7
Şubat
2026
Cumartesi
ANKARA

Eski Ankara (1)


Cumhuriyet öncesi Ankara fotoğraflarına baktığımız zaman gördüğümüz manzara şöyledir: Ankara Kalesi’nin eteklerinde kıvrılarak yukarı çıkan dar bir sokak, sokağa döşenen iri taşlar arasında sürekli akan sular, birbirine yaslanmış tahta kirişli cumbalı evler, bahçeye açılan evinin kapısında etrafa merakla bakınan yırtık mintanlı bir çocuk, önünde yüklü eşeğini izleyen, beli bükülmüş, bir eli arkada başında fesi olan bir ihtiyar.



Cumhuriyetin ilk yıllarında Ulus Meydanında fotoğraflara yansıyan manzara ise; muhteşem Atatürk heykeli önünde İstasyona kadar uzanan geniş bir asfalt yol, bulvarın orta geçidinde her iki tarafında saat bulunan kocaman bir kumbara modeli; başlarında şapka omuzlarında yüksek vatkalı bulüzleri ile kadınlar, geniş kenarlı fötr şapkaları ile erkekler, ay yıldızlı şapkası ve omuzundan beline kadar uzanan çapraz bandı ile bir kolluk görevlisi, uzun burunlu siyah otobüsler, tekerleri tel jantlı, dıştan kocaman karpuz lambalı tek tük araba.



İmar çalışmalarının başladığı yıllarda; Türk mimarisini yansıtan görkemli binalar görülmeye başlar: Türk Ocağı, Etnoğrafya, Ankara Palas, Gar, TBMM, Adliye, Bakanlıklar binaları ile kentin yavaş yavaş Ulus’dan, Kızılay’a ve Çankaya’ya kayışı başlamıştır.



60’lı yıllarda kentin en gözde mekânı, bulunduğu bina ile alana adını veren Kızılay olmuştur. Kentin aydınları, memurları, genç bayan ve erkekleri, üniversite öğrencileri her gün akşam üzeri burada bir iki tur atmadan evlerine gitmezler. Dolaşma yeri şimdiki Gökdelenin karşısında bulunan Soysal Handan başlar ve Sıhhıye’deki Zafer Anıtına kadar uzanır.

Gökdelenin karşısında şimdiki Soysal Pasajının bulunduğu yerde Ankara’nın en güzel sinemalarından biri olan “Ulus Sineması” bulunmakta idi. Biraz aşağıda şimdi kuyumcular çarşısı olarak tanınan Büyük Çarşının bulunduğu yerde “Büyük Sinema”, Sıhıyede Balıkçıoğlu Pasajının bulunduğu yerde “Ankara Sineması” ile Maltepe Camisinin karşısında “Gölbaşı Sineması” yer almakta idi. Bu alanda en tanınmış sinemalar arasında Bahçelievler karakol durağında “Renk Sineması”, Emek girişindeki “Arı Sineması” , Dikimevi Dörtyoldaki “Melek Sineması” ile Yenimahalle 5.duraktaki “Elhamra Sinemaları” da unutulmaz yerlerini almışlardı. Sinemalarda biletler saatler öncesinden tükenir ve hızlı bir “bilet karaborsası ” yaşanırdı.



Meydana adını veren “Kızılay Binası” ise Güvenpark’ın karşısında, geniş bir bahçe içinde, üç katlı bir villa görünümünde olan şirin ve tarihi bir bina idi. Önünde güzel bir parkı, şirin bir havuzu ve Kızılay maden suyu ile Kızılay mamullerini satan küçük bir satış reyonu bulunmakta idi. Her alanda yaşanan “kültür katliamının” sonucu olarak bu bina da yıkılarak yerine kocaman heyula gibi garip bir şekilde yapılan ve senelerden beri boş tutulan çirkin bir şey yapıldı

Şimdiki “Cafe” , “Restorant” ve “internet salonlarının” yerini; Ulus’da “Merkez Kıraathanesi”, “Karpiç Lokantası” , “Ankara Palas”, “Gar Gazinosu” , Gençlik Parkında bir ara nikah salonu olarak da kullanılan “Göl Gazinosu” , Samanpazarı’ndaki “Esenpark” , Maltepe’deki “Güneypark” ile şimdiki EGO idaresinin yanında bulunan “Bomonti Gazinosu” almakta idiler.

Kızılay, Tuna Caddesinin girişindeki “Piknik” ile biraz ileride Sakarya Caddesindeki “Goralı Sandoviç” bu türün unutulmaları arasında ilk sıraları almışlardı.



Ankara’nın mesire-piknik yerleri arasında en ünlü olanı “Atatürk Orman Çiftliği” idi. Buraya ulaşım, şimdiki gibi beş dakikada olmaz, Tren İstasyonunun önünde büyük kalabalıklar halinde beklenir, düdüğünü çalarak gelen “banliyö treni” istasyona yaklaşır yaklaşmaz, büyük bir itiş kakış içinde, omuzlara alınan ve pencerelerden içeri atılan çocuklarla heyecanlı bir şekilde başlardı. Günler öncesinden hazırlanan, tencerelere doldurulan dolmalar, börekler, piknik yerinde kaynatılan çaylar eşliğinde yenilip, içilip, oynandıktan sonra, akşam üzeri aynı telaş, heyecan ve itiş kakışla yorgun bir şekilde gene aynı “banliyö treninde” noktalanırdı.

Ankara merkez yerleşiminin Cumhuriyet öncesinden başlayıp günümüze ulaşan kısa görüntüsü işte böyle idi.

Av.A. Erdem Akyüz
Hukukun Egemenliği Derneği
Genel Başkanı

erdeemak@gmail.com

Yayın Tarihi : 31 Mayıs 2008 Cumartesi 17:59:45


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?