“Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olurmuş!" Türk milletine ve birliğine karşı içerden ve dışardan, koordine bir komplo mu var, yoksa, Sayın Başbakan'ın “Kürt Sorunu” dediği, bölücülük konusunda, tüm hain ve gafillerim kuyrukları, atık su kanalında biri birlerine mi değiyor? Galiba, ikisi birden!
Gerçek devlet adamı ve bilge, rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil,”Ben meseleleri mesele yapmamakla bu yaşlarıma geldim” derdi…S ayın Başbakan “sorunu” sorun yaptı çıktı ve maalesef konuştukça, “sorun” daha çapraşık hale geliyor ve gene maalesef, Başbakanın, “Demokratik çözüm” – “Anayasal vatandaşlık”, “Üst kimlik,alt kimlik” söylemleri, Abdullah Öcalan’ın ve Ahmet Türk’ün, bu konuda söyledikleriyle örtüşüyor.
İKİNCİ CUMHURİYET’E DOĞRU
Şimdi “Üniter Devlete”, güya bağlılık ifadelerinden sonra, alt kimliklerin–özellikle Kürt kimliğinin tanınması ve bir anayasa değişikliğiyle daha iyisi, yeni bir Anayasa ile, “ Kürt-Türk Demokratik Cumhuriyeti”’nin kurulması tezgahlanmakta. Bu, nasıl bir “Üniter ,milli devlet olacak? Belli değil. Hem, demek ki, alt kinlikler tanınca, Çerkezlerin, Lazların vb. de ortak demokratik Cumhuriyetler kurmak ve TC‘ni, böyle parçalamak da gündeme gelecek ve meşru olacak!
Fakat, oynanmakta olan “Oyunun” bir başka boyutu, Şemdinli, Hakkari ve Yüksekova’ya giden “ Yurttaşlar Heyeti"nin de istediği gibi, PKK ve bölücülere karşı silahlı mücadelenin teröristlerle diyalog halinde, karşılıklı bırakılması! Bu nasıl olacak? İdamdan kıl payı-zamanın hükümetinin “engin vizyonuyla” kurtardığı ve başına bu sefer İmralı’da bela ettiği Abdullah Öcalan’ın-APO’nun ve de Barzani ve Talabani’nin aracılıkları ile! Yani APO “benzetile benzetile” kurtarıcımız olacak!
Önceki yazımda, medyamızdaki sorumlu ve sorunlu, bazı kişilerin bu tezgahı işletmeye başladıklarını yazmıştım; kanı durdurmak için” barışçı çözüm” için APO’nun aracılığı gerekiyormuş… Nereden, nerelere geldik getirildik!
MİT’E NE OLDU?
İşin acı tarafı, bu çabaların ve önerilerin Milli İstihbarat Teşkilatı içinden de gelmesi! Anlaşılan sivilleşmiş MİT ile PKK ve terörle ön cephede mücadele etmiş ve şehit vermiş olan TSK arasında, bu konuda derin bir görüş farkı olduğu anlaşılıyor. TSK, MİT elemanlarının APO’yu kullanmak teşebbüslerinin önünü kesmiş, ama şimdi, işaret herhalde büyük yerden ki, bu teşebbüsler gene ivme kazanıyor! APO‘yu İmralı’da şereflendirenler, Barzani’ye gidip yardımını isteyenler de, maalesef, onlar. Oysa, biz MİT’i başka bilirdik! Acaba sivilleşen MGK ‘den sonra MİT de değişti mi?
MİT eski Müsteşar Yardımcılarından Cevat Öneş, RADİKAL gazetesinin “Tabular Yıkılıyor” manşetiyle yayınladığı makalesinde RADİKAL’İN “entelektüel” yazarlarının üslubuna uymuş; yazdıklarında bir hikmet varmış intibaını vermek için dolambaçlı ve devrik cümlelerle yazdıklarının tercümesi özetle Başbakan’ın ve de APO’nun söylediklerinin aynı; ; ”Kürt Sorununun demokrasiye ve alt kinlikleri tanımakla “ çözülebilecek… Öneş’e göre, “klasik, askeri güvenlik konsepti, ” 20 yıllık PKK terörüne endeksli politikaların yerine, günün ve globalleşmenin şartlarına göre değiştirilmeli, barışçı çözümlere gidilmeli!...Ve sıkı durun, Sayın Öneş, “Öcalan’ın yeni misyonunun imkanlarından “yani Demokratik Türk Kürt Cumhuriyeti projesinden faydalanılabileceğini öneriyor!
İstihbarat Teşkilatlarının insanları zaman zaman kullandıkları dogrudur; rivayete göre Abdullah Öcalan da,70’li yıllarda,kendi rızasıyla MİT tarafından kullanılmıştı. Ama korkarım ki bugünün koşullarında APO’yu “kullanmaya” kalkmak, O’nun bizi ve MİT’i kullanması olacaktır. …galiba oluyor da!
Aslında 20 yılda ne değişti ki? Bunca fedakarlık neden yapıldı,bunca şehit neden verildi ? “Benzeye Benzeye, benzetile benzetile, aynı noktaya geldik. Tehlike aynı , tehditler aynı ,Türkiye’nin parçalaması için taşeronlar çalışıyor. Ancak şimdi bunlar AB şemsiyesi altında ve ABD nin projeleri doğrultusunda devam ediyor. Değişen, içimizdeki bazıları ve irade zaafı!
Yayın Tarihi :
8 Aralık 2005 Perşembe 15:02:23