4
Şubat
2026
Çarşamba
SİLİVRİ - İSTANBUL

Ergenekon'da sorgulama başladı

46'sı tutuklu 86 sanığın yargılandığı Ergenekon davasının bugün yapılan 12. duruşmasında, sanıkların sorgusuna başlandı.

Tutuklu sanık Oktay Yıldırım, Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen el bombaları ile bir bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, "Ne avukatım ne ben o bombaları gördük. O bombaları imha kararı veren mahkeme de o bombaları görmedi" iddiasında bulundu. İlgili Haberler

Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan bugünkü duruşmada, tutuklu sanıklardan Oktay Yıldırım'ın sorgusunun yapılmasına başlandı. 2455 sayfalık iddianamenin okunması dün tamamlanmıştı.

Mahkeme heyeti önünde hazırlanan kürsüye gelerek savunmasını yapan ve malulen astsubay emeklisi olduğunu ifade eden Yıldırım, iddiaların "mesnetsiz ve siyasi amaçlı" olduğunu ileri sürerek, "Burada olduğum için gurur duyuyorum" dedi.

Yıldırım, diğer sanıklardan Mahmut Öztürk ile daha önce birlikte çalıştıklarını, Muzaffer Tekin'le ise Öztürk ile Kadıköy'de gezerken tesadüfen tanıştığını anlatarak, "Bugüne kadar ikisinden de zarar görmedim. Onlar da benden görmemiştir" diye konuştu.

Emekli olduktan sonra bazı internet sitelerinde yazılar yazmaya başladığını kaydeden Yıldırım, "mücadelesini kalemiyle yazarak sürdürdüğünü" belirterek, "İddia edildiği gibi yasa dışı yollarla çeteler kurarak değil" dedi.

Oktay Yıldırım, yazılarından bazı kesimlerin rahatsız olduğunu ileri sürerek, "Biz susturulmalıydık" görüşünü dile getirdi.

Ümraniye'de ele geçirilen patlayıcılar

Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen el bombaları ile ilgili olarak, "bunların kendisine ya da evin sahibi olduğu iddia edilen Mehmet Demirtaş'a da ait olmayan bir evde bulunduğunu" ifade eden Yıldırım, "Demirtaş eskiden askerimdi. Bu kişiye ait LPG istasyonuna yolum düştükçe gider ve otomobilim için LPG alırdım. Bunun dışında herhangi bir örgütsel bağımız bulunmuyor" dedi.

Yıldırım, Demirtaş'ın yeğeni olduğunu sonradan öğrendiği tutuklu sanık Ali Yiğit'i ise "göz aşinalığı" dışında tanımadığını öne sürdü.

Demirtaş'ın, el bombaları ve patlayıcıların ele geçirildiği evde daha önce kiracı olduğunu, kendisinin de Demirtaş'ı ziyarete gittiğini anlatan Yıldırım, Demirtaş'ın gözaltına alınmadan 1,5 yıl önce bu evden taşındığını iddia etti.

Oktay Yıldırım, gözaltına alınırken kendi evindeki aramada "hizmet anısı" ve arkadaşlarınca verilen ya da satın aldığı bıçakların bir kısmına da el konulduğunu, ayrıca o an için ruhsatını bulamadığı beylik tabancasının da alınarak ruhsatsız kabul edildiğini öne sürerek, emniyete götürüldüğünde ruhsatın nerede olduğunu hatırladığını söylediğinde kendisine "Artık çok geç" yanıtının verildiğini anlattı.

"Bombaları görmedim"

Emniyete getirildiğinde bombalardan sorumlu tutulduğundan bahsedildiğini anlatan Yıldırım, "Ne daha önce ne emniyet müdürlüğünde ne avukatım ne ben o bombaları gördük. O bombaları imha kararı veren mahkeme de o bombaları görmedi" görüşünü savundu.

Yıldırım, tutuklandığı sırada mahkemenin 2 dakika kadar sürdüğünü, burada önce kendisine bombaların sorulmadığını, sadece evindeki bıçakların sorulduğunu öne sürerek, daha sonra avukatının "sormayı unuttunuz" diyerek hatırlatması üzerine mahkemenin el bombaları konusunu da sorduğunu iddia etti.

El bombaları ile kendisiyle ilişkilendiren tek iddianın "ihbarcının ve polise göre bir başka sanığın ifadesi" olduğunu savunan Yıldırım, sorgulamasında ayrıca kendisine Danıştay saldırısı ve sanık Muzaffer Tekin ile ilgili sorular sorulduğunu kaydetti.

Kimler katılıyor?

Davanın bugünkü duruşmasına, Mehmet Adnan Akfırat dışındaki diğer 45 tutuklu sanık ile başka suçtan tutuklu Semih Tufan Gülaltay ve tutuksuz sanıklardan Kemal Yalçın Alemdaroğlu, Güler Kömürcü Öztürk, İbrahim Benli, Kemal Şahin, Mehmet Murat Yücel, Ferudun Refik Nuhoğlu, Ali Yiğit, İsmail Eksik, Emin Caner Yiğit, Murat Özkan ve Yaşar Arslanköylü katıldı.

Sanık avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmaya, başka suçtan hükümlü Sedat Peker ise raporlu olduğu için getirilmedi.

Gelen avukatlar arasında tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün kızı avukat Zeynep Küçük ile Kemal Kerinçsiz'in eşi avukat Gönül Kerinçsiz'in de bulunduğu gözlendi.

Katılımcıların yoklamasının yapılması sırasında sanık Kemal Şahin, kendisine avukat tayin edildiğini, ancak avukatının bir kez duruşmaya geldikten sonra bir daha gelmediğini belirterek, yeni bir avukat tayin edilmesini istedi.

Mahkeme Başkanı Şengün, hazır bulunan sanıklara, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yasal haklarının izah edildiğini belirterek, sanıklara iddia olunan suçlara cevap vermeme, avukat isteme haklarına sahip olduklarını, istemeleri halinde kendilerine barodan avukat tahsis edileceğini, suçlamalarla ilgili delilleri toplatma ve ileri sürme hakkına sahip olduklarını hatırlatarak, haklarında mahkumiyet kararı çıkması halinde avukatlık masraflarının kendilerinden alınacağını bildirdi.

Başkan Şengün, sorgularına geçilen sanıklardan ilk olarak sanık Oktay Yıldırım'a "Açıklamada bulunmaya hazır mısın?" diye sordu.

Yıldırım'ın "Hazırım" demesi üzerine Şengün, yasal müdafi zorunluluğu olduğunu hatırlattı. Yıldırım da avukatının trafiğe takılmış olabileceğini, 10-15 dakika içinde gelebileceğini söyledi.

Başkan Şengün, bunun üzerine sanıklardan Mehmet Demirtaş'a hazır olup olmadığını sordu. Demirtaş da hazır olduğunu belirterek, konuşmasını yerinde mi yoksa kürsünün önünde mi yapması gerektiğini sordu.

Başkan Şengün'ün, "Nasıl rahatsan öyle yapabilirsin" demesi üzerine Demirtaş, yerinden konuşarak savunmasını yaparken, Ali Yiğit'in de mahkemede olmasını istediğini belirterek, "Tamamen mesnetsiz olan iftiraları dinlemek istiyorum" dedi.

AA/ CNN
Yayın Tarihi : 11 Kasım 2008 Salı 13:18:03


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?