21
Şubat
2026
Cumartesi
ÇANAKKALE

Çanakkale Gerçeği ve Turizm

“Truva” filminin yarattığı tanıtım dalgası turizm profesyonellerinin ilgilerini Çanakkale’ye odaklaştırmalarına neden oldu. Geçtiğimiz günlerde MNG Holding’in turizm patronu Hüseyin Baraner tarafından doğduğu topraklara Almanya’nın 5.5 milyon tirajlı Bild gazetesi yöneticilerinden Anna Meisser ile gelmiş olması ve Avrupa medyasında Troya konsepti çerçevesinde tanıtım avantajlarının sağlanması akla hemen büyük tur operatörlerimizin bölgemizde kültür-tarih turlarına yönelik çalışmalarda bulunacakları olasılığını getiriyor. Tabii olarak turizm girişimcileri pazara girmeden önce pazardaki eksiklikleri temin etmenin yollarını, ürünün yapısını ve piyasadaki tüm belirleyici unsurları da hesaba katıyorlar. Bunun için başta Almanya’daki turizm kuruluşlarında kapalı kapılar ardında çeşitli planların yapılmakta olduğunu tahmin etmek çok abartılı olmasa gerekir.
MNG Holding’in öncülüğünde 41. Troya Festivali kapsamında Çanakkale’nin 5 yıldızlı gözdesi Kolin Hotel’de düzenlenen vizyon toplantısının ikincisinde bu defa 17 ülkeden 25 yabancı gazetecinin yanı sıra Troia Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Manfred Korfmann, 3. Homeros Şiir Ödülü Sahibi İşviçreli Arkeoloji Dili Uzmanı Joachim Latacz, Turizm ve Kültür Bakanlığı Tanıtım Müşaviri Raci Karaca ve Bentour Genel Müdürü Eyüp Gökçe, MNG Holding turizm grubu başkanı Hüseyin Baraner yönetiminde “Barış ve Turizm” teması ile buluştular.
Dünya’da artık ilgi alanların masallara, efsanelere, mitolojiye kaymakta olduğunu belirten Baraner, son dönemlerdeki yapımlar olan İsa, Troya ve İskender filmlerine gösterilen ilginin bunu kanıtladığını söyledi. Diğer taraftan Avrupa edebiyatının çıkış noktası olan Troya‘nın Greklerden, Romalılara, Bizanslılardan Yeniçağ Avrupa halklarına ve onlardan günümüze kadar aktarılagelmiş tinler diyaloğunun merkezi olarak tanımlanması ve özellikle siyaset, doğa ve kültürle barış ilişkilerinin üzerinde durulmasıyla turizm için de öncelikli koşul olan barış ve huzurun sağlanacağı ve bu şekilde turizmde hizmet üretenlerin de barışçıl ve hümanist değerlerle donatılacağı dile getirildi.
Baraner, Korfmann ve Latacz’in verdiği mesajlar oldukça anlamlıydı. Fakat Avrupa kültürünün özünü niteleyen Troya ve Homeros’a  en önemli katkı Bentour’dan geldi. Sadece Almanya’da 17 bin acentanın Troya turları sunduğu ifade edilirken, önemi ve ihtiyaçları gittikçe artan bölge için Troya Vakfına tura katılanlardan kişi başına 5 EU’luk katkı payı verileceği, ayrıca Troya kazılarını yürüten bilim adamlarından 10 kişinin havayolu ulaşımlarının da karşılanacağı vaat edildi.
Çanakkale’de önümüdeki 10 yıl için mevcut kazanımların en az 3 ile çarpılması gerektiğini belirten turizm profesyonelleri 1 hafta Antalya, 1 hafta Kuzey Ege’deki tarihi ve turistik yerleri içeren kombine bir tatil paketlerinin hazırlıkları içerisindeler. Bu sayede turizm hareketini arz fazlası ve sıkışıklık sorunlarıyla gündeme Antalya’dan Türkiye’ye yaymanın yolları aranacak.

Çanakkaleli Baraner, Avrupalı’nın değişen kültürel talepleri ve bölgemize yönelik ilgisinin doğru bir biçimde değerlendirilmesiyle Çanakkale’nin Kuzey Ege’de turizm merkezi olabileceğini düşünüyor ama bunun için de “sinerji” nin şart olduğunu ekliyor. Şehirde kimilerinin turizmle ilgili hiçbir fantazisi yokken, kimilerinin aşırı hayalcilik içerisinde olmaları büyük bir turizm hareketi için hazırlanan Çanakkale’nin bu konuda proje ve politikalardan yoksun olduğunu gösteriyor. Oysa en önce yapılması gereken turizmdeki başarının iyi yönetilmesi ve bölgesel gelişme için zemin oluşturulması.

Troya’yı ölümsüz kılan Homeros’un İliyada’sı Akhalılarla Troyalılar arasındaki bitmez tükenme kavga ile insanlığın derin anlaşmazlıklarını konu ediyor. Bugün ise tarihinde bir çok savaşı görmüş Çanakkale Boğazı, Dünya Barış Kültürünün ve insanlar arasındaki derin dostluğun sembolü olma yolundadır. Döneminin çokdilliliği ve çokkültürlülüğü ile kültürlerin buluştuğu nokta ve “eritme potası” olan Troya, Tunç Çağının metropolü olarak günümüz insanına gizemlerle dolu mitolojik bir düşmüş gibi geliyor. İşte bu yüzden mitos ve gerçek tarih zihinlerde bir araya getirilmek istenirse Hisarlık tepesi bunun için ideal bir mekandır.
Sanatsal, kültürel etkinliklerin turizm ve tanıtımda kullanılması için planlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Bölgemizde “Truva” filminden çok önce bazı çalışmaların başlatıldığını biliyoruz. Yeme-içmeden, takı tasarımına, o günün atmosferini yaşatan bir butik otel ve belki de en önemlisi Troyalıların ürettiği sanat eserleri ve tüm buluntuların sergileneceği Troya Müzesi projelerin başlıca unsurları. Müze şimdilik hayal bile olsa bu amacı gerçekleştirmeye dönük önemli bir haber elimize ulaştı. Troia Kazı Heyeti Başkanı Prof.Dr. Manfred Korfmann başkanlığında kazıların sponsoru Siemens’in desteğiyle Troia Vakfı kuruldu. Vakfın uzun ömürlü olmasını ve Troya’yı Türkiye merkezli bir Dünya markası yapması için faaliyet göstermesini diliyorum. Kuşkusuz bu dileğim kültür ve tarih konsepti içerisinde Çanakkale’yi destinasyon haline getiren tur operatörleri tarafından da paylaşılmaktadır. Çünkü herkesin buluştuğu ortak nokta aynı: Türk turizmini felaketten korumak için gittikçe doymaya yaklaşan Antalya’dan kurtarmalı ve acilen turizmde nicelikten nitelik hedefine atlanması gerekir. Bunun için de ürün çeşitlendirmesi ya da “konsept farklılığına” gidilmelidir.
41.Troya Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Barış ve Turizm” temalı toplantıda da turizmcilerin belirttiği gibi; Türkiye’de turizm sadece deniz, kum, güneş üçlemesinden ibaret değildir ve tarih, kültür gibi farklı alanlara yönelmesi gerektiği savunulur. Konsept farklılığı ise bu tekerlemenin ötesinde bir şeyler sunuyor. Buna örnek olarak da yaşlılar, gençler ve çocuksuz ailelere yönelik hizmetlere ağırlığın verileceği farklılaşmaya gidilebilir.
Öyle ya da böyle, yeni turizm alanları açmanın ve yeni destinasyonlar oluşturmanın gerekliliği inkar edilemez bir gerçektir.
Çanakkale de Türk Turizminden aldığı payı arttırmak için bir an önce bazı kararları almalıdır. Yani, yat limanıyla, komşu ülkelerle ticareti kolaylaştıracak gümrük kapısı ve serbest ticaret bölgesiyle, butik otelleri, milli parkları ve alternatif turizm eğilimlerine göre sunulan hizmetlerle cazibe merkezi olmak da var; Tarıma dayalı küçük sanayisi, bağı, bahçesi ve sıcak para kaynağı üniversitelileriyle geçinip gitmek de...
Tercihin ne olacağını zaman gösterecek.
denizdonertas@canakkaleonline.com
Yayın Tarihi : 4 Eylül 2004 Cumartesi 16:31:57


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Yavuz Bayram Çalışkan IP: 81.215.129.xxx Tarih : 2.10.2005 19:17:27
Çanakkale tarihimizin boğazı kanla yazıldı, canla yaşatılacak ve turizmle dünya her an hatırlayacaktır.