19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Bağdat'tan dönen yanlış hesap

Türkiye ile Irak arasında, yılan hikâyesine dönen “Terörle Mücadele Anlaşması”, uzun pazarlıklardan sonra, nihayet, Ankara’da “törenle” ,imzalandı.

PKK ıle mücadele konusunu –Kürtlerle özel yakınlığı dolaysısıyla, en azından “hafife alan “ Cengiz Çandar bile, durunu doğru özetlemiş:

”Sıcak takip' olmadı; 'kâğıt üzerinde' anlaşma verelim”…Gerçek ten de ,aynen, öyle: doğru tahmin etmiş: bu.“Terörle Mücadele Anlaşması”, Türkiye’yi “kesmeyecek” : Kısacası : “yanlış hesap Bağdat’tan döndü. Anakara’da iktidarın üzerine çöktü. Bu, Türk Devletinin düşürüldüğü durum, çok acı olmasa idi ,”ironik” bir komedi! Bunu “diplomatik zafer” ve Çandar’ın dediği gibi^, ZAMAN gazetesinin manşeti gibi , “kazanç” olarak göstermek, Türk milletiyle alay etmektir. . Halkımız, bu “zaferi ”, milli onurumuza vurulmuş bır darbe olarak algılayamayacak ak kadar saf ve buna katlanacak kadar haysiyetten yoksun r değildir! Şuraya, bir “mim” koyuyorum: yeni Anayasa skandalı – türban yetmediyse, iktidarın tabutuna kocaman bir “çivi” çakılmıştır!

NEDEN?
AKP Hükümeti kendisini neye-nasıl böyle köşeye sıkıştırdı? Önce askeri –halkı oyalamak ve – PKK her gün askerlerimizim canlarını alırken, tıpkı sonunda fiyaskoyla neticelen “eş güdümde” yaptığı gibi. Dostlar ala verişte görsünler - bir şeyler yapar görünmek için! Yoksa gerçekleri, . Irak Hükümetinin sıcak takip'e, içindeki Kürtler- Talabani ı ve Barzani veto edeceklerini, görmemek için AKP kadar vizyonsuz olmak gerekirdi. Ama asıl gaflet –(‘ihanet’ dememek için – gaflet diyorum) – “Sıcak Takip” - ülkemiz Kuzey Irakta konuşlanıp askerlerimizi her gün şehit eden PKK teröristlerini, inlerine kadar takıp edip bittirmek, Uluslaşası hükümlere göre, hem egemenliğimizin, gereği, Kimseden, hele. İki günlük ömrü kalan ABD uydusu, sözde Irak hükümetinden, icazet istememize ,“müsaade” almamıza gerek yok! Meşru savunma hakkımızı Kürtlere vb havale etmek. Barkınız onurlu olmamasını, ne kadar gerçekçi?

Ankara da gafletten de acı bir ayrıntı vardı: Irak İçişleri Bakanı” koşullarımızı kabul edip anlaşmayı imzalamazsanız biz gidiyoruz” deyip rest çekmiş… Ama bır Dışişleri Bakanlığımız yetkilisi, herhalde, Bakan Beşir Atalay’ın talimatıyla, adamların oteline gidip, “Ne olur bize iki saat mühlet verin “diye yalvarmış. Ve “sıcak takipsiz” anlaşma da bunun üzerine imzalanmış.

KAZANÇ
Yalakalar “gene de kazançlı çıktık” diyorlar Başbakan Erdoğan’ın, New York'tan teselli mesajı; Anlaşmanın, bu haliyle. E, ABD’yi, AB’yi memnun etmesi ve 4. sıcak takıp maddesi üzerindeki müzakerelerin devan edeceği… Abesle iştigal ediyorlar bile bile, havanda anda su dövüyorlar.”Kazanç” dedikleri; PKK’nın ın Terör örgütü kabul edilmesi ( ama Irak Dışişleri Bakanı Zebari, öyle demiyor) –ve olayı zamana yaymak, Komisyonlara ve “sonu” gelmeyecek müzakerelere havale etmek’ Ve de, en acısı, Türk milletin ”oyalanmasında”, AKP iktidarına imkân vermek!

SEVR ve ANKARA ANLAŞMALARI
Osmanlı Devleti temsilcisi “ feylesof”, Rıza Tevfık, 1919’da Sevr’de, teslimiyet analaşmasını imzalamıştı. Bundan sonra, hiçbir Cumhuriyet Hükümeti, önceki gün İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın Ankara’da imzaladığı “mutabakat anlaşması” gibi, aşağılayıcı bir teslimiyet anlaşması imzalamadı. Sevr’de, karşımızda , “Düvelı Muazzama” vardı… Bugün ise karşıda, iki günlük ömrü kalan bır kukla Irak Hükümeti -ve asıl Kürtler var, Onlara, milletimizin, devletimizin geleceğini “teslim” ediyoruz!

Rıza Tevfık imzaladığı kalemi müzeye hediye etmişti, Sayın Atalay’ın, kalemini, herhalde hiç bır müze-hele, Anıtkabir müzeye kabul etmez: istediği yere, koyabilir.

YOKSA !
Milletimiz şehit cenazeleri geldikçe Ozan Arif’in deyişiyle ,“ “Durdurun bu kanı” diye sesleniyor.
Yoksa …

Yayın Tarihi : 1 Ekim 2007 Pazartesi 10:24:47


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?