TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Giresun Milletvekili Murat Özkan, "21. Yüzyıl Türkiyesi'nde insanlar yaptığı işlerden ve eylemlerden de hukuk önünde sorumlu olmalı" dedi.
Özkan, partisinin il binasında düzenlediği basın toplantısında, Giresun'da 21 ve 27 Temmuz tarihlerinde sel afetinin yaşandığına dikkat çekti. Hasar tespitlerinin yapılmasına karşın, yaşanan sel afetlerinin ardından 2 aylık bir zamanın geçmesine rağmen Giresun'un yaralarının sarılamadığını iddia eden Özkan, Giresunlu'nun hasarlarının giderilmesini istedi.
Yaşanan sel afetinin Giresun'un altyapı eksikliğinin ortaya çıkardığını ifade eden Özkan," Karadeniz Bölgesi'nde bu tip yoğun yağış hiç yaşanmamıştı. Nerdeyse bir aylık yağışın bir günde düştüğü söyleniyor. Tabi bu durup dururken olmadı. Bilim bunu daha önceden tespit etmişti. İdareciler de o bilimin tespitlerinden gerekli hesapları, projelerini ve planlarını ona göre yapmaları gerekirdi. Eğer altyapıya bu kadar masraf ettiysek ve gerekli öngörüyü yapmadıysak burada biran anlamda hizmet kusuru vardır. Devleti yönetenler bir işi yapmış olmakla yetinemezler. Hizmeti sağlıklı ve iyi işletilmesinden de sorumludurlar. Eğer hizmeti sağlılık, iyi ve devamlı çalışacak halde yapmıyorlarsa buna hizmet kusuru deriz" diye konuştu.
Giresun halkından yaşanan sel afetinde zarara uğrayan mağdurların, yetkililer hakkında dava açmaları tavsiyesinde bulunan Özkan,şunları ifade etti:
" Şuanda Giresun’da gördüğümüz manzara bir önceki belediyenin altyapı çalışmalarını kusurlu ve yetersiz yaptığıdır. Yani bir hizmet kusuru söz konusu olduğudur. Bu noktada selden zarar görenlerin bu hizmeti yapanlara karşı, hizmetlerini düzgün yapmadıkları için dava açma haklarının bile doğdu kanaatindeyim. 'Ben yaptım oldu' mantığı hukuk devletine yakışan bir mantık değildir. 21. Yüzyıl Türkiye'sinde de insanlar yaptığı işlerden de, eylemlerden de hukuk önünde sorumlu olmalı. Böylece belediye başkanları da yaptıkları işlerin nereye gittiklerini düşünürler. Kafalarına göre gece proje yapıp rüyalarında projeler görüp sabah uygulamaz. Çağdaş bir yönetim anlayışı değildir. Bu anlayış gördüğünüz gibi tıkanmıştır. Bilimden öngörüden yoksun bir yönetim ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesine değil geriye götürür."