan görev verilmiş hemşerilerimiz gönüllü olarak nöbetçi olurlardı. Gelen öğrencileri ve velilerini karşılar, sıcak bir hoş geldiniz derler, dertleriyle ilgilenirler di. Bu işin gönüllüsü de çok. İdarecilerimiz bunu baştan düşünemediler herhalde. Öğrencileri ve velilerini halktan kıskandıklarından değil tabi.. Bırakın dünyayı, pek çok küçük şehrimizde bile böyle öğrencileri karşılayan, onları evlerinde gibi hissettirecek halktan kişiler, sivil toplum kuruluşları var. İlk fırsatta halka, sivil toplum kuruluşlarına da böyle imkân ve sorumluluk verilmelidir. Ziraat Bankası’nda bir Ahmet Bey var ki. sorma gitsin! Kendisi Simav’dan ama öğrenci velilerine Şaphane’yi ve buranın güzelliklerini tek tek anlatırken “ İşte Şaphane tam okunacak yerdir “ deyişi halen kulaklarımda. O bu misyonu en güzel şekilde kendince yerine getirdi. Ekonominin arz ve talep kuralı da işlemeye başladı. Öğrenci sayısı 550 olacak Şaphane’de, öğrencilere yönelik güzelim yerler de açılmaya başlandı. Hem de hiç ummadığımız aileler açıyor. Reşat KATAN ve eşi, oğlu ve kızıyla, yani ailece bir köfte ve çorba solunu açtılar. Hanım beyaz ve gayet hijyenik giyinişi de dikkatimi çekti. Çok kimse bir işletmede, büyük sermeyeler olması gerektiği sanır. Esas sermaye ise bilgi, görgü ve vizyonu oluşudur. Hanımın hijyenik giyimi, saçları dahi bir lastikli bir plastik aşçı şapka ile koruyor olması, bölgemiz de ilk olsa gerek. Biz bunları ancak 5 yıldızlı otellerde görüyoruz Diğer esnafımız da bunda geri değil. Fakat ilginç olan, sıradan bir ev hanımın ilk defa esnaf olurken bu kadar şeyi bir arada düşünebilmiş ve geniş vizyona sahip olmuş olması. Demek ki ortaya çıkmamış ne hünerli insanlarımız var. Daha ilk gün olduğunda mı bilinmez ama her taraf pırıl pırıl, Yine değişmez bir kaide burada devreye girecektir. Diğer esnaflarımız da, bu rekabet ortamında, daha da iyisini yapacaklardır. Hayırlı uğurlu olsun! Şaphane’nin ortasına dev bir direkle, stüdyo tipi ışıklandırma kondu. Başkanımız bunu iyi niyetle yaptığı muhakkak. Sağ olsun. Ancak her yerde doğrudan göze vuran ışıktan kaçınılmaktadır. Birçok yerde, ışık doğrudan göze değil, dolaylı ulaştırılmaya çalışılmaktadır. Bunun içindir ki, ışık önce duvarlara, binalara verilir, Oradan ışıklandırılır. Bunun yerine Belediye Binası, Otel binasına bu tip ışıklar verilerek, binadan yansıtılarak ışıklansa ne kadar güzel olurdu, Dolaylı ışık, göz sağlığına daha uygun olacaktı, Hem de daha başka bir hava verecekti. Bu usul elektriğin ilk icat edildiği günden beri gelen usuldür. İlk anda her taraf günlük güneşlik gibi gelecek ama karşıdan arabanızla gelirken, bu güçlü ışığın etrafında dolaşırken, gözlerinizin ne kadar rahatsız olduğunu fark edeceksiniz. Bir de direğin etrafı korunup, çiçekle filan döşenirse, yani direk bariyerlerle korunursa ne kadar iyi olur. Bir de direk bu şekilde etrafı muhafazasız kalırsa, bir kamyonun bu direğe ulaştığını, tosladığını ve devirdiğini düşünün. Ondan sonra yaratacağı felaketi düşünmek bile istemeyiz. Herkesin bilgi edinme, haber alma gibi anayasal ve o kadar kutsal bir hakkı var. En yakın haber de mahalli gazetede olacaktır. Şu yaşadığımız yerlerdeki haberleri böyle öğreniyoruz. Yani bizi ilgilendirenler, Şaphane’mizde uzun zamandan beri BÖLGEM Gazetesi sayesinde mahalli haber ve yorumlara hemşerilimiz ulaşmakta ve çok kimse de tiryakisi olmuş durumda. Okuyucusu sayısı hızla artmakta ve daha çok kişi bu gazeteyi okumak istemektedir. Gazete sayısı da sınırlı olunca, bu, AB ülkelerinde olduğu gibi, ancak okuma çıtalarıyla sağlanacağını gördük. Bir örnek olmak üzere Şaphane Kütüphanesi’ne böyle bir okuma çıtasını hediye etmiş durumdayız. Bu aynı zamanda esnafımıza da bir örnek olacak ve kütüphanede de mahalli gazete arşivi oluşmuş olacaktır. Bu gazete okuma çıtaları, gazetenin önceki sayılarıyla beraber muntazam okunmasını sağlamaktadır. Daha önceleri, bilhassa kahvelerde gazeteyi bir alıp gitmekteydi. Bu alıp giden, diğer hemşerilerimizin haber alma hakkını da ellerinden aldığını farkında değildi. Bu Okuma çıtaları hem gazetenin yıpranmadan önceki sayılarıyla beraber okunmasını, hem de böyle kaybolmasını önleyecektir. Kamu kuruluşlarının da halkla ilişkileri olduğuna göre, mahalli gazeteyi bir yere hapsetmek yerine, ziyaretçilerine okuma imkânı vermelidirler. Okuma çıtalarının ayrıca birer asma ipleri de olacaktır. İşi bitince görünür bir yere asılarak, bir sonraki hemşerimize, gel beni dercesine orada asılı bekleyecektir. Bir mahalli gazeteyi atarken, bunu okumak isteyen ne teyzeler, ne minkler vardır diye düşünelim. Şaphane’de ilk uygulaması yapılacak ve bu adet Şaphane’den dağılacaktır. Esnafımızın, bu basit ve ucuz okuma çıtalardan temin etmesini beklemekteyiz. Bu sizin müşterinize olan saygınızı göstereceği gibi müşteri kaybını önleyecektir. Bu okuma çıtalarına ve gazeteye önem veren esnafımızın dostu ve müşterisi artacaktır. Müşteri bazen sizin göremediğiniz şeylerle mutlu olur. Haftaya daha müjdeli haberlerde buluşmak üzere, hoşça kalın, sağlıcakla kalın, benim saygı değer bölgemin insanları, hemşerilerim!