20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Adamlar – Âdemler

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, "Yazarak hiçbir şeyin düzelmediğini anladım… Ben de bu satırları bitirdiğim an kalemimi kıracağım, iç düşmanlarımızın ve onları destekleyen emperyalist güçlerin Allah belasını versin” sözleriyle Sözcü gazetesindeki köşesinden ayrıldı.

Vural kardeşim-oğlum. Bu, muhakkak, sana yaraşan “onurlu” ve “onursal” bir duruş ama gene de yapma kardeşim Vural; senin böyle “kalemini” kırman, sadece SÖZCÜ gazetesinin değil -ülkenin, hepimizin kaybı- bırakacağın boşluk güç doldurulur.

Biliyorum, ahlaksızlar ve ahlaksızlıklara karşı savaşmaktan yoruldun, bezdin. Ben de senden büyük yaşımda, çok yoruldum. Bu olanlara karşı artık yazacak şey kalmamış gibi… Ama her gün yeni tezvirat ve fesat ortaya çıkınca, dayanıyor ve yazmadan duramıyorum. Hem, Atatürk’e, babama verilmiş sözüm var… Ölünceye kadar, kılıcımı kınına sokmayacağım. Senden rica ediyorum sen de düşün ve değerli bir Hukuk adamı -“Cumhuriyet” Savcısı olarak, Cumhuriyet- Ordu düşmanlarına ve “fahri savcılara” karşı görevini sonuna kadar yap. Pes etmeye hakkın yok!

İstifa-Veda yazında söylediklerin, yaşamakta- görmekte olduğumuz kâbusun, ihanetlerin ve gafletin özeti… “İç düşmanlarımızın ve onları destekleyen emperyalist güçlerin "Allah belasını versin" diyorsun… Âmin. Ama o düşmanlara yenilmeye, teslim olmaya, durmaya hakkımız yok! “Durmayalım- düşeriz” - "Allah Türk Milletini Korusun!", ama işi, Allaha bırakmayalım!

KAYIPLAR

Olayların “saldırısından”, bir acımı, yazmaya fırsat bulamadım. İstiklal kardeşimi kaybettik. Sevgili çocukluk, gençlik arkadaşım İstiklal Paksüt yaşadığı gibi, sessizce bu dünyadan ayrıldı... İstiklal Paksüt, babamın silah – mücadele ve “kürsü” arkadaşı. İstiklal Mahkemeleri Başkanı Ali Çetin kaya’nın kızı ve Anayasa Mahkemesi üyesi Osman Paksüt’ün anası ve rahmetli Emin Paksüt'ün eşiydi. Nurlar içinde yatsın!...

İstiklal’in ölümü üzerine, babası rahmetli Emin Paksüt'ü hatırladım. O’nun dava arkadaşı, benim can dostum, Birleşmiş Milletlerde görev yaparken, âmirim, Coşkun Kırca’yı hatırlamama-hatırlatmama, vesile oluyor. Önceki gün sevgili Coşkun’un ölümünün 6. yıldönümü idi. Galatasaray Üniversitesinde anıldı. Kırca içerde ve dışarıda Türklerin davasını, engin bilgisi ve belagatiyle savunmuştu. … Onun gibi, Vural Savaş ve Paksüt gibi, adam gibi adamlara ve “3 Ali” gibilere, şu sırada, çok ihtiyaç var! ***

Yayın Tarihi : 21 Şubat 2011 Pazartesi 00:34:29


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?