20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

AB, Yeldeğirmenleri ve Biz Donkişotlar!

Yüce milletimi, Aralık ayı sonundaki AB Zirve toplantısı yaklaşırken , şimdiden uyarmak istiyorum. AKP İktidarı ve medyadaki yalakaları , bu toplantıda Türkiye’ye bir müzakere tarihi verilmesi için seferber olmuştur. Birand, hemcinsi diğer yazarlardan – Avrupa gazetelerine ,Avrupa kamuoyunu etkilemek için yazılar yazmalarını istedi. .

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Bakanlığı, lobi faaliyetlerini arttırarak ,sürdürüyorlar, Amerika’dan da ,destek alıyorlar.ABD’nin eski Ankara Büyük Elçisi Morton Abramowitz de, bu konuda bir yazı yazmış; AB zirvesindeki bu kararın, Batı için (buna Amerika da dahil) hayati bir karar olacağını, “AB’nin Türkiye’ye “evet” demesinin, kritik bir konumdaki ,büyük ümitler veren bir ülkede, kapsamlı bir dönüşümün yolunu açacağını…” söylüyor. Bush yeniden, bunun Avrupalılarda ters tepki yapacağını bile bile, telefonla lobi yaparsa, hiç şaşmayın.!


BEN DE YAZDIM


Birand’ın çağrısı üzerine , ben de Avrupa gazetelerine bu konuda bir yazı gönderdim .. Bu yazımda Zirve toplantısında, kesin bir müzakere tarihi “verilmemesini” umduğumu belirttim.
Sonunda söylediğim şu , “On, on beş yıl sürecek müzakere sürecinde TC’ni TC olmaktan çıkaracak bir çok yeni kriter ve engel dayatılacak . Bu sürede Türkiye’nin geleceğini ,kaderini ,milletimizin varoluşunu, Türkiye konusundaki tasavvurları, en azından muğlak ve şaibeli Avrupalılara emanet edebilir miyiz? Bunun için de , benim arzum AB’nin Aralık sonunda hiç müzakere tarihi vermemesidir.Böylelikle kendi yolumuza kendi değerlerimiz, kriterleriniz ve çıkarlarımız doğrultusunda devam edebiliriz!”


TARIH VERİLİRSE..


Görünüş o ki, Zirveden, belki şartlı bir "evet" veya başka tür bir statü önerisi çıkacak…Ama AB yöneticileri eğer Türkiye’deki kamuoyunu , duyguları ve durumu iyi okuyorlarsa, Türk halkını küstürmemek ve bu küskünlük yüzünden , AKP iktidarını krize sokmamak için , 2005’te bir müzakere tarihi verirlerse şaşmam. Avrupalılar, Amerikalılar , Türkiye’de ,kendilerine bu kadar hizmet veren bir iktidarı kaybetmek istemezler. Yeni bir atlatma – müzakere tarihi verilmemesi, “şartlı” bir tarih verilmesi veya , başka bir “statü” önerilmesi, AKP iktidarının ,sonunun başlangıcı olur…Paçalar da bunun için sıkışmıştır!


ASIL TUZAK


Milletimi uyarmak isterim ; asıl tuzak, müzakere tarihi verilmemesinde veya şartlı bir tarih verilmesi değil ,bir müzakere tarihinin verilmesinde. Zaten Erdoğan ve Gül şimdi içeriğe ve sonuçlarına bakmadan, “Bir tarih verilsin de biz paçayı kurtaralım ,.bu yeni süreçte ne gibi yeni baskılar karşısında kalacağız.... Türk devletini yıkmak, parçalamak için bizden ne ödünler isteyecekler, umurumuzda değil... Bizden sonra tufan “ diyeceklerdir. . Ve onların,yalakalarının maharetleri Kıbrıs konusunda da yaptıkları gibi milleti aldatmak ve oyalamaktır!.
AB için Lobi faaliyeti yürüten, merkezi Brüksel’deki CPS adlı kuruluşun danışmanlarından Tulu Gümüştekin , Radikal’de ,“En Kritik Sonbahara Doğru” başlıklı yazısında Türk kamuoyunu oyalamaya ve umutlandırmaya çalışmış. Mesela ,eğer müzakere tarihi verilirse –geçmişteki örneklere bakarak bundan sonraki sürecin, en fazla 7 yıl olacağını iddia ediyor,. Ama kimse, 2005 için Müzakere Tarihi verilse bile, diğer adaylar için olduğu gibi Türkiye’ye üyelik garantisi verileceğini söyleyemiyor.7 yıl veya 5 yıl , sürüngenlikte Türk devletinin temellerini daha fazla oymak için yeter!


Birand da, tatil dönüşü 6 Ekim’de kamuoyuna açıklanacak olan “İlerleme Raporunun” bir Müzakere Tarihi konusunda bir işaret e olacağını söylüyor…Ve gene o meşhur cümle ; “yasal düzenlemeler yapıldı ama uygulamalara bakalım” Yani sonunda gene uygulamaklar gerçekleştirilmediği için ,kabahat bizde olacak! AB diğer adaylardan hiçbir bu “sürüngenliğe” tabi tutulmamışlardır olduğu belirtilmiştir. Acaba, Türkiye neden bu ayrıcalığa tabi tutuluyor. Bizi çok sevdikleri için mi?


Ben ,Türk milletinin bu oyunlara gelecek kadar gafil –aptal olmadığına inanıyorum!
Türk halkı ,Avrupalıların,geçmişte - Türklere karşı düşmanlıklarını hatta Mustafa Kemal’in “ Avrupalıların ,öneri ve planlarına güvenmeyin” uyarılarını unutmuş olsa bile, Batılıların, Türkiye konusunda ne kadar samimiyetsiz olduklarını , o meşhur kriterlerini işine geldiğinde kendisi çiğnediğini unutur mu? Mesela, Belçika’nın , cinayeti güvenlik kameralarıyla sabit, eli kanlı terörist katil Fahriye Erdal’a sığınma hakkı verdiği, APO’ nun da, Suriye’den çıkarıldıktan sonra Avrupalıların, İtalyanların ,Yunanlıkların, Ona kol kanat germek çabalarını-AB temsilcisi Karen Fogg ve şebekesinin çevirdikleri oyunları , “uyutalım unutalım” sözlerini unuttuk mu? Bunlar buz üzerinde yazılanlar mı idi? Ya, ABD’nin ,n PKK konusundaki iki yüzlülüğü ? Sadece, bunları bilmek ve hatırlamak, Türk Devletinin ve milletinin kaderinin, Avrupalılara, Amerikalılara emanet edilemeyeceğinin gerekçeleridir!


“Gerçek” gerçekten de, budur; asıl AB sürüngenliği, 2005 için bir müzakere tarhı verirlerse başlayacak! . Bu tarihin verilmesiyle ,başka ülkelere yapıldığı gibi üyeliğimiz kesinlikle garanti edilmiyor. 2020 de AB koşullarınım Türkiye koşullarının, ne olacağı hiç belli değil ve olamaz. Yanı Ülkemizin kaderini Avrupalıların , yabancıların “ “iyi niyetlerine” emanet edebilir miyiz?
Biliyorum; Türk milletinin geleceği ve e varoluşu ile değil de , kendi politik hesaplarıyla ilgili olanlar, kalplerinde vatan,millet sevgisi değil de , borsa faiz ve iş ve holding hesapları olanlar için Türkiye Devleti var imiş, yok imiş ,, hiç umurlarında değil. Türkiye-AB Vakfı ı Başkanı Can Baydarol, TV’ ye çıktı , açık-seçik; “Bir müzakere tarihi versinler kolay,sonunda üyelik garanti olmaza bile , o süreçte biz işlerimizi yürütürüz” dedi. . O sürecin aşlında, Türk Devletini yıkacak bir “sürüngenlik” olması , umurunda bile değil; gün ola harman ola!


Maalesef, Hariciyede bu işlere bakan bazı bürokratlar için de, önemli olan, “profesyonel” başarıları ve Bakanlarına, İktidara hoş görünmektir. ..


Belki de ,”reel dünyada”, onlar haklı ve gerçekçi, onların dedikleri ve istedikleri olur…Bizler ise , yel değirmenlerine saldıran Donkişotlarız. Ancak sonuçta , Cervantes’in Donkişot’u ,onurlu bir kahramandı…Yel değirmeleri de kötülüklerin sembolleri idi!

Yayın Tarihi : 25 Ağustos 2004 Çarşamba 17:20:15
Güncelleme :25 Ağustos 2004 Çarşamba 17:48:24


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?