20
Mart
2026
Cuma
ANASAYFA

“Atatürk’ün” Yolu –Erdğoğan’ın Yolu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son konuşmalarında “Atatürk’ün yolunda “ilerlediklerini söylemiş. Ve bir yerinde de, eğer yanlış işitmedimse, “Türk olarak” demiş. Erdoğan’ın Türk olduğunu söylediğini duymamıştım. “Kendisini “Gürcü” veya “Laz”, eşimin de “Arap” olduğunu söyledi, ama asıllarına rağmen “Türk” olduklarını, özenle, hiç söylemedi. Çünkü o hep “Türklükten" “Türkiyelilikten” söz etti ve “Türkiye Türklerimdir demek yanlıştır” dedi…”Türkü” alt kimliklerden biri saydı. Demek ki şimdi nasılsa hidayete ermiş; büyük bir aşama.
“Atatürk’ün yolunda ilerledikleri” sözlerine gelince, ya Erdoğan, yolunun, AKP’nin yolunun, Atatürk’ün yolu olduğuna kendisini inandırmış halkı da inandırmak istiyor. Ya da bizler Atatürk’ün yolunun” ne olduğunu bilmiyoruz Oysa onun Atatürk. Cumhuriyet Devrimler ve laiklik, konusunda, evvelce söylediklerini hatırlıyoruz. .

CAMI-TEKKE OLAYI
Son günlerde İstanbul Çarşamba’da İsmailağa Caminde –daha doğrusu “Tekkesinde-” olanlar, AKP dönemimde ve Erdoğan’ın “yolunda” nerede olduğumuzun, nereye geldiğimizin bir göstergesi. 

Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimler “yolunda “ Tekkeler ve Zaviyeler” 30 Kasın 1925 tarihli devrim kanunuyla kapatıldı. . Mustafa Kemal bu konudaki konuşmasında, "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz. Türkiye Cumhuriyeti her alanda doğru yolu gösterecek, uyaracak güçtedir. Biz uygarlığın bilim ve fenninden güç alıyoruz ve ona göre yürüyoruz. Başka bir şey tanımayız" demişti. Diyordu. 

Evet; Tekke ve Zaviyeler, Şeyhleriyle birlikte, kanunen –güya- yasak, Ancak öteden beri eri malûmdur ki, fiilen varlar ve faaliyetteler, . Erbakan Başbakan iken cüppeli takkeli, çember sakallı Tarikat şeyhlerini resmî Başbakanlık konutuna davet etmişti Erdoğan’ın da bir tarikat Şeyhinin önünde diz çökmüş fotoğrafı da hatırlardadır. Ama şimdi, bu AKP döneminde, Tarikatların ve Şeyhlerinim etkileri, müritleri arttı. “Şeyhlerin" siyaseti, seçimleri yönlendirdikleri, etkiledikleri, ı ayyuka çıktı.

Tekkeler zaviyeler Şeyhler kanunen yasak. Öyleyse, bu görüntüler, Tekke ve Zaviye’lerin bu kadar pervasızca devam etmesi, nasıl mümkün oluyor? Bır yetkiliye sordum. Herhalde istihzayla, “Tekkeler kanunla kapatıldı, ı, ama açılmasın yasaklayan kanun yok”. Hükümetler ve idareciler, acaba bu çelişki ve hukuk boşluğu olduğu için mi, yoksa Şeyhlerin şerrinden korktukları için üzerlerine gidemiyorlar. AKP İktidarı hiç gidemiyor! 

Tekkelerin ka0panılmasına Şeyhlere son verilmesine, bunların fesat yuvaları haline gelmesi ve etkilerini, Cumhuriyetin ilanından sonra da sürdürmeye kalkışmaları yol aştı. Bir Şeyhin yönettiği, Menemen Olayı, Şeyh Sait Ayaklanması gerekçe oldu. , İsmaılağa Camii “Tekkesinde” olanlar da, bir işaret, bir uyarı! Ama AKP iktidarı, Mustafa Kemal gibi, gereğini yapabilecek mi? 

Galiba 12 belli başlı Tarikat var İnsanlarımızın. İnançlarına göre, Allaha ulaşmak yolu bildikleri “tarikatlara” mensup o1naları yasaklanamaz. Ama z ana Tekkeleri yasaktır ve bazıları da fesat-mafya yuvası haline gelmişler. Bunlara ve yaptıklarına a göz yummak hatta onlardan yardım beklemek “Atatürk’ün yolu” olamaz’ 

Atatürk’ün aydınlık “yolu” , seksen yıl önce, kadınlara eşit haklar vermesiyle, başları açık veya şapkalı, Türk hanımlarıyla birlikte çekilen fotoğraflarından belli idi… Başbakanın, TBMM ne Başkanın Bakan eşlerinin. Hele Avrupa’da, hatta diğer Müslüman ülkeleri başlarının eşleriyle çekilen, tesettürlü ve türbanlı, fotoğraflarındaki manzaralar ise, muhakkak ki Atat ürkün yolu değildir.
Son zamanlara Erdoğan’ın yolunda, bütün ülkede hatta İstanbul’da ve hatta hatta Ankara sokaklarında, cüppelı takkeli çember sakallılar ve kara çarşaflılar çok arttı.

PERŞEMNENİN GELİŞİ 
Ben Fatihi, Çarşambayı bilirim Geçenlerde bır yakınımın cenazesi için Fatih Camiine gittim... Camımın avlusu, külliyesi ve civarı, adeta Orta Çağlara dönmüş. Ş bu gibilerin istilasına uğramış. Kâbus görmüş gibi oldum. . 

Turhan Selçuk, Cumhuriyet gazetesindeki karikatürde, bu görünü, aynen, çizmiş ve altına da. “Perşembenin gelişi Çarşamba’dan belidir” yazmış, Benim, kelimemle ifade etmeye çalıştıklarımı birkaç fırça darbesiyle ifade etmiş. İşte ben de bu “Çarşambada”, “Perşembenin” gelmesinden korkuyorum.

Yayın Tarihi : 12 Eylül 2006 Salı 18:15:34


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
burak okudan IP: 88.232.130.xxx Tarih : 31.08.2007 20:58:19
böyle bir yazı yazdığınız için sizi en içten dileklerimle tebrik ediyorum. böyle yazıların da artmasını ve heryerde olmasını diliyorum.