7
Şubat
2026
Cumartesi
ANKARA

Anadolu Medeniyetleri


Bu gün yapılan araştırmalar ile; kökü 30.000 yıllık geçmişten çok öncesine dayanan ve belki de “insanlığın ata’sı” olan bir ulus olarak ilk yazının Ön Türkler tarafından kullanıldığı, Türkçenin; eski Mısır hiyerogliflerine, Latin, yunan alfabelerine kaynak olduğu, Türk bilginlerinin; ilk icatların ve modern bilimin öncüsü oldukları, ilk tarihçi olduğu söylenen Heredot’tan önce Türk tarihçilerinin var olduğu, göçebe olarak bilinen eski Türklerin kurduğu 4 şehir varken o dönemde Avrupa’da tek bir şehrin bile olmadığı meydana çıkmıştır. Ama batı hala, tarihi; bütün bilgilerini Türklerden ve doğudan aşıran, varlıkları yakın geçmişe dayanan yunan ve Latin kaynaklarına dayandırmakta direnmektedir.

 Anadolu Medeniyetleri Müzesi genel görünüşü


Bu anlamda rahatlıkla söyleyebiliriz ki “Medeniyetlerin Beşiği Türkler ve Anadolu” dur. Bu beşiğin somut bir şekilde ortaya konduğu yerlerden biri de “Anadolu Medeniyetleri Müzesi”dir. Müze, Ankara kalesi eteklerinde eskiden “At Pazarı” olarak adlandırılan mevkide tarihi bir binada bulunmaktadır. Atatürk düşmanları çok üzülecekler ama bu müze de, bölgedeki Hitit eserlerinin bir merkezde toplanması yolundaki Atatürk’ün isteği üzerine oluşturulmuştur.

 Frig eserlerinden örnekler
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Müzenin özelliği; günümüzden yaklaşık olarak 2 milyon yıl önce başlayan Yontma ve Cilalı Taş Devri olarak da adlandırılan Paleolitik Çağ’dan bu güne değin tarihi eserlerin sıralı ve kesintisiz olarak sunulduğu tek müze olmasıdır. Bu özelliği bakımından 1997 yılında Avrupa’da yılın müzesi seçilmiş ve kristal ödül verilmiştir.

Bütün dünyadan sırf bu müzeyi gezmek için gelenlerin yanında, Türkiye’de ve hatta Ankara’da yaşayanların bu müzeyi görmemeleri büyük bir noksanlıktır.

 Augustus Tapınağı


Yürüme alanı olacak kadar çok kısa bir alanda bulunan bu tarihi mekânlarımız için önerimiz, Ulus Meydanında bulunan Roma Hamamından başlayıp, eski Valilik binasının önündeki Dikilitaş’ı ve Hacı Bayram Camii ile hemen bitişiğindeki Augustus Tapınağını gördükten sonra Ankara Kalesine çıkıp kale içini gezdikten sonra burada bulunan Erzurum’un yatık dönerini yememeleridir. Yemek arası ve dinlenme sonrasında kale eteklerinden inerken Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile hemen altındaki eski çarşıları, at pazarındaki tarihi çarşıları gezdikten sonra Türkocağı Binası ile yanında bulunan Devlet Resim ve Heykel Müzesini gezdikten sonra mutlu bir gezi ve keşif yapmış olacaklardır.

 Devlet Resim ve Heykel Müzesi


Ankara’nın biraz dışında bulunan Gordiyon Müzesi, Gavurkale, Hacıtuğrul, Külhöyük ve Yazılıkaya da mutlaka görülmesi gereken yerlerden olup, her birine ilerideki yazılarımızda değinilecektir.

Av.A. Erdem Akyüz
Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı

erdemak@gmail.com

Yayın Tarihi : 27 Haziran 2008 Cuma 13:31:28
Güncelleme :27 Haziran 2008 Cuma 13:43:27


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?