Canlı yayında CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, gazeteci-yazar Uğur Dündar'ın program öncesi kendisine verdiği sözü tutmadığını belirterek, İstanbul'da bazı baronların kendisi hakkında karalama kampanyalarına başladığını iddia etti.
Basın Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısına 13 balonla çıkan Melih Gökçek, gazeteci-yazar Uğur Dündar ve CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklendi. Gökçek, programdan önce Uğur Dündar ile 9 konu konuşulması üzere anlaştıklarını, Dündar'ın kendisine söz verdiğini ama programda bu konuların sorularına cevap verilmediğini kaydetti.
9 sorunun CHP medyası tarafından görmezden gelindiğini ve bu medya tarafından bir kampanya başlatıldığını savunan Gökçek, Uğur Dündar'ın programdan önce Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelerek kendisine kumpas kurduğunu ileri sürdü. Gökçek, Doğan Holding Kurulu Başkanı Aydın Doğan'ı takdir ettiğini belirterek şöyle konuştu:
"Aydın Doğan Ankara'ya geliyor. Kendi medya grubunu toplayarak görüşme yapıyor. O sırada Çankaya Belediyesi'ndeki yamyam konusu gündemde. Aydın Doğan neden bu konunun genişletilmediğini sorup, 'Bunu Melih Gökçek yapsaydı manşetlerden inmezdi' diyerek gazetecilerine sitem ediyor. O programda Fikret Bila, 'Kalkıp Çankaya'ya da mı yüklenelim. Elimizde bir tek orası kaldı' diyor. İşte CHP medyası, AK Parti ve bana ciddi savaş açmıştır. İstanbul'da bazı baronlar, 'AK Parti'nin yıkılması için Ankara ve İstanbul'un bitmesi gerek. Bunun için Gökçek'in devrilmesi gerekir' şeklinde kararlar aldı."
Gökçek, 9 iddiasına cevap vermeyen ve Kılıçdaroğlu'nun cevap vermemesini yazmayan CHP medyasının kendisi aleyhine kampanya açtığını öne sürerek, "Bugün bir gazetede iki artçı şok haberi çıkmış. Deniliyor ki EPDK, sayaç olayına el koymuştur. Hani nerde belge, çıkarın o belgeyi. Tarafsızlık ortadan kalkmıştır. Uğur Dündar'a kumpas ödülü verilmesi gerekir. Kumpasını bozmanın adını tepkiyi koymamdaki neden; Kılıçdaroğlu beni hortum yemekle, yetim hakkı yemekle suçladı. Ben onurlu bir insanım, ben böyle bir kumpası beklemiyordum" dedi.
Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun savcılık dönemi biterek sanık döneminin başladığını öne sürerek, 25 soru sorduğunu ancak Kılıçdaroğlu'ndan hiç cevap alamadığını söyledi. Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde ihalelerin pek çoğunda yüzde 2 binlere varan artışlara imza attığını belirterek, Kılıdaroğlu'ndan bu artışların nedenini sordu.
Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun Türkiye genelinde bazı hastanelerin bakım ve bazı ihalelerin de yüksek fiyat artışlarına imza attığını öne sürerek, "Sayın Kılıçdaroğlu, Gaziantep Merkez Dispanser Sigorta Müdürlüğü'nün onarımı yüzde 352 artışa neden oldu. Kırıkkale Hastanesi'nin ek binasının onarımında yüzde 500 artışı oldu. Nasıl müteahhitler zengin ediliyor. Dürüstlük abidesi geçinen Kılıçdaroğlu bunların hesabını verecek" diye konuştu.
Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon dava dosyasında 'Sesar' adlı şirketin Gökçek'e kestiği 354 milyarlık bir fatura bulunduğu yönünde iddialarına da cevap verdi. Gökçek, böyle bir firmaya anket yaptırmadığını öne sürerek, "Sesar adlı bir firma Demokrat Parti'nin kuruluşu sırasında yanıma geldi. Kendi kendine anket yaptırmışlar. Daha sonra seçimler bitti, bana Sesar'dan fatura getirdiler. Bu fatura 3 kez geldi. Baktım Ergenekoncu olduğu ortaya çıktı. Faturanın ödenmemesi konusunda avukatıma talimat verdim. Ben böyle bir araştırma yaptırmadım. Bu adam üçkağıtçının tekidir. Böyle fatura mı olur. Böyle bir iş yaptırmak için deli olmak lazım" şeklinde konuştu.
Basın toplantısının ardından 13 balonu tek tek patlatan Gökçek, Kılıçdaroğlu'nun sorduğu sorulara cevap vermediğini öne sürerek, başka bir televizyon kanalında kendisini canlı yayına çıkmaya davet etti. Gökçek, gazetecilerin sorularını cevaplamadan Basın Merkezi'nden ayrıldı.
Buraya kadarmış güle güle sana.bazılarına gelince melih gökçegi tutmaya devam etsinler bakalım bi fayda görüceklermi :)
sayın gökçek sayın karayalçın hakkında bukadar çok şeyler biliyordunda 15 yıldır başkanlık döneminde ne gibi girişimlerde bulundun.yoksa 15 yıl içinde kendi yapacağın birtakım şaibeli işlere karşı onu kalkan yapmak içinmi sustun.şimdi kalkıp yangında paçası tutuşmuş yangın mağduru insanlar gibi sağa sola koşuşturuyorsun.bu güne kadar aklın nerdeydi.o zaman madem karayalçın bukadar suç işledi o suçları bu güne kadar ortaya çıkarmayan sayın gökçekte dosyaları sümen altı yapmaktan yargılansın.karayalçının işlediği suçları 15 yılda 3 defa zaman aşımına uğratmaktan sizde adalet önünde hesap vermelisiniz.
bence sen artik bitin kendine baska yalanlar uydur artik ANKARA Halki Seni bir daha secmez . Umarin partide kurmasin :)
insan kendi basitliğini ancak bu kadar ortaya koyabilir.ankaralılar yıllardır nasıl bir başkanı sırtlarında taşıdıklarını bu sefer daha iyi görebildiler.şaşan ördek geri geri yüzermiş.o basın toplantısı adı altındaki yaptığı şova aklı sıra basınıda alet etmeye kalktı.bazı basın görevlileri salonu terk etti. hepsi birden terk etse daha isabetli olurdu.çünkü gökçeğin yaptığı kepazelikten daha büyük bir haber bulamazlardı.bunu millet gördü basın gördü.yazıklar olsun diyorum.haram olsun ankarada yediğin ekmek,haram olsun ankarada soluduğun hava,haram olsun ankarada içtiğin kızıl ırmak suyu....bebek yüzlü şeytan.