
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Terörle mücadelede, terörü bitirene kadar azimle, kararlılıkla ne gerekirse bu yapılacaktır. Bundan dolayı da devletinize güvenin. Terörle mücadelenin bütün yöntemlerini kullanarak, terörü bitirmek için bütün gücümüzü seferber ediyoruz" dedi.
Çankaya Köşkü, Ankara'da bulunan toplam 63 şehit yakını ve gaziye 'Devlet Övünç Madalyası' tevcih edilmesine ilişkin törene ev sahipliği yaptı. Törene, Cumhurbaşkanı Gül'ün yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kara
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Uğur Yiğit, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ile şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda davetli katıldı. Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener de törene katılan isimler arasında yer aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından kürsüye gelerek bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Gül, bugünkü törenin büyük bir
değer taşıdığını belirterek, "Bu töreni burada yapmakla, bütün kamuoyuna, bütün vatandaşlarımıza şunu göstermiş oluyoruz ki şehitlerimiz, gazilerimiz bizim başımızın üstündedir. Onları hep beraber sahiplenmeliyiz ve onlar bize emanettir" dedi.
Şehitlik ve gaziliğin Türk milleti için ulaşılabilecek en yüce makam olduğuna işaret eden Gül, "Zaten bunun bilinci içinde olunmasa bu acıya hiç kimse dayanamaz. Ama ne mutlu ki sizler bu bilinç içerisindesiniz ve onun için acılarınızı içinize gömüyorsunuz ve buna dayanabiliyorsunuz" diye konuştu.
"Vatanı için canını veren şehitlerimiz, gönüllerde ölümsüzleşen, cesaret, fedakarlık ve feragat timsali kişilerdir" diyen Gül, şunları kaydetti:
"Bugün sizler gurur ve hüznü beraber yaşıyorsunuz. 'Vatan sağolsun' diyerek bu ülke ve millet için en büyük fedakarlığı gösteriyorsunuz. En acı gününüzde 'vatan sağolsun' diyerek, kimseye fırsat vermiyorsunuz. Bu çok yüce bir iştir. Bunu söyleyebilmek kolay değildir. Ama sizler bunu gözünüzü kırpmadan ilk defa acı haberleri alınca söylüyorsunuz. Şehitliğin, gaziliğin ne anlama geldiğini bildiğiniz için bunu söyleyebiliyorsunuz. Bunun için sizlere olan şükran duygumuz gerçekten sonsuzdur. Hepimiz
biliyoruz ki, içinde bulunduğunuz hisleri anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalır. Millet olarak sizlerle aynı duyguları yaşıyoruz. Acınızı paylaşıyor, acınızı biraz olsun hafifletebilirsek ne mutlu bizlere."
'TERÖR BİTENE KADAR NE GEREKİYORSA YAPILACAKTIR'
Cumhurbaşkanı Gül, Türk milletinin, şehitlerinin ve gazilerinin değerini bildiğini ve bunu asla unutmayacağını belirterek, "Bütün halkımız, bütün devlet kurumları onları el üstünde tutacaktır. Şunu unutmayın, 'Ateş düştüğü yerde kalır' anlayışı bu ülkede geçerli olmayacaktır. Bizler daima sizlerin takipçisiyiz. Devletimiz, sizleri garip ve yalnız bırakmamak için elinden gelen her şeyi yapmaktadır" şeklinde konuştu.
"Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi her zaman sahipleneceğiz ve hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Acılarınız acılarımızdır" diyen Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:
"Bu madalyalar semboliktir. Bunları kabul ederken, devletimizin ve milletimizin sizi sahiplendiğinin bir işareti olarak kabul edin. Şüphesiz ki terörle mücadelede, terörü bitirene kadar azimle, kararlılıkla ne gerekirse bu yapılacaktır. Bundan dolayı da devletinize güvenin. Bu irademizde hiçbir sarsılma söz konusu değildir. Terörle mücadelenin bütün yöntemlerini kullanarak, terörü bitirmek için bütün gücümüzü seferber ediyoruz ve inanıyorum ki gün gelecek Türkiye bu beladan kurtulacaktır. Türkiye'nin
geleceği çok daha parlak olacaktır, çok daha iyi olacaktır."
CUMHURBAŞKANI GÜL ŞEHİT UZMAN ERBAŞIN MADALYASINI KIZINA SILA VERDİ
Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasının ardından 9'u Emniyet Teşkilatı'ndan, 28'i kuvvet komutanlıklarından ve 26'sı Jandarma Genel Komutanlığı'ndan olmak üzere toplam 63 şehit yakını ve gaziye 'Devlet Övünç Madalyası' tevcih etti. Törende, 63 madalyanın 20'si şehit yakınına verildi.
Devlet Övünç Madalyası'na layık görülen kişiler arasında, terör örgütünün Aktütün Karakolu'na yaptığı baskında şehit düşen Jandarma Uzman Erbaş Bahattin Erturhan ile yine terör örgütünün Dağlıca Karakolu'na yaptığı baskında yaralı kurtulan Malul Piyade Er Yusuf Dönmez de yer aldı. Cumhurbaşkanı Gül, şehit uzman erbaşın madalyasını annesiyle birlikte kürsüye gelen ve üniforma giyen kızı Sıla Erturhan'a verdi. Törende, Başbakan Yardımcısı Çiçek, Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu ile bazı komutanların
duygulanarak gözyaşlarına hakim olamadıkları görüldü.
ŞEHİT BABASI KÜRSÜDE FENALAŞTI
Törende 2008 yılında şehit düşen pilot oğlu Tekin Işık'ın madalyasını almak üzere kürsüye gelen Muharrem Işık, birden bire sahnede yığıldı. Kürsüye çıkarken başını tutan ve birden fenalaşarak Cumhurbaşkanı Gül'ün önünde yere düşen Muharrem Işık'a Gül ve diğer görevliler müdahale etti. Eşinin sahnede yere düştüğünü gören Müşkünaz Işık'ın da yaktığı ağıtlar, törenin yapıldığı salonda yankılandı. Şehit Pilot Yüzbaşı Tekin Işık''ldir. Ama sizler bunu gözünüın kız kardeşi olduğu bildirilen bir bayan, babası
Muharrem Işık'ın fenalaşması üzerine kürsü önüne gelerek, "Bizi bu hale getirenlere lanet olsun" diyerek tepki gösterdi.
Törende Gazi Jandarma Kıdemli Çavuş Murat Oğuz'un 1.5 yaşındaki minik kızı Elif Su Oğuz'a, başta Cumhurbaşkanı Gül olmak üzere bütün protokol sevgi gösterisinde bulundu. Gül ve Bağış minik kızı kucaklarına alarak sevdi. Cumhurbaşkanı Gül, özellikle şehit yakınlarına madalyalarını verirken büyük üzüntü yaşayan aileleri teselli etmeye çalıştı. Gül, ağlayan şehit anne ve babalarını sarılarak teselli etti.
Törenin ardından Gül, konukları onuruna bir resepsiyon verdi.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |