20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

Ankara'da Yargıçlar Var! Türkiye'de Atatürk Var!


Anayasa Mahkemesi, üniversitelerde başörtüsü yasağını sona erdirmeyi amaçlayan, Anayasanın iki maddesinde (10 ve 42) değişiklik yapılması hakkında, TBMM’de, 411 'kabul oyu' ile geçmiş kararı 2 ye karşı 9 oyla iptal etti. AKP tarafından önerilen bu değişikliğin iptali için CHP, Anayasa Mahkemesine Başvurmuştu!

Bu karar neticede – hele Mahkeme –muhtemelen-bu yaz, Yargıtay Başsavcısının açtığı davada “kapatma” kararı verirse- TC rejimi, “değiştirilemeyecek… Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek, temel maddeleri tasalluttan korunmuş olacak ve ülkeyi, Türkiye Cumhuriyetinin, “Yabacıların” kendi amaçları için, telkin ve tavsiye ettikleri “Ilımlı İslam Cumhuriyeti” tehlikesinden kurtaracak.

Bu karar üzerine, bizler, Laik Atatürk Cumhuriyetçileri, rahat bir ”oh” çektik… Ama ötekiler, başvuracakları başka, daha yüksek merci olmadığı için panikteler, matemdeler… Bu kararın “siyasi” olduğundan, “ hukuki” olmadığından, Anayasa Mahkemesinin ancak “şekil” hususunda karar verebileceğini, “esas” hakkında böylesine bir, karar veremeyeceğini iddia etmeye başladılar!

ESAS MI ŞEKİL Mİ?

Onlara göre, Anayasa Mahkemesi, davaların ve iddiaların, sadece noktalama, cümle yapılarına, biçimlerine vs bakan, bir Dil kurumuymuş gibi!

Oysa özellikle, şu bağlamda, İktidar, bütün “erkleri” eline geçirmiş ve geçirirken, Anayasa Mahkemesi, Anayasanın ruhunu ve temel ilkelerini koruyacak son merci! Ve son kararı ile bu hayati görevi yapmıştır!

Bu Mahkeme ve böyle yürekli yargıçlar ve “Atatürkçü” Yargıçlar olmasa, Ordu olmasa Türkiye’yi ne hale getireceklerini bir düşünün! Bazıları, hatta bazı ”malûm” hukukçular, Öğretim üyeleri, “şekil” derken “esas” tehlikeyi, göz ardı ediyorlar!

Ve işlerine geldiğinde ileri sürdükleri Avrupa’nın, “İnsan Hakları Mahkemesinin “ Türban konusundaki kararlarını hangi fasla koymalı; “şekle” mi – “esasa” mı? Bazı profesörlerin, mesela, öteden beri, tavır ve düşünceleri “malûmdan mâlum” Ergun Özbudun’u, Sami Selçuk’u arkalarına alarak, türlü “hile-i e*şerriye” tasarlıyorlar! Osmanlıda oyun çok!

SAYIN BAŞKAN

Anayasa Mahkemesinin, eşi türbanlı ve Hukukçu olmayan, Başkanı Haşim Kılıç (akrabalığımız yoktur) karardan hiç memnun değil- “Gerekçeli karar açıklanana kadar, “ayrıntılara hatta oy durumunun açıklanmasını istemiyor. Ama bunlar medyaya sızdı bir kere! Öyleyse bu “tedbirin” maksadı ne? Güya Mahkeme üzerinde spekülasyonları önlemek! Sanki şimdi bu karatma spekülasyonları öneyecek mi – yoksa arttıracak mı?

Şaşılacak bir yorum –iddia yapılıyor: Deniyor ki; mademki bu değişiklik önlendi, o halde Kapatma Davasının asıl gerekçesi ortadan kalkmış oldu! . Fakat aksine, bu karar, AKP’nin kapatılmasına, dolaylı olarak mehaz olacak’ En azından, Başsavcı savunmasında bunu kullanacaktır!

VELEVKİ

“Paradoks” ama bu karara giden yolu Başbakan Erdogan, “Velev ki” diye başlayan, “Türbanın siyasi bir simge” olduğunu, pervasızca, itiraf eden sözleriyle açtı. Hani “ küpleri üst üste dizseler” diye bir söz vardır, en alttaki çekilince, siz seyredin gümbürtüyü - ve “iktidarın” sonunu!

Ancak, bundan sonra, Kapatma Davası Kararı muhtemelen, bu yaz açıklanana kadarki süreç kolay geçmeyecek. Dış ve iç baskılarla kısır tartışmalarla ülke gerilecek. Kamplaşma, kutuplaşma artacak! Kansız bir “şeriat darbesine” de başvurabilirler! …Velhasıl, bu ihtimale ve desiselere karşı sıkı durmamız –Muhalefetin birlikte davranması ve fire verilmemesi gerekiyor.

Ne var ki, ilk fireyi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hemen verdi: Mahkemenin kararı ”hukuki” değil “siyasi” bir karardır ” dedi. AKP’nin söylemine katıldı ve tabir caizse, üzerine “limon sıktı”. Pekâlâ “Türbanı serbest bırakmak kararı hukuki miydi? Sapına kadar, “siyasi” idi! Sayın Bahçeli’nin, son zamanlarda 367.Maddesinin kabulüne, Gül’ün seçilmesine ve nihayet - maalesef- gülünç, “çene altı” formülüyle Türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına yardakçılık etmesi, siyasi ve halkçı amaçlı değil miydi?

Nihayet Anayasa Mahkemesinin, son kararına karşı çıkışı da “siyasidir!” Sayın Bahçeli, Son zamanlarda AKP ye ateş püskürdü kapatılması gerektiğini de ima etti! Acaba şimdi bu son çıkışıyla, AKP kapatılınca- kapatılırsa- oyların “Türban” konusunda, en azından ılımlı olan MHP ye akacağını mı düşünüyor! Anayasa Mahkemesinin Kararı, Genel Kurmay Başkanını Orgeneral Büyükanıt’ın İstanbul’da Harp Akademilerinde söylediklerine, denk düştü. Büyükanıt; Karar için “malûmu ilâm ” dedi ve ilave etti ; “ Türkiye’ye ” ılımlı İslam“ gibi sıfatlar takılmak isteniyor; Türkiye’ye kimsenin biat ettiremez… “. Yasal organlar buna izin vermez”

AKP ve takımı, şimdi istedikleri kadar, AB’den ABD’den medet umsunlar : “Ankara’da yargıçlar Türkiye’de Atatürk ve Atatürkçüler var"!..

Yayın Tarihi : 7 Haziran 2008 Cumartesi 00:11:30


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?