22
Şubat
2026
Pazar
ÇANAKKALE

YEREL ADAYIN DİKKATİNE

Yerel seçimler artık kapıda. Çanakkale de seçimlere sessiz, sakin ve heyecansız bir biçimde yaklaşıyor. Kentin geleceğinin söz konusu olduğu bu toplumsal belirlemede görevi alan kim olursa olsun ondan beklenenin ne olduğunu açıkça ortaya koymalıyız. Bu yüzden Çanakkale’de 28 Mart’ın galibi olacak kişiye yazdığım mektubu aşağıda bilgilerinize sunuyorum:
Sayın Belediye Başkanı Adayı,
 
İnsanları huzurlu ve mutlu edebilecek dünyanın en keyifli aynı zamanda en zor işini yapmaya talip oldunuz. Partinizin ‘kamuoyu’ yoklamalarından geçtiniz ve hizmet üretmek üzere aday oldunuz.
 
Devamlı hizmet üretmek, yeni projeler geliştirmek, gelişen koşullarda tüm yenilikleri getirmek ve gelişim çizgisinden sapmamak, devamlı bir değişimin takipçisi olmak, insanları belli bir düzeyde memnun ve mutlu etmek, medeni bir yaşamın gerektirdiği hizmetleri bir an bile aksatmadan verebilmek sanırım sizi mutlu etmeye yeter ve artar bile.
 
Biz kentlileri de sularının aktığı, elektriğin sık sık kesilmediği, havalar bozduğunda yaşamın felç olmadığı, çöplerin toplandığı, yolların bozuk olmadığı, kanalizasyon sisteminin iyi işlediği, rant hırsıyla betonlaşmanın artmadığı, kişi başına düşen yeşil alanın gittikçe arttığı bir kent ve diğer hizmetlerinin yanı sıra kent ekonomisinin geliştirilmesi ve istihdam olanaklarının genişletilmesinde sorumluluklar yüklenen bir belediye ve onun başında yönetişime inanan, hizmetleri ile sadece kendisine, ailesine ve çevresine rant sağlamayan, rüşvet ve yolsuzluğa geçit vermeyen bir belediye başkanı mutlu etmek için yetecek ve artacaktır.
 
Günümüzde küreselleşme gerçeğinden hareketle demokrasi kültürünün gelişmesi, ortak hukuk normlarının oluşmasına paralel olarak belediyelerin de sorumluluk alanı genişlemekte ve daha etkin, kaliteli hizmetin daha katılımcı ve verimli yöntemlerle üretilmesini gerekli kılmaktadır. Bu durum “kent paydaşları” kavramının ortaya çıkmasını da gerekli kılmaktadır. Kentlerin paydaşları, bu kentte yaşayanlar ve bu kente hizmet sunan kurum ve kuruluşlardır. Yani kent yönetiminin başarı ya da başarısızlığından etkilenen herkes, o kentin paydaşıdır. Geleneksel bürokratik anlayışla çözümlenemeyecek sorunlar için ortak akla dayanan yönetim anlayışı gerekmektedir. Bunun için de temsili demokrasinin katılımcı anlayışla zenginleştirilmesi, sivil toplum, meslek örgütleri, yerel medya ve üniversitenin karar sürecine etkin katılımıyla kent paydaşlarının rolü derinleştirilmelidir.
 
Tüm belediye başkanlarını aslında benzer işler bekliyor. Planlama, imar, çevre düzenlemesi, kentsel dönüşüm, ulaşım sorunları, yeni yaşam alanlarının inşa edilmesi, binalarımızın güvenliği, kültürel, sosyal ve sportif tesislerin yapılması, rekreasyon ve daha akla gelmeyen onlarca iş. Fakat şu aşamada öncelikler listesine tarihi ve doğal değerlerin korunmasının en başa konulması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her şeyden evvel kent hafızamızın oluşturulması gereksinimini hissediyorum. Yerel kültür ve tarih araştırılmalarının örgütlenmesiyle kültürel miras ve tarihi kent dokularının koruma ve yaşatma çalışmaları da değerlenecektir. Diğer kentlerimizde örneklerine rastlanıldığı gibi Çanakkale’de de Kent Arşivinin meydana getirilmesi gerekmektedir. Bu sayede ‘Dünyanın Ortak Mirasına’ zenginliklerimiz eklenir ve yerel kalkınmada katalizör vazifesi görür.
 
      Konu yine döndü dolaştı turizme bağlandı. Çanakkale zengin tarihi, kültürel ve doğal değerleriyle turizm açısından önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Bu durum sevindirici bir biçimde kitle iletişim araçlarının yardımıyla ulusal kamuoyunun da ilgisini çekmekte ve iç turizm hareketleri içerisinde önemli bir destinasyon halini almaktadır. Kuşkusuz bu durumun oluşmasında kamu, sivil toplum kuruluşları, üniversite ve kent gönüllülerinin fikir ve eylem birliği içerisinde olmasının etkisi vardır.
    Üniversitede gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda kent turizminin gelişiminde olumlu toplumsal ve ekonomik etkilerin izlerinin varolduğunu kaydetmekle birlikte, turizm potansiyelinin realize edilmesi yönünde bir dizi sosyo-ekonomik ve kültürel sorunların varlığı da inkar edilemez. Özellikle yerel idareler kent vizyonunda turizmi gerçekçi analizlerle tanımlamalı ve ona göre tüm toplumsal çevrelerle uyumlu bir biçimde ekonomik ve kültürel değişimleri de göz önünde bulunduran eylem planları oluşturulmalıdır.
 
Burada dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da kenti ziyaret edenlerin doğrudan temas kurduğu yerel çevrenin talep, ihtiyaç ve eğilimleri karşısında tam donanımlı, bilinçli ve duyarlı olmaları gerektiği gerçeğidir.
 
Turizmin evrensel ilkeleri arasında en başta yer alan konukseverlik, kaliteli hizmet, güven, emniyet, hijyen gibi temel koşullar yerine getirildiğinde kültürel, sosyal ve ekonomik farklılıkların aşılmasında yerel çevre lehine düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz olacaktır. Tüm bu sosyal ve yasal düzenlemelerin yaşama geçirilmesinde kentsel inisiyatifin oluşturulmasında etkin tüm unsurların da içerisinde olacağı planlama ve yaptırım mekanizmalarını da uygulayabilecek bir nitelikte, turizmde otonom yönetimin ilke ve kurallarını belirleyebilecek Turizm Danışma Kurulunun gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
 
Edindiğimiz bilgiler çerçevesinde ilk aşamada Çanakkale’nin ülkemiz turizm gelirlerinden daha fazla pay sahibi olması için gerekli koşulların ne olduğu akademik çalışmalarla desteklenerek belirlenmeli, ziyaretçilerin kalış süresini artırmak için şehrin konaklama sektörünün kapasite ve hizmet üretim değerlendirmeleri ile alternatif turizm olanaklarının geliştirilmesi için turistik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi yoluna gidilmelidir. Ayrıca Çanakkale ulusal tanıtım stratejileri içerisinde de hak ettiği yeri almalıdır.
 
Çanakkale ülkemizin iç ve dış turizm faaliyetlerinde artarak devam edecek taleplerle karşılaşacaktır. Bu nedenle sürdürülebilir kalkınma anlayışı içerisinde turizm ile ilerlemede yerel çevreler için rol modeli haline gelecektir.
 
Bilimsel bir perspektifle aktarmaya çalıştığım bu düşünceler ışığında kentimizi yönetmeye talip siz değerli belediye başkanı adayına biz kentlilerin ve genç bir turizm işletmecisinin genel bir biçimde görüş ve dileklerini anlatmaya çalıştım. Umarım birbirimizi anlamışızdır. Size yerel seçim sürecinde başarılar ve kolaylıklar dilerim. ŞANSINIZ BOL, YOLUNUZ AÇIK OLSUN.     
Deniz Dönertaş- d_donertas@hotmail.com
Yayın Tarihi : 23 Şubat 2004 Pazartesi 16:24:03


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?