
İkinci "Ergenekon" davası kapsamında tutuklu bulunan ve dün tahliye edilen eski Türk Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek, Ankara'daki evinde sevenleri ve ailesi tarafından gözyaşları içinde karşılandı. Davul ve zurnalar eşliğinde evinin önüne gelen Özbek, sendikacılık defterini kapattığını, siyaseti ise düşüneceğini söyledi.
İkinci "Ergenekon" davası kapsamında 22 aydır tutuklu bulunan ve bugün tahliye edilen eski Türk Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek'e Ankara'daki evinin önünde görkemli bir karşılama töreni düzenlendi. Özbek'in evinin önüne gelişi sırasında havai fişek gösterileri düzenlenirken, Özbek'in otomobilinden inişi sırasında konfetiler patlatıldı. Ailesi ve sevenleri tarafından gözyaşları içinde karşılanan Özbek, eşi ve torunlarına sarılarak hasret giderdi. Davul ve zurnalar eşliğinde sevenleri ile kucaklaşan
Özbek için hazırlanan kutlama sırasında silah sesleri duyuldu.
Uzun süre sevenleri ile sohbet ederek hasret gideren Özbek, kendisini karşılayan kalabalığa teşekkür etti. Türk bayrakları ile süslenen evinin önünde açıklamalar yapan Özbek, birlik ve beraberliğin bozulmamasını istedi. Mahkemedeki konuşmalarını anlatan Özbek, "Asırlardır burada atalarımız yaşamış. Ben hep orada da söyledim konuşmalarımda. Bizi bıraktığınız zaman kaçacak değiliz. Bu Türkiye Cumhuriyeti devleti bizim öz vatanımız atalarımızın dedelerimizin mezar yeri. Ya bize mezar olur ya da vatan olur.
Başka bir şey olmaz. Burayı bırakıp nereye gideriz? İnsan vatanını bırakıp bir yere gider mi? Vatan kutsal ve mübarektir. Vatan olursa bir varız. Hürriyet olursa, devlet olursa ve bayrak olursa. Herşey bunlara bağlı. Onun için birlik beraberlik bütünlük. Devletimizin halkımızın birlik ve beraberlik bütünlüğü, nifak sokmak isteyenlere daima uyanık olacağız. Devletimizi bayrağımızı ayakta tutacağız. Vatan düşmanlarına karşı bir olursak Allah'ın izni ile bu vatana hiçbirşey olmaz" dedi.
22 ay hapishanede yattığını ve şimdi dışarı çıktığını belirten Özbek, "Ne olacak? Anadolu insanlarıyız biz. Çilekeş insanlarız. Bizim için kader dedik bitti. Bu kadar basit. Önemli olan vatan sağ olsun. Tabii Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuran büyük Atatürk, herkese Türk demiş. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Allah'ı, kitabı ve peygamberi bir milletin devleti. Bizi bölmeye çalışanlar şu veya bu etnik guruplar adı altında çalışanlar beyhude çaba harcıyorlar. Bizim devletimiz kutsaldır, hiçbir zaman
böldürmeyeceğiz. Bizim başta dayanacağımız Allah'tır, kitaptır ve peygamberdir. Burada etnik yoktur. Hukuk, laik Cumhuriyete sahip çıkmaktır. Büyük Atatürk bu Cumhuriyeti kurmuş bize hediye etmiş. Buna sahip çıkmak boynumuzun borcudur" şeklinde konuştu.
Laikliğin kimi kesimler tarafından değişik anlatıldığını belirten Özbek, "Laikliği değişik anlatıyorlar. Laiklik din ile devlet işini ayırmaktır. Hoca camide namazını kıldıracak, devlet adamı devlet işini yapacak. İmam, devlet işine karışmayacak. Doğrusu bu değil mi? Bu zamana kadar geldiysek laik ve demokratik cumhuriyetin sayesinde geldik" diye konuştu.
Osmanlı İmparatorluğu tarihinden de alıntılar yaparak bahseden Özbek, gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı. Bir gazetecinin, "Bundan sonraki yaşantınızda siyaseti düşünüyor musunuz? Yoksa sendikacılığa devam edecek misiniz" sorusuna Özbek, "Şimdi yeni çıktım geliyorum hapishaneden. Bunlar çok erken. Sendikacılık defterini kapattık onu bir kere hiç sormayın o iş yok. O iş bir kere bitti. Diğerini düşünüp bakacağız. Ama devletimize hizmet edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yaptığı konuşmaların ardından sevenleri ile tek tek vedalaşan Özbek, daha sonra evine girerek ailesi ve torunları ile sohbet etti.
Özbek için hazırlanan kutlamalar sırasında havai fişek gösterileri ile davul zurna seslerinden rahatsız olan çevredeki vatandaşların şikayetleri üzerine Özbek'in evinin önüne polis ekipleri geldi. Polis ekiplerinin Özbek'in yakınları ile yaptığı konuşmanın ardından davul ve zurnacılar buradan gönderildi.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |