Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Kilis İl Temsilcisi Erdoğan Avcı, üreticilerin Doğrudan Gelir Desteği'ne (DGD) muhtaç hale getiriliğini söyledi.
Avcı, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarım politikalarının temel hedefinin, ihracattan önce kendi insanını doyuracak düzeyde yeterli gıdayı üretmek olması gerektiğini belirtti.
Avcı, "Bu da artan nüfusa paralel olarak tarım üretiminin artırılmasına bağlıdır. Oysa son 40 yılda nüfus, yıllık ortalama yüzde 2 oranında artmasına karşılık tarımsal üretimin yıllık ortalama artış hızı yüzde 1,2 düzeyinde kalmıştır. 2000'li yılların başından itibaren tarımsal destekleme kurum ve araçları tasfiye edilerek; çiftçi, dünyanın hiçbir yerinde tek başına bir destekleme yöntemi olmayan DGD’ye muhtaç hale getirilmiştir. Çiftçiye yönelik kredi ve girdi destekleri kaldırılmış, kamu girdi üretim ve dağıtım sisteminden çekilmiş, dolayısıyla girdi fiyatları fahiş oranda artırılmış, kredi faiz oranları enflasyonun üzerinde tutulmuş, buna karşılık çiftçi ürününü maliyetinin altında fiyatlarla satmak zorunda kalmıştır” dedi.
20 milyon ton civarında olan buğday üretiminin 17 milyon tona, 9 milyon ton civarında olan arpa üretiminin de 6 milyon tona gerilediğini kaydeden Avcı, “Oysa ülkemizin buğday ihtiyacı gıda, tohumluk ve hayvan yemi olarak toplam 18,5 milyon ton civarındadır. Buna rağmen liberal politikalara kurban edilen TMO, 2 yıldır alım fiyatı açıklamamakta, yeterli alım yapmamakta, tümüyle ithalatı destekleyen bir politika izlemektedir. Bir zamanların buğday ambarı Türkiye, artık ihtiyacı olan buğdayı yurtdışından satın alan bir ülke haline gelmiştir" diye konuştu.
Avcı, gübre fiyatlarının fahiş biçimde artmasının yanı sıra gübrede üretim yerine ithalata yönelik bir politika izlendiğini ifade ederek, “Bu bağlamda tehlikeli bir süreç başlamıştır. Özelleştirilen ve tek üre üreticisi olan İGSAŞ, doğalgaz fiyatlarındaki artışı bahane ederek üretimini durdurmuştur. Gemlik Gübre'nin ise kapatılarak arazisinde termik santral kurulması planlanmıştır.1980'li yılların başından bu yana uygulanan politikalarla çiftçiye kaliteli tohumluk ve damızlık temin eden ve yeni tarım teknikleri konusunda öncülük yapan kamuya ait tarım işletmelerinin (TİGEM) işlevleri aşındırılmış, çıkartılan Tohumculuk Kanunu ile birçok işlevi çokuluslu tohum şirketleri ve yerli taşeronlarına devredilmiştir. Günümüzde 38 işletmesinden 14'ü 30 yıllığına özel sektöre devredilen TİGEM İşletmeleri amacına uygun olarak çalıştırılmamaktadır. Çiftçi neredeyse ekecek yerli tohum bulamamakta, şirketlerden fahiş fiyatlarla satın almak zorunda kalmaktadır" şeklinde konuştu.