Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, prim uygulamasının üretim açığını kapatmak için yapıldığını belirterek, "Yağ ihtiyacını karşılamak üzere 2007 yılında yaklaşık 1,7 milyon dolar tutarında yağ ve yağlı tohumlar ithalatı yapılmıştır" dedi.
TZOB Başkanı Bayraktar yaptığı yazılı açıklamada, üretimin teşviki için çiftçinin bu ürünlerden maliyet üstünde gelir etmesi gerektiğini ifade ederek, Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu'nun, 2007 primlerini geçen yıla ait prim miktarları ile aynı düzeyde belirlediğini ve mısır priminde düşüş olduğunu hatırlattı. Prim miktarları belirlenirken üretim maliyeti ve çiftçi satış fiyatının göz önüne alınması gerektiğini ifade eden Bayraktar, açıklanan prim miktarlarında bu iki unsurun hiç dikkate alınmadığının gözlendiğini kaydetti. Bayraktar, primlerin çiftçi gelirleri üzerinde olumlu bir etki oluşturmaması durumunda, üretimi artırmanın da mümkün olmayacağını belirterek, "Pamuk priminde artış olmaması çiftçinin pamuk alanlarında başka ürünlere yönelmesine sebep olacaktır. Mısır primindeki düşüş ise özellikle yem sanayinin ham maddesi olan bu üründe yeniden dışa bağımlı hale geleceğimizin sinyalini vermektedir. 2006 yılında 30 bin ton civarında olan mısır ithalatı, 2007 yılında 1 milyon 109 bin tona yükselmiştir. Bu yıl mısır priminin geçen yıla oranla yüzde 70 oranında düşürülerek 2 YKr/kg olması, çiftçiyi mısır üretiminden vazgeçirebilir. Mısır primlerinin aşağıya düşürülmesi ithalatı daha da artırır. Üretimde sürekliliğin sağlanması bakımında 2007 yılı mısır primi 8 YKr/kg olmalıdır" dedi.
2007 yılında prim uygulamasına esas ürünlerin ithalatı için ödenen toplam bedelin 3 milyar dolara yaklaştığını vurgulayan Bayraktar, söz konusu primle mısırda, pamukta ve yağlı tohumlarda ithalatçı olmaktan kurtulunamayacağını savundu. Girdi fiyatlarının aşırı arttığını belirten Bayraktar şunları kaydetti:
"Son bir yılda gübre fiyatları yüzde 100, mazot fiyatları yüzde 23 artmış, yıllık enflasyon yüzde 8.39 olarak gerçekleşmiştir. Ürün fiyatlarındaki artış ise girdi fiyatlarındaki artışın çok gerisinde kalmıştır. Buna karşılık açıklanan prim miktarlarında ise artış görülmemektedir. Belirlenen prim miktarları üretimi teşvik etmeye yetmeyecektir. 2008 yılında ödemesi yapılacak olan DGD, destekleme araçlarının hala en önemli kalemidir. Prim miktarları artırılmamış ve destek kaleminin en önemli aracı olan DGD ise 2007 yılında 10 YTL/da ödenirken, 2008 yılında yüzde 30 düşürülerek 7YTL/da ödenecektir. 2007 yılında oldukça zor bir üretim ve pazarlama sezonu geçiren çiftçi, 2008 üretim yılına gübre, mazot ve ilaç borcu ile başlamıştır. DGD'den yapılan tasarruf gübre mazot desteği ve primler için kullanılmamıştır. DGD'nin Nisan ve Ağustos olmak üzere iki taksitte ödeneceği açıklanmıştır. Verilecek destekler 2008 yılı üretimi için kullanılabilmesi için bir defada ve bir an önce ödenmelidir. Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu kararı değiştirilmeli ve primler yükseltilmelidir."
sayın buyuklerımıze seslenıyorum yaptınız dgd adında komık desteğe degınmek ıstıyorum bence yaptınız destek dıl harçlık bı nevı cifcinın gıderlerıne zam hemde ne zam ama gelırlerıne aksıne yüzde yüz düşüş.etrafımda çoğu çifçininde çifçiliği bırakıp başka işlere yönelmeyi düşündüklerini duyuyorum ülkemiz için bence çok büyük kayıp olacak çifçinin kolanmadığı ülkemizde herseyde etkısı olacağını düsünuyorum.artık çifçilere söylenen bazı vaatleri yapmanızın zamanı bence geldi yoksa çifçilik tarihe karısacak.Umarım dıkkate alınır............SAYGILAR