“Miladı”, ‘yeniden doğumu’ bekler gibi APO’nun İmralı’dan neler söyleyeceğini, ”yol haritasını” bekliyoruz… Hükümet, APO’nun “açılımının –kendi “açılımı” olgunlaşmadan açıklanmasını istememiş… Eşkıya başı da, “açılmadan”, iktidarın “açılımının” daha da gelişmesini bekliyor! Kısacası, ”al gülüm-ver gülüm” danışıklı bir durum. Erdoğan ve Atalay istedikleri kadar “Bu bizim açılımımızdır” desinler; ilk işaretleri, Karayılan –APO verdiler-DTP talepleri açıkladı ve şimdi “açılım” onların zaman ve zemininde, inisiyatifiyle, gelişiyor… Ve anlaşılıyor ki açılımın bam teli, Atalay’ın deyimiyle “anahtarı” yeni Anaysa, “Kimlik” meselesi, “Türklüğün” Anayasa’dan ve ortadan kaldırılması! Bu da aslında, Türkiye’nin bölünmesinin “yol haritası” ve AKP-DTP ortaklığında yürütülen “açılımın” aslını, faslını, maksadını gösteriyor!.. CHP ve MHP, işte bunun içindir ki, Türkiye’nin iç-dış “barışına” son verecek bu “açılıma” karşılar!
STK’LAR
“Koordinatör” Atalay STK’yla, görüştü ve çoğundan, “şartlı- şartsız" destek aldığı anlaşılıyor. Başta TÜSİAD, tabii, “busıness as usual” –yanı işlerinin bozulmamasını, Kuzey Irak’ta da tıkırlarında devam etmesini, isterler. Paralar gelsin de, Türkiye bölünmüş, bölünmemiş, umurlarında mı? Bakalım gerçek Gazi Şehit anne ve babaları, Atalay’a ne diyecekler! Onları kandırmak güç! AKP’liler, başta Arınç, Erdoğan’ın “tarihi” konuşmasını, ağlayarak, dinlemişler… Acaba kaçı şehitler arkasından gözyaşı döktü?
ÇARŞAMBANIN GELİŞİ
Ve herkes şimdi “Çarşambayı”, Eruh! Ta APO’nun “yol haritasını” açıklanmasını bekliyor… Ama “Çarşambanın gelişi Perşembeden belli”. Ne acı tecelli; katil, 1999’da, idamdan “kurtarıldı” ve bugün onun ağzına bakar, ondan medet umar olduk… Sadece bu, “gafletin” APO’nun idamdan kurtarılmasından, bugüne “ tavız-ver kurtul açılımına” gelişin özeti!
ERUH-ŞEMDİNLİ
Eruh asıl, 25 yıl önce PKK’nın, ilk saldırısını lanse ederek Türk devletine savaş açtığı yerdir ve ihanetin başlangıç yıldönümüdür. 15 Ağustos ta Eruh’ta ve Şemdinli’de, şenlikler yapıldı… DTP’nin organizasyonuyla, ellerinde, PKK bayrakları ve “biji APO” diye bağırdılar… “APO’muz, yani PKK’sız barış olamaz “ dediler. DTP’liler, bölücüler, iktidar ve yalakalarının “aman şu sırada dilinizi tutun, açılım sürecine limon sıkmayın” uyarılarına aldırış bile etmiyorlar! 15 Ağustos “zafer” bayramı onlar için… Nasıl kutlamazlar!
Yandaş yalakaların önde gelen temsilcisi, “2. Cumhuriyetçi” Mehmet Altan, Kürt Bölücülüğünün “Türk” ideologu İsmail Beşikçi’yi “saygıyla" anarken “bölücülüğe” karşı çıkanlara, “Türk faşistleri” diyor. Binlerce insanımızın APO ve adamları tarafından katledilmelerinin başlangıç noktaları- Eruh ve Şemdinli, Mehmet Altan ve şürekâsı için, ilk defa, sorunun çözülmesi yönünde bir umut “kalesi”!
ERDOĞAN PRİNKİPO’DA
Erdoğan Başbakan sıfatıyla mı- AKP Başbakanı olarak mı – “açılımı”, adalara PRİNKİPO’ YA (Büyük adanın Rumca adı) diyerek “diğer” azınlıklara uzattı. Özellikle Rumlara inkâr edilmiş haklarının verileceğini mi vaat etti? Bu “açılımın” organizatörü, Patrikhane avukatı- Kezban Hatemi;
FESAT KUTUSU
Potam yalı Erdoğan açtığı “kutudan” daha ne fesatlar çıkacağının farkında mı? “Çerkez açılımı”-“Laz açılımı” – “Gürcü açılımı”, “Arnavut açılımı” vb…
Dün Bir dergiden sordular: “APO açımında, yol haritasında ne derse memnun olursunuz?” diye… Ben kıvırmadım: “Eşkıya başı ne söylese –"Allah Bir" dese, hatta ne Mutlu Türküm diyene"-"Türküm” dese, ona asla inanmam ve onun "yol haritasıyla" yola çıkacaklara da şaşarım!” dedim, diyorum!
BAHÇELİ’NİN KONUŞMASI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yıldızlarımız hiç barışmadı… Bazı hareket ve haytalarına karşı çıktım! Ama şimdi hakkını vermeli; şu sırada bu mücadeleyi, cesaret ve azimle, sürdürüyor… Bundan önceki konuşmaları açılımcılara, hükümete, en kuvvetli cevaplardı- Erzurum konuşması da, bence tarihe geçecek, muhteşem bir konuşma. Doksan Yıl Önce Mustafa Kemal’in Erzurum’dan, bugünün Ankara’sını “mütareke İstanbul’u” yapanlara - Vahdettin’lere, tokat gibi, bir cevap! “Milliyetçi Görüşü” şimdi, MHP temsil ediyor; kırgınlıklarımızı – başka hususlardaki görüş farklarımızı unutarak bu cephede, ortak düşmanlara karşı, birleşmek zamanıdır! Düşmanlara fırsat vermemeliyiz!***
Üstadim, Sayın Bahçelinin, "Kürt Açılımı"na karşı çıkarken Çin'e bağlı özerk bölge Doğu Türkistan'lılara Hükûmetin yeterli destek vermemesini de (haklı da olsa)nefretle kınaması tezat teşkil etmiyor mu? Ben doğrusu, kültürü elinden alınmak istenen Uygurların yerinde olmak hiç istemezdim. Burada bir empati ve eytişim (diyalektik) yapmak gerek miyor mu? Kürt davası 15.Ağustos.1984'de PKK ile başlamadı. En eskisi 1971 12 Martından beri bütün şiddeti ile vardı.
6 HAZİRAN 1919
Anadolu'daki ulusal birliği bozmak ve bu yolla Anadolu'nun parçalanmasını sağlamakla görevlendirilen İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'un raporu:
"Yıldız Köşkünün Büyükbaşı Vahideddin, güvenliği için yalnız kendini düşünüyor.İstanbul Hükümeti'nin başbakanı Damat Ferit'de, ellerinde kalabilecek Anadolu topraklarının bir parçasının güvencesinin sağlanması için, İngiltere'nin güdümünde olmayı çok arzu ediyor"
(Turgut Özakman'ın "Vahideddin, Mustafa Kemal ve Millî Mücadele" adlı yapıtındanadapte edilmiştir. sayfa: 391) Not: Bu tarihi gerçek, Merve Kabakçı kafasında gidenlere ve de pkk primitifi Şeyh Sait yolunda olmaya gayret edenlere ithaf olunur.