Çanakkale’de faaliyet gösteren bir madencilik firmasının, şehir iskelesinden Polonya’ya 3 bin 900 ton kurşun madeni konsantresini ihraç etmesi sırasında gelişigüzel yükleme yapması halk sağılını tehdit etmeye başladı.
İzmit limanından Çanakkale’ye gelerek iskeleye yanaşan Litvanya bayraklı "Kestutis" isimli 3 bin 972 grostonluk gemiye yüklenecek olan 3 bin 900 ton kurşun madeni kamyonlarla şehir iskelesine getirilirken, içinde bulunan ve zehirli olma özelliği bulunan madenin gelişigüzel iskele üzenine boşaltılması herkesi şaşkına çevirdi. Madenin zehirli bir özelliğinin bulunduğunu belirten Çanakkaleliler, kamyonlarda bulunan madenin yükleme yapılırken yere boşaltıldığını ve oradan da kepçe ile gemiye yüklenirken bir kısmının denize döküldüğünü belirterek, "Bu madenden rüzgarın etkisiyle bizler etkilendiğimiz gibi balıklarda etkileniyor. Denizde çözünen bu madenden etkilenen balıkları yine bizler yiyoruz. Böylece zehirli etkisi olan kurşun madeni vücudumuza girmiş oluyor. Bu duruma bir çare bulunmasını ve yükleme yapılırken gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dediler.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Eyüp Özdemir ise kurşun bileşkeninin insan vücuduna solunum ve sindirim yoluyla girdiğini belirterek, "Sindirim yoluyla vücuda giren kurşunun yüzde 5 ile 10’u kana karışırken, solunum yoluyla giren kurşununu ise yüzde 30 ile 40’ı kana karışmaktadır. Kan dolaşımına giren kurşunun bir kısmı kemiklerde birikir, bir kısmı da idrarla dışarı çıkar. Bu biriken kurşunun yarı ömrü 2 ile 3 yıl civarındadır. Eğer ortamdaki kurşun oranı litrede 20 mikrogramın üzerinde olursa bu zehirleyici etki yapar. Bunun ardından da kansızlık ortaya çıkar, alyuvarların sentezi azalır,böbrek enzimlerinin çalışması azalır ve kemiklerde kurşun birikmesine neden olur. Bunun merkezi sinir sistemi üzerinde zararı olduğu yapılan deneyler sonucunda görülmüştür. Bu nedenle kurşun işi ile uğraşan kişilerin veya buna maruz olan insanların mutlaka eldiven takması ve maske giymesi zorunludur. Yoksa ortaya birçok tehlikeler ortaya çıkar" dedi.
Çanakkale limanında özel bir firmanın gelişigüzel bir gemiye kurşun madeni yüklemesinin yanlış olduğunu da belirten Prof. Dr. Eyüp Özdemir, "Bununla ilgili önlemlerin başında insan sağlığını tehlikeye atmayacak şekilde çalışma yapılması şart. O işle uğraşan kişilerin ve işçilerin veya buna maruz kalan insanların mutlaka eldiven maske takmaları gerekir. Ayrıca kamyondan dökülen kurşun madeninin önce bir branda üzerine dökülmesi ve oradan gemiye yüklenmesi gerekir. Yada buna benzer başka işlemlerde yapılabilir. Çünkü canlı vücuduna giren kurşunun pekçoğu solunum yoluyla girmektedir. Bunun mutlaka önlenmesi gerekmektedir. Özellikle rüzgarlı havalarda çalışılmaması gerekir. Hava şartlarını gözönüne almak gerekir" dedi.
Kurşun madeninin gemiye yüklenmesi sırasında bir kısım madenin kepçeden denize dökülmesinin balıklar üzerinde olumsuz etkisinin olabileceğini de belirten Prof. Dr. Eyüp Özdemir, "Yapılan bazı çalışmalarda kurşun madeninin hayvanlar üzerinde etkisinin olduğu görülmüştür. Özellikle balıklar bu sulardaki çözünmüş olan kurşunu alıp bunları biriktirebilirler. Çünkü kurşunun birikme özelliği vardır. Daha sonra balık insanlar tarafından yendiğinde kurşunun insana geçme özelliği de vardır" dedi.