Muhteşemdi. Çanakkalenin Cumhuriyet Meydanını dolduran onbinlerin gösteri sonrası ağzından dökülen tek kelime buydu. Mustafa Erdoğanın genel sanat yönetmenliğinde Türkiyeden yola çıkıp Dünyayı kasıp kavuran dans grubunun 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında Ulus Devlet olma yolunda ilk bağımsızlık meşalesinin yakıldığı Çanakkaleye verdiği armağan uzun yıllar Çanakkale halkının, atalarını ziyarete gelen ANZACların ve izleyiciler arasında olan Yeni Zelanda Kültür Sanat ve Tarihi Miras Bakanı Judith Tızart'ın hafızasında yer edecek.
Bu defa başarılmıştı. Hızla değişen dünyaya ayak uydurmanın en önemli adımı olan yerel düşünüp global hareket etme adına yerel kaynaklarla meydana çıkartılan iş, uluslar arası arenada devletin yapamadıklarını yapmayı becerdi. Çanakkale 100 milyon dolar değerinde bir tanıtım avantajı yakaladı. Bu yaparken de yine tek destekçisi Çanakkalede filizlenmiş sosyal sorumluluk taşıyan dünya markası firmaları ve yönetişim in gücüne inanan yerel yönetimin iradesi oldu.
Güzel ülkemizin kültürel zenginliğini ve bizi biz yapan değerlerin dans figürleriyle yansıtıldığı gösteri önemli bir şeyi gösterdi. İktidarda olanların kuru kalabalıkları meydanlara toplayıp, vatandaştan kestikleriyle kişisel şovlar yapmaları yerine kitlelerin mutluluğunu hedef alan işlere girişseler meydanlar sel olur taşar. Çoşku dalda dalga yayılır yurt geneline. Ama zor. İnsanı mutlu etmek zordur. Önce yaşamı güzelleştirmek gerekir. Bunun için de sanat, kültür ve (yükselen yeni değer) turizme önem vermek gerekir.
Anadolu Ateşi gösterisi dolu dolu geçen Turizm Haftasının ardından tatlı yorgunluğumuzu üzerimizden atmak için de bir vesile oldu. Genç ve gelişmekte olan bilim yuvası ÇOMÜnün çatısı altında hafta boyunca düzenlenilen panel ve söyleşilerde bölgeselden evrensele turizmle kalkınmanın, kültürle yaşamı güzelleştirmenin arayışları konuşuldu ve bundan sonra da daha yüksek sesle konuşulacak. Çünkü değişen dünya Türkiyede de birtakım yenilikler yaratmaktadır. Bugün farkında bile olmadığımız tutum haftaları, yerli malları haftaları devam ediyor mu, bilemiyorum ama Turizm Haftaları her yıl yinelenecektir. Belki de diğerlerinden farklı oluşu, turizm haftasının gündemden düşmesini engelledi ve sektör turizm haftasının değişime uğratılmasında etkin rol oynadı. Bu yüzden Turizm haftasının nostaljik bir zorunluluktan, işlevsel etkinlik haline gelmesinde, sektörden aldığı destek kadar, önümüzdeki dönemde kamu, özel sektör yetkililerinin ve yerel yöneticilerin takınacakları tavır da önem kazanıyor.
İşte 40 yıl öncenin susuz, yolsuz, elektriksiz Çanakkalesi ve barındırdığı tarihi ve kültürel değerlerle dünyanın gözüne girmeye başlayan günümüzün Çanakkalesi. Bu değişimde katkısı olan herkese binlerce Teşekkür !
Deniz DÖNERTAŞ