23
Şubat
2026
Pazertesi
KİLİS

Yeni eğitim-öğretim yılına doğru

Eğitim Bir Sen Kilis İl Temsilcisi Bekir Şen, 2008-2009 eğitim-öğretim yılı başında 1 milyon civarında ilköğretim, 700 bin civarında okul öncesine yeni kayıt yapıldığını söyledi.

Bekir Şen, yaptığı açıklamada, yeni kayıtlarla birlikte 10 milyon 870 bini ilköğretim öğrencisi, 3 milyon 245 bini ortaöğretim olmak üzere toplam 14 milyon 115 bin öğrencinin ders başı yapacağını, ders başı yapacak toplam öğretmen sayısının 600 bin olduğunu belirtti.

Şen, Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli kademelerinde görev yapan yönetici ve personel ile birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 800 bin civarında eğitim çalışanı bulunduğunu söyledi. Eğitim sistemimizin örgün ve yaygın eğitim kurumlarını birlikte değerlendirdiğimizde ise, yaklaşık 20 milyon öğrenci ve 1 milyona yakın eğitim çalışanı mevcut olduğunu belirten Şen, şöyle konuştu: "Bu rakamlara bakınca dev bir örgüt karşımıza çıkmaktadır. Bu kadar büyük bir örgüte sahip eğitim camiamızın sorunları da büyüktür. Bu sorunların tespiti ve çözümüne ise sadece eğitimcilerin değil eğitimle ilgilenen herkesin katkıda bulunması gerekir."

Geçmişte olduğu gibi bu dönemde de eğitimi ve çalışanlarını birçok sorunun beklediğini anlatan Şen, şunları söyledi: "Verilecek eğitimin niteliği açısından eğitime ayrılacak kaynak sıkıntısı, derslik yetersizliği, bölgelerarası öğretmen açığındaki farklar, okulların ödenek ve hizmetli ihtiyacı, kalite seviyesinin yükseltilememesi, eğitimin ezberci ve sınavda soru çözmeye endeksli halde olması; eğitimi verecek öğretmen açısından, öğretmenlerin özlük hakları, öğretmen açığı, sözleşmeli öğretmenlik gibi birçok sorun önümüzde duruyor."

Eğitim sisteminin merkezi idare anlayışı içerisinde yapılandığını belirten Şen, sözlerine şöyle devam etti: "Merkez teşkilatı 16 ana hizmet birimi ve 14 yardımcı hizmet biriminden oluşmaktadır. Kararlar merkezden alınarak taşra teşkilatında uygulanmaktadır. Dolayısıyla hızlı karar alma süreci işlememektedir. Sorunların tespiti de çözümü de yavaş olmaktadır. Bu nedenle merkez teşkilatı yeniden yapılandırılmalı, birçok genel müdürlük ve birimler birleştirilerek küçültülmelidir. Bir kısım yetkiler de taşraya devredilmelidir."

Özellikle Bakanlığın beyni olan Talim ve Terbiye Kurulu'nun yeniden yapılandırılması gerektiğini anlatan Şen, şunları söyledi: "Okulların alt yapı sorunu ve derslik eksikliği giderilmeli daha fazla okul ve derslik yapılmalıdır. Bunların yanı sıra öncelikle çözülmesi gereken başka sorunlar da bulunuyor. Örneğin, yönetici atama konusundaki kaos sürüyor. 30 bin civarında idareci vekaleten görev yapıyor. Bu konuda sınav esaslı, liyakata dayalı bir yönetmelik hazırlanarak mağduriyetlerin önüne geçilmelidir."

Uzman öğretmen sınavının 2005 yılında bir defa yapıldığını anlatan Bekir Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bu sınavın devamı getirilmedi, Başöğretmen sınavı ise hala yapılamadı. Bu konuda meydana gelen mağduriyetler giderilmeli, konu ile ilgili mevcut yasal düzenleme dikkate alınarak yeni sınav açılmalıdır. Binlerce öğrenciyi mağdur eden haksız, adaletsiz katsayı uygulaması hala çözüme kavuşturulamadı. ÖSS'de meslek liselilerin aleyhine uygulanan katsayı engeli nedeniyle söz konusu okulların öğrenci sayısı giderek düşerken, düz liselerin kapasitesi sağlıksız şekilde artıyor. Bu engel kaldırılmalı. Katsayı engelinin aksine, meslek liselerinin teşviki için ilave puanlar verilmelidir."

Bekir Şen, Türkiye'nin acilen demokratikleşmenin önünü açan, özgürlükleri genişleten, milleti kucaklayan, milletin iradesine saygıyı öne çıkaran, kuvvetler ayrılığı ilkesini sözde değil özde yapan bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Şen, bu yeni anayasa ile demokrasimizin gelişmesine engel olan atıl alt yapının değiştirilmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Bireysel inanç ve özgürlüklerin önü açılmalıdır. Ülkede demokratikleşme çıtası yükseltilmelidir. Kamu çalışanlarına toplu sözleşmeli, grevli sendikal hak verilmeli, siyaset yapma yasağı kaldırılmalıdır. Bu taleplerimizin hepsinin özünde, bireyi esas alan ve toplumsal bütünlüğü de muhafaza eden bir anlayış vardır. Bu çerçevede, kadınların eğitim ve çalışma hayatlarının önündeki engellerin kaldırılmasını, temel hak ve hürriyetler açısından önemsiyoruz. Anayasa'nın güvence altına aldığı temel insan haklarından biri olan eğitim hakkının her ne suretle olursa olsun engellenmesi insanlık ayıbıdır."

İHA
Yayın Tarihi : 7 Eylül 2008 Pazar 18:25:22


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?