
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, "Anayasa AK Parti'nin meselesi değil. Bunu birilerinin yapması gerekiyor.
Bakın muhalefete, Anayasa ile ilgili en ufak eleştiri getirmek yerine, işi seçim sistemine dökmeye çalışıyorlar. Seçim olayı ayrı, güne geldiğinde oturulur, herkes meydanlara dökülür, seçim günü geldiğinde herkes orada boyunun ölçüsünü alır" dedi.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir'in Ankara 1. Organize Sanayi Bölgesi'nde verdiği yemeğe Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Tevfik Bilgin ve işadamları katıldı.
Bir konuşma yapan Bakan Çağlayan, "Böyle gelişmiş, fabrika sayısı artmış, üretimi, yatırımı, kapasitesi, istihdamı son derece gelişmiş olan, ilk başlardaki konmuş olan hedeflerin çok üstünde böyle bir Organize Sanayi'de olmak gerçekten çok büyük mutluluktur" dedi.
Son 8 yılda Türkiye'nin her alanda gelişme gösterdiğini söyleyen Çağlayan, "Bugün 2023'te artık Büyük Atatürk'ün bize göstermiş olduğu hedef doğrultusunda muasır medeniyetler seviyesine gelme noktasında anladığımız dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde olmamız ve 500 milyar dolar ihracat yapmaktır. Türkiye'nin uluslararası en az on marka çıkarmasıdır" ifadelerini kullandı. Çağlayan, Türkiye'nin hedeflerini gerçekleştirebileceğini belirterek, yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğunu, siyasi istikrarla
beraber ekonomik istikrarla bu hedefe ulaşabileceğini belirtti. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için sadece ekonominin gelişmesinin yeterli olmadığını ifade eden Çağlayan, "Türkiye'nin çok zengin olması tek başına bir şey ifade etmez. Dünyada zenginliği sadece fabrikalar, sanayi üretim tesisleri, ticaret, hizmet sektörü, kişi başına düşen milli gelir olarak değerlendirirsek bu eksik görüş olur. Bunun yanında ülkemizin demokratik, özgürlük, insanca yaşam seviyesini nereye geldiğini beraber değerlendirmek
mecburiyetindeyiz. Bireysel hak ve özgürlüklerin bu zenginleşmeye, büyümeye paralel gidip gitmediğinin kontrol etmek ve bunun da sistemini kurmak durumundayız. Bunu yaparken Türkiye ekonomik yönden güçlenirken, diğer taraftan Türkiye'nin demokratik standartları, insanca yaşam seviyesinin, özgürlüğün, bireysel hürriyetin en üst seviyeye çıkması bizim en önemli yapmamız gereken çalışmalardan biridir" dedi.
Bakan Çağlayan, anayasa değişikliğinin her kesime önemli yenilikler getiren bir değişiklik olduğunu ve işadamlarını ilgilendiren yurtdışı çıkışın ve Ekonomik ve Sosyal Konsey'in anayasa güvencesi altına alındığını belirtti.
Türkiye'de özelleştirmelerin önünün tıkanmasının, çok uzun yıllar sürüncemede bırakılmasının Türkiye'ye çok büyük fatura ödettiğini belirten Çağlayan, "Telekom'un çok önemli hale geldiği, dünyada telekomların Türkiye'deki kadar gelişmediği ortamda Türkiye Telekom özelleştirmesi o tarihteki yargıya takılmamış olsaydı, Telekom'u 25 milyar dolara satacaktık. O tarihte Türkiye'nin toplam borcu sadece 40 milyar dolardı. O tarihte Telekom neredeyse Türkiye'nin dış borcunu silecekti. 2002'de Türkiye'nin IMF'ye
borcu 24 milyar dolardı. Maalesef Türkiye o günleri kaçırdı" dedi.
Bakan Çağlayan, yasama, yargı, hukuk birbirine bağlı çalışması, bir diğerinin alanına girmemesini isteyerek, yargı, hükümetin yerine kendisini koymamasını isteyerek, "Anayasa, AK Parti'nin meselesi değil. Bunun birilerinin yapması gerekiyor. Bunu hükümetimiz yaptı. Bugün bu Türk milletinin kendi iradesiyle karar vereceği hale geldi. Bakın muhalefete, anayasa ile ilgili en ufak eleştiri getirmek yerine, işi seçim sistemine dökmeye çalışıyorlar. Seçim olayı ayrı, güne geldiğinde oturulur, herkes meydanlara
dökülür, seçim günü geldiğinde herkes orada boyunun ölçüsünü alır. Seçimin zamanı 2011. Bugün anayasaya karar veriyoruz. Millet buna karar verecek. Ya statükoya devam, yok arkadaş Türkiye için yeni bir sayfa açıyorum" diye konuştu.
![]() |
![]() |
![]() |