6
Şubat
2026
Cuma
ANKARA

Mahkemeler


Cumhuriyetin birçok temel kurumunun ve ilkesinin örselendiği günümüzde, bu yıpranmadan “yargı” da payını almaktadır. Yargıya özen gösterilmesi, sıradan vatandaşlar kadar yargı mensuplarına da düşen bir görevdir. Herkes “yargıya ve kararlarına saygı gösterilmesi gerekir” diyor ama herkes kendi işine geldiği zaman ve işine geldiği kadar saygı gösteriyor.

Bu saygının nasıl gösterilmesi gerektiğini anlamak için, örneklere bakmak gerekir. Birçok kişi, Yargıtay’ın Ankara’da kurulduğunu düşünür. Oysa Yargıtay; Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk tarafından “Temyiz Heyeti” adı ile Başkent Ankara dışında, Sivas’ta kurulmuştur. Temyiz Mahkemesinin, Başkent Ankara dışında kurulmasının bir nedeni de, bu yüksek yargı organını kuruluşu sırasında, ekonomik ve siyasi baskılardan korumak olmuştur. 

Çankaya'daki Anayasa Mahkemesinin önden ve yandan görünüşü
Yüksek Mahkemelerden bir diğeri olan “Anayasa Mahkemesi” ise 1961 Anayasa’sının getirdiği düzenleme sonucu, bundan 46 yıl önce kurulmuştur. İlk kuruluş yıllarındaki yerlerinden biri, Selanik Caddesi üzerindeki mütevazı bir bina olmuştur. Daha sonra halen bulunduğu Çankaya’daki büyük ve özel binasına taşınmıştır. Ancak İncek’te çok büyük bir arazi içindeki büyük binası yapılmaktadır. Bu yerin tahsisi bir takım eleştirilere neden olmuş ve Büyükşehir Belediye Kanunun bazı maddelerinin iptali nedeni ile açılan davayla bağlantı kurulmuş, bu eleştiriler Anayasa Mahkemesi tarafından şiddetle reddedilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin halen kullandığı Çankaya, Simon Bolivar caddesindeki hizmet binası PTT Genel Müdürlüğüne verilmiş, karşılığında Maliye Bakanlığı’nın oluru ile trampa usulü kullanılarak, İncek’teki arsa Mahkemeye devredilmiş yani bir nevi “değiş – tokuş” yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’ne yeni hizmet binası yapılmak üzere tahsis edilen Ahlatlıbel Yalıncak Köyü mevkiindeki arsa 63.826 m2 dir. Yeşil alan olduğu da iddia edilen bu yerde, daha önce orman arazisi olan 60 dönümlük arsadaki inşaat hakkı 600 metrekare iken 95 bin metrekareye çıkarıldığı savları ileri sürülmüştür.

Ankara Adliye Sarayı


Binaya ilişkin olarak yapılan önceki açıklamalarda; yeni binada her üyenin bir çalışma odası ve bir de dinlenme odasının bulunacağı, ayrıca her üyenin bir danışmanının olacağı, raportörlerin dışında üyelerin işlerinde yardımcı olmaları için asistanların görev yapacağı, Üyeler, raportörler ve personel için ayrı ayrı yemek salonları, kapalı otopark, sağlık ve spor merkezleri, kreş bulunacağı söylenmiştir. Her bir üyeye tahsis edilen ve halen Çankaya’da bulunan bahçeli tripleks lojmanların da bu üniteler içine taşınması düşünülmektedir.

Yapılan her bir Adliye binasına “Saray” isminin verildiği ve Başbakan’ın “çalışma ofisinin” dahi “Dolmabahçe Sarayında” bulunduğu günümüzde, böyle bir durum yadırganmamalıdır. 

Anafartalar-Adliye Binası
Hatırlanacağı üzere, Ankara’nın ilk Adliye Binası, Ulus Semtinde Anafartalar – Samanpazarı mevkiinde bulunan üç katlı ama muhteşem bir binadır. Şimdikinden farklı olarak; yalnız içeride işi ve davası olanların değil, önünden geçenlerin bile belli bir saygı ile yürüdükleri söylenir. Halen Adalet Bakanlığının değişik amaçlarla kullandığı bu binanın, ilk ve orijinal şekli ile müzeye dönüştürülerek korunması gerekir.

Zaman içinde, Adliyenin değişik bölümleri; mahkemeler ve icralar, çoğunlukla Ulus semtinde bulunan, ufak binalara, iş hanlarının bazı katlarına taşınmış, nihayet Sıhhıye’de yapılan “Adliye Sarayı”na kavuşmuştur.

Belki inanmayacaksınız ama; içinde yüzlerce hakim, savcı ve binden fazla görevlinin çalıştığı, 1350 kişilik yemek salonunun hizmet verdiği, iç koridorlarının uzunluğunun 14 km.yi bulduğu ve 118 tuvaletin olduğu bu “saray” dahi artık ihtiyaca yetmemekte ve yeni yerler aranmaktadır.

Unutulmaması gerekir ki; yargı, sarayda da olsa, gecekonduda da olsa “adil” ve “saygın” olmalıdır. 


Av.A. Erdem Akyüz
Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı

erdemak@gmail.com

Yayın Tarihi : 20 Haziran 2008 Cuma 10:53:46
Güncelleme :21 Haziran 2008 Cumartesi 00:53:06


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?