19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

AB'nin kuyruğu ve kuyrukları

Bu yazı yayınlandığında, AB’ni “kuyruğu”, şöyle veya belli olacak; AB yolu, almayanlar için, belli olacak! AKP İktidarı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı ve AB “kuyrukları” için önemli olan “müzakerelerin”, 3 Ekim’de başlaması, çünkü böylelikle günü kurtaracaklar, zaman kazanacaklar! Ama müzakerelerin başlaması demek ,Türkiye için felaket ve yıkılma sürecinin başlaması demek!; Avrupalılar bizi iflas masasına, Mondros’a çağırıyorlar- arkadan Sevr’i yeniden dayatmak için!

Şimdi müzakerelerin başlaması lehinde yorumlar yapanlar, “iyi polisi “ onayanlar, istediklerini ancak bu masada ve süreçte, kucaklarında iken yaptırabileceklerini biliyorlar. Ve itiraf ediyorlar: “Bu ucu açık sürecek uzun sürecek –en az 2023 e kadar …ve çok çetin olacak” diye Bu süreçte Kopenhag Kriterleri dışında diğer r yeni koşullara ve Avrupa Parlamentosunun kararlarıyla, hukuken AB Müktesebatından olan yeni şartlara; uyumu uygulamalarla “içimize” “sindirmeye” ! Zaten şimdiye kadar , Rum yönetimini tanımaya, Ermeni Soykırımını tanımaya, Kürtlere özerklik vermeye , TSK'ni ı güçsüz hale getirmeye-ve de Atatürk’ün resimlerini duvarlardan indirmeye! Sakın fantezi yapıyorum sanmayın; göreceksiniz bunlar hep olacak!

Şimdi, gazetelerimizim deyimiyle “nefesimizi tutup bekliyoruz” bu “sinir harbinin sonucunu.! Zaten bu AB süreci macerası-işkencesi başlayalı barı hep nefesimizi tuttuk, ,Karen Fogg’ların, Verhaugen’leri ,Krutschmerlerın vb. ağız kokularını dinledik..Bundan sonra – eğer müzakere iflas masasına oturursak- bunlar daha ağır ve aşağılayıcı olacak.
RİCAT YOLLARI

Başbakanımız ve “Gül gibi Dişileri Bakanımız , Brüksel’den zinhar ters bir netice çıkması ihtimaline karşı , ricat yollarını hazırladılar. . Başbakan bu takdirde cevabımızın çok sert olacağını ifade etmiş…Deme kı, bundan önce,kendi itiraflarıyla verebileceğimiz kadar, hatta daha fazla taviz vermiştik ve “ mülayim” Bakalım sert olsak ne yazacak? Aslında AKP için en hayırlısı şu bağlamda , iflas masasına oturmak, yerine “Artık yetti ,yolumuza Atatürk kriterleriyle, devam edeceğiz ” demek düşer. Böyle yapsalar milletin gönlünü ve desteğini kazanırlar ! Korkarım ki bu iradeyi gösteremeyeceklerdir ve Brüksel'deki neticeye, çıkacak Çerçeve Belgesinin ve karşı deklarasyonun “olumlu” taraflarını bulup, bır kulp uyduracaklar , ve Bakan Gül, istim üzerinde tutulan özel uçağa artlaşıp Brüksel’de masaya -iflas masasına oturacaktır. .Müzakereler başlarsa daha doğrusu AKP Hükümeti müzakerelere başlamayı kabul eder ve bunu da büyük zafer olarak ilan ederlerse hiç şaşmam. Çünkü kaderlerini AB ye bağladılar bir kere – kendi maksatlarına ulaşmak için! İnşallah yanılıyorum.!

Müzakereler 30 kusur paragraflık koşuların aç kapa, karşımıza getirilmesiyle devam edecek. Bunları kabul etmemek diye bir şansımız yok…Eger müzakerelere ara verilse bile, Hükümet bunları sonunda bırakılan yerden başlayıp kabul etmek zorunda.

BAŞINDAN BATIL

Fakat aslında bütün bunlar, yok Avusturya oyun bozanlık ediyormuş yok “imtiyazlı ortaklıktan bu seferlik söz edilmemiş, Tony Blair karşsında ayak ayak üstüne atan Ertuğrul Özkök'e "merak atamayın sonunu z AB üyeliğidir " demiş…Gerçekler başka; Müzakereler başlasa ne yazar? AB yazgımız kökünden başından batıl ve battal!
Brüksel sevdalıları şimdi AB ye,politikacılarının söz ve oyunlarına şantaj diye , sözlerinde durmadılar diye ateş pis kürüyorlar. Baştan beri ,; Türkiye nın TC nın kaderini bu ne idüğü belli ve ilerde de belli olmayacak Avrupalı liderlere politikacılara ve AB kamuoylarının iç siyasetlerine bağlamak ve emanet etmek l yanlıştır dedik. Haklı çıktık, çıkıyoruz !
Ve hala “AB vizyonundan”-bunu b söz edenler, bunu Atatürk'ün hedefleriyle özdeş tutup “AB ye taraftarız diyenler” varsa da şaşarım.

Büyük bir gazetemiz bütün bu koşullarda ve bütün bunlara rağmen hala “her şeye rağmen AB” diye ısrar ediyor…Neymiş; son kamu oyu araştırmasına ragmen Türk halkının çoğunluğu AB’ne tam üyelikten yana imiş…Başından beri ,AB konusunda yalanlarla yanıltılan ve AB'ne e üye olursak Avrupa da serbestçe dolaşacaklarına ve iş bulacaklarına inanmış halkımız arktık uyandı ve aptal değil. Asıl onlar şimdi avazları çıktığı kadar, “AB’ne hayır” diye bağıracaklardır. Ve bugün de MHP’nin Ankara mitinginde asıl bu sesim yükselmesini umnuyorum!

Yayın Tarihi : 1 Ekim 2005 Cumartesi 13:34:08
Güncelleme :1 Ekim 2005 Cumartesi 13:37:02


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?